– “Beni yarın dünyaya göndereceğinizi duydum.Ama ben, bu ufacık ve çaresiz halimle orada nasıl yaşayabilirim?… “
Tanrı cevap vermiş:
– “Senin için seçmiş olduğum birçok melek arasında o seni bekliyor olacak ve her türlü ihtiyacını karşılayacak. “
– “Ama burada cennette, mutlu olabilmem için pek de fazla bir şeye ihtiyacım yoktu. Sadece şarkı söylemek ve gülümsemek bana yetiyordu.”
– “O sana şarkılar söyleyecek ve her gün gülümseyecek. Sen ise onun sevgisini hissedecek ve mutlu olacaksın. “
– “Peki insanlar bana konuşacakları zaman, ben onları nasıl anlayacak ve cevap vereceğim?”
– “Meleğin sana duyabileceğin en tatlı sözleri söyleyecek ve sabırla sana konuşmayı öğretecek.”
– “Peki seninle konuşmak istediğimde ne yapacağım? “
– “Meleğin ellerini nasıl birleştirmen gerektiğini ve bana dua etmeyi öğretecek.”
– “Duyduğuma göre aşağıda çok kötü insan varmış.Beni onlardan kim koruyacak? “
– “Meleğin kendi hayatı pahasına seninkini koruyacak.”
– “Ama artık seni göremeyeceğim için ben hep üzgün olacağım.”
– “Meleğin sana hep benim hakkımda konuşacak ve bana ulaşabilmenin yollarını öğretecek, aslında ben de zaten hep yanında olacağım. “
Tam o sırada cennetin kapıları açıldı ve dünyadan sesler gelmeye başladı.Çocuk telaşla sordu:
– “Tanrım , sanırım gitme zamanım geldi, lütfen bana meleğimin ismini söyler misin? “
– “Meleğinin isminin ne olduğu hiç önemli değil… Sen ona ANNE diyeceksin…”
OKUDUN
0%
TEBRİKLER… Bu hikâyeyi sonuna kadar okudun.

çok güzel bayıldım!!!
BENİM MELEĞİMİN İSMİ HÜLYA……