Doğruların Öyküsü

Yahudinin Selamı
Tayin Edilmeyen Ücret
Zülle-i Beni Saide’de
Hurma Ağacı
Yaşlı Talebe
Hacc Seyahati Arkadaşı
Göçebe Arap Ve Resul-i Ekrem (S.A.V)
Kur’an Dinleme
  • Garip Bir Adam…

    Garip bir adamdı. Garipliğine inat sakindi. Ne başkalarına kızardı ne de başkalarını kızdırırdı. Kimdi, nereden gelmişti? Bilen yoktu. Bir sabah namazı, köyün camiinde görmüşlerdi. O gündür bugündür buralı olmuştu. Meraklı cemaatin sorduğu tüm sorulara tebessüm ederek “nasip” diye cevap verince bir daha kimse soru soramaz olmuştu.Konuşmayı sevmezdi. Tanıdığı olsun, tanımadığı olsun kimselerle konuşmazdı. Konuşmamak içinde…

  • Halife’nin Gömleği

        Ömer ibni Abdülaziz, halifeliği zamanında, bir gün minberde, söylevle meşguldü. Minberin yakınında olan, bir grup halk, konuşması esnasında halifenin zaman zaman elini götürüp, gömleğini hareket ettirdiğini görüyorlardı.     Bu hareket orada bulunan ve dinleyenlerin dikkatlerini celbetti. Hepsi kendi kendilerine, neden halifenin konuşma esnasında, elini gömleğine götürüp, hareket ettirdiğini soruyorlardı.     Toplantı tamamlanarak sona erdi. Araştırıldıktan sonra belli…

  • Ayyaşı Alıkoyma

        Mansur’un emriyle, Beytülmalın kasasını açmışlardı ve herkese oradan, bir miktar veriyorlardı. Şakrani de Beytülmaldan payını almak için gelenlerden biriydi. Fakat kimse onu tanıyamadığı için, kendisine bir pay almaya, vesilesi yoktu. Cedlerinden birinin köle olup Resul-i Ekrem (s.a.v)’in onu azat etmiş olması itibariyle bu azatlık unvanı ister istemez Şakrani’ye de, oradan miras kalmıştı ve onun için…

  • İki Meslektaş

        Hişam bin el-Hakem ve Abdullah bin Yezid’i İbazi’nin temiz ve dostça meslektaş oluşları Kufe halkını şaşırtmaktaydı. Halkın dilinde dolaşan bu iki kişi, iki güzel ortak, iki emniyetli ve samimi meslektaş için atasözü olmuşlardı. Bu iki kişinin, ortak bir tuhafiyeci dükkanı vardı. Kumaş getirip satarak yaşıyorlardı. Aralarında hiçbir ihtilaf ve kavga vuku bulmamıştı.     Halkın dilinde dolaşan…

  • Dil Kılıcı

        – Hicri üçüncü asrın yarısında, Abbasiler devrinde, İbnurrumi diye bilinen, Ali ibni Abbas, Kasım Ubeydullah adındaki Abbasi vezirinin meclisinde oturmuştu.O daima mantık ve beyan gücü olan kılıç gibi keskin diliyle gururlanırdı. Kasım bin Ubeydullah, İbnurrumi’nin dil yarasından çok korkuyordu ve endişeliydi. Fakat rahatsızlık göstermiyor ve öfkesini belli etmiyordu. Aksine, öylesine bir tavır takınıyorduki İbnurrumi; bütün…

  • Bir Küfür

        İranlı meşhur yazar ve bilgin, Abdullah bin Mukaffanın kölesi, Sahibine ait atın dizginini, elinde tutmuş ve Basra ferman darı Süfyan bin Muafiyet-i Muhlebi’nin evinin dışında oturmuş ve sahibinin işini bitirerek dışarı çıkmasını ve atına binerek evine dönmesini diye bekliyordu.     Uzun süre bekledi; İbni Mukaffa dışarı çıkmadı. Ondan sonra fermandarın yanına gelenler dönüp gittiler, fakat İbni…

  • Kesilen Dostluk

        Hiç kimse o dostluğun kesileceğinden, daima birbirinin hizmetçisi olan, o iki arkadaşın birbirlerinden ayrılacaklarından şüphe etmezdi. Halk, onlardan birini kendi esas isminden daha ziyade arkadaşının ismiyle tanıtıyordu ve onun adını hatırlamak isterlerken, asıl ismine teveccüh etmezlerdi ve “…. Arkadaşı” derlerdi.     Evet o, “İmam Sadık (A.S)’ın arkadaşı” diye tanınmıştı. O günde, her zaman beraber oldukları gibi…

  • Alın Teri

        İmam Kazım (a.s) kendi tarlasında çalışmakla meşguldü. Fazla faaliyet İmamdın bütün vücundan terler akıtmıştı bu arada Ali ibni Ebi Hamza-i Bata ini geldi imamın yanına, ve o manzarayı görünce:     – Kurban olayım, niçin bu işi başkalarına bırak mıyorsun? diye sordu.     – Niçin başkalarına bırakayım? Halbuki benden daha üstün kişiler bile, daima bu gibi işlerle meşgul…

  • Hurma Ağacı

        Ali ibni Ebi Talip (a.s) evinden çıkmış ve her zamanki gibi, tanıdığı yerlerde çalışmak üzere sahra ve bahçeliklere doğru gidiyordu.     Aynı zamanda yanında bir yük de taşıyordu. Bir şahıs: “Ey Ali (a.s) yanındaki nedir?” diye sordu.     Ali (a.s): Hurma ağacı, inşaallah, diye cevap verdi.     – Hurma ağacı mı! Hayret.     Uzun zamanlardan sonra, o şahsın ve…

  • Çölden Odun Toplama

        Resul-i Ekrem (s.a.v) ashabla yolculuklarından birinde, boş ve otsuz bir yerde indiler. Odun ve ateşe ihtiyaçları oldu. “Yakılacak birşey toplayınız” buyurdu. “Ya Resulullah’ın, bakınız, bu yer ne kadar boş, hiç bir odun görülmüyor” dediler. “Buna rağmen herkes mümkün mertebe bir miktar toplayabilir” dedi.     Ashab sahraya dağıldı. Dikkatle yere bakıyorlardı. Eğer yere düşmüş, küçük bir dal…

  • Mikat’te

        Medine’nin tanınmış fakihi Malik bin Enes[1] yılın birinde, hac seferinde, İmam Sadık (a.s) la beraberdi. Mikat’e geldiler. İhram elbisesi giyme ve telbiye söyleme yani lebbeyk zikrini söyleme zamanı geldi. Başkaları, her zaman yapıldığı üzere bu zikri söylediler.     Malik bin Enes, İmam Sadık (a.s)’a yöneldi. İmamdın halinin değiştiğini, bu zikri söylemek istediği anlar heyecanlandığını ve sesinin boğazında…

  • Hz. İsa’nın Ricası

        İsa aleyhisselam havarilerine “Benim bir hacetim ve ricam var onu yapmaya dair, söz verirseniz söyleyeyim” dedi. Havariler “ne emrederseniz kabul ederiz” dediler.     İsa (a.s) yerinden kalkıp onların ayaklarını bir bir yıkadı. Havariler rahatsız oluyorlardı. Fakat mademki İsa’nın ricasını kabul ettiklerine dair söz vermişlerdi; teslim oldular, İsa hepsinin ayaklarını yıkadı. Havariler : “Sen bizim öğretmenimizsin. Bizim,…

  • Köle Midir? Yoksa Azad Mı?

        Saz ve eğlence sesi yükselmişti; Evin yanından geçen her kimse evin içinde ne olduğunu tahmin edebilirdi. içki ve eğlence sofrası serilmiş, şarap kadehleri ardardına boşalıyordu. Hizmetçi cariye evin içini süpürmüş, çöpleri toplamış,onları bir kenara dökmek için evin dışına çıkmıştı. Aynı anda yüzünde ibadet izleri görünen ve alnı uzun secdeleri anlatan bir adam, oradan geçiyordu. Cariyeye…

  • Nesibe

        Ammare adında oğlu olduğundan, Ümmü Ammare diye çağrılan, Kab kızı Nesibe, geçmişte aldığı büyük bir yaranın, omuzundaki izini hikaye ediyordu. Resul-i Ekrem (s.a.v) zamanını idrak etmemiş veya o vakitte küçük olan kadınlar, özellikle genç kızlar ve kadınlar, zaman zaman Nesibe’nin, omuzundaki çukuru görüyorlar ve merakla ondan, yaralanmasına sebep olan o korkunç macerayı soruyorlardı ve Uhud…

  • Tayin Edilmeyen Ücret

        O gün Süleyman bin Cafer Caferi ve İmam Rıza (a.s) birlikte dışarı çıkmışlardı. Güneş battı ve Süleyman evine gitmek istedi. Ali ibni Musa’r-Rıza (a.s) ona “bizim eve gel, bu gece bizle beraber ol” dedi. İtaat etti ve İmamla birlikte onun evine gittiler.     İmam, hizmetçilerini çiçek dikmekle meşgul gördü ve yine İmamdın gözü, onlarla birllikte çiçek…

  • En Son Söz

        İmam Kazım (a.s) ın annesi, Ümmü Hamide’nin gözü, eşi İmam Sadık (a.s)’ın vefatı münasebetiyle, kendisini teselli etmek için gelmiş olan Ebu Basir’e ilişince, gözyaşları akmaya başladı. Ebu Basir’de, bir müddet ağladı. Ümmü Hamide’nin ağlaması durunca, Ebu Basır’e: “İmam’ın can çekiştiği anda, hazır değildin! Tuhaf bir mesele oldu,” dedi. Ebu Basir: “Ne meselesi?” diye sordu. Ümmü…

  • Ebu Zer’e Bir Mektup

        Ebuzer’e bir mektup geldi, açıp okudu. Uzak yoldan gelmişti. Bir şahıs ondan, kendisine mükemmel bir öğüt yazmasını rica ediyordu. O,     Ebuzer’in, Resül-i Ekrem (s.a.v) kendisine ne kadar teveccühü olduğunu, Resul-i Ekrem (s.a.v)’in ona ne kadar lütuf ettiğini yüksek ve manalı sözlerle ona hikmet öğrettiğini bilenlerden biriydi.     Ebuzer cevapta yalnız kısa bir cümle yazdı: “Halktan en…

  • Yeni Komşu

        Ensardan olan bir adam, Medine mahallelerinden birinde, yeni bir ev satın aldı ve oraya taşındı. Şansına uygunsuz bir şahıs ile, komşu oldu.      Bir gün, Resul-i Ekrem (s.a.v)’in huzuruna gelip; “filan mahallede, filan kabile arasında bir ev satın aldım, oraya taşındım. Maalesef, en yakın komşum, öylesine bir şahıstır ki, varlığıyla bana bir iyiliği dokunmadığı gibi,…

  • Yahudinin Selamı

        Resuli-Ekrem (s.a.v)’in eşi Ayşe, Resul-i Ekrem (s.a.v)’ın huzurunda oturmuştu ki, Yahudi bir adam içeri girdi. Girdiği anda Selam un aleykum yerine “essamu aleykum” yani “ölüm üzerinize olsun”dedi. Uzun sürmedi, başka biri daha geldi. O da selam yerine “ölüm üzerinize olsun” dedi. Bunun tesadüf olmadığı malumdu. Resul-i Ekrem (s.a.a)’i dille incitmek için yapılan bir plandı. Ayşe…

  • İşçi Ve Komşu

        İmam Sadık (a.s) üstünde iş elbisesi, elinde kürek, bahçesinde çalışmakla meşguldü. Öylesine çalışıyordu ki, ter baştan ayağa bütün vücudundan akıyordu.     Bu haldeyken, Ebu Amr’ı Şeybani gelerek, ve İmam’ı böylesine zahmet ve meşakkat içinde gördü. Kendi kendine “şayet imamın, bizzat eline kürek alıp, bu işe girişmesinin sebebi, başka kimsenin olmamasından ve çaresizlik yüzündendir” dedi. Yaklaştı, “O…