Sahabeden

Gidin, Tekrar Gelin
Ölen Nasıl Olsa Gelecek
Yetim Çocukları Gözetmek
Bal Şerbeti
Ahmakların Anlayışları
Peygamberimizin Annesinin Son Sözleri
Kabir…Eskimeyen Saray…
ALLAH Korkusu Ve Harun Reşid
  • BORÇ VERDİĞİNDEN HEDİYE ALMA

    Tâbiînden Yahyâ b. Ebû İshâk el-Hünaî, bir gün Enes b. Mâlik’e şöyle demişti: “Bazen aramızdan biri din kardeşinden borç alıyor ve bu arada ona hediye veriyor?” Enes de bu konuda Resûlullah sallâllahu aleyhi ve sellem’in şu sözlerini nakletti: “Biriniz borç verdiğinde, (borcu alan kişi) kendisine hediye verir veya kendisini bineğinde taşımak isterse, ona binmesin ve…

  • HZ. ALİ’NİN RABBİNİ TASVİRİ

    Nu’mân b. Sa’d şöyle dedi: Hz. Ali’nin ikamet ettiği ve emirlik yurdu olan Küfe’deydim. O esnada Nevf b. Abdullah, Hz. Ali’nin yanına gelerek: “Ey Mü’minlerin emiri, Yahudilerden 40 adam kapıda bekliyorlar dedi.” Hz. Ali içeri alın dedi. İçeri girip Hz. Ali’nin huzuruna vardıklarında, “Ey Ali bize, bu göklerde olan Rabbini tasvir et”dediler. Bunun üzerine Hz….

  • HZ. ÖMER VE BİNA YAPIMI

    İnsanlar, Ömer (radıyallahu anh) zamanında bina yapımında aşırıya kaçtılar. Bunun üzerine Ömer (radıyallahu anh) şöyle dedi: “Ey Arap topluluğu! Yere (tevazuya) dikkat edin, yere (alçakgönüllü olun)! Şüphesiz İslam, ancak cemaatle vardır; cemaat olmadan İslam olmaz. Cemaat ise ancak bir yönetimle olur; yönetim olmadan cemaat olmaz. Yönetim de ancak itaatle olur; itaat olmadan yönetim olmaz. Bir…

  • HZ. ÖMER VE DOSTU

    Hazreti Ömer radıyallahu anh’ın ahiret kardeşi olmuş olan zat Şam tarafına gitmiş, envâi çeşit büyük günahlara dalmıştı. Uzun bir müddetten sonra Şam’dan birisi Hazreti Ömer’in ziyaretine varmış. Hazreti Ömer: – “Filan adam benim arkadaşım idi, o taraflara geldi, acaba hali nedir?” diye sormuş; Şamlı adam: – “Ya Emîr-el-mü’minin, hâşâ o senin kardeşin değil, şeytanın arkadaşıdır….

  • ALLAH BENİ Mİ ANDI

    Peygamber aleyhisselam Übey bin Kâ’b’a dedi ki: “Beyyine suresini Allah, sana okumamı emretti.” Übey bin Kâ’b: “Allah benim ismimi andı mı?” dedi. Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem: “Evet.” buyurdu. Bunun üzerine Übey İbni Kâ’b duygulanarak ağladı. Allah ondan razı olsun. (Buhârî, 4960 – Müslim, 799) _____________Hazırlayan: Kerim Melleş| www.hikayearsivi.net

  • Bal Şerbeti

    Bir Ramazan’da Medineli bir müslüman, Halife Hz. Ömer’i iftar yemeğine davet eder. Yemek sırasında yalnız Hz. Ömer’e bir kab içinde bir içecek sunulur. Hz. Ömer sorar:“Bu nedir?” Ev sahibi cevab verir: “Bal şerbetidir efendim, sizin için ayırmıştık da…” Hz. Ömer onu içmeyi reddederek şöyle der: “Benim yönetimini üstlendiğim halkın çoğu içmek için henüz kuyu suyunu bile bulamazken ben burada…

  • Nübüvvet Ağacı

       Bir gün Peygamber Efendimiz (s.a.v.), Hz. Ali (r.a.) Efendimize hitaben şöyle der:   – Ya Ali beni seviyor musun?   – Evet Ya Resulullah.   – Peki Allah’ı (c.c.) seviyor musun?   – Evet Ya Resulullah.   – Eşini seviyor musun?   – Evet Ya Resulullah.   – Ya çocuklarını?   – Evet Ya Resulullah…   Peygamber Efendimiz (s.a.v.) gülümseyerek, Hz. Ali Efendimize…

  • | |

    Diğer Kardeşlerin Duyarsa

        Hazreti Fatih’in dervişlere karşı çok zaafı vardı. Bir gün onun bu zayıf tarafından istifade etmek isteyen, pejmürde kılıklı bir adam huzura girip:     — Devletlû Sultanım, ben senin kardeşinim. Malının yarısını bana vermen gerek, dedi.     Fatih, kesedarına:     — Bu fakire bir mangır ver! dedi. Fakat miskin, parayı az bulup:     — Senin gibi şanlı bir hükümdara, kardeşine…

  • |

    Zekat, Malı Korur

        Hazreti Peygamber Efendimiz, bir gün ashabına zekâtın faydalarından bahsediyor:     — Zekât malınızı manevî bir kal’a ile kal’alar ve muhafaza altına alır, buyuruyordu.     Yoldan geçmekte olan bir Nasranî, bu sözleri duydu ve denemeye karar verdi; eve gitti nesi varsa zekâtını ve sadakasını ayırdı; fakir-fukaraya taksim etti. Bu sıralarda onun bir ortağı ticaret maksadıyla sefere çıkmıştı. Hristiyan:…

  • Hakla Bâtıl Gibi

        Bir gün Sultan Süleyman’ın huzuruna bir sivrisinek gelip zıvıldamaya başlar. Süleyman Peygamber iyice dinler ki, bazı şikâyetleri var.     Padişahın parmağının başında dertlerini sayan sivrisinek:     — Ey ins-ü cin peygamberi ve sultanı, ey bütün yaratıklara, suya, rüzgâra, yağmura, kurda, kuşa velhâsıl bütün mahlûkata hükmeden hükümdar! Sen her dertlinin derdini dinler, her hakimin hakkını haksızdan alır, haklıya…

  • Yetim Çocukları Gözetmek

        Enes bin Malik (radıyallahü anh) Hazretlerinden rivayet olundu.     Aleyhissalâtü vesselam Efendimiz bayram namazını kılmak için hâne-i saadetlerinden çıktılar. Hemen gördüler ki, bir çok çocuk toplanmışlar oynuyorlar. Onlarla beraber olup da oyuna katılmayan ve ağlayan bir çocuk gördü. Elbisesi eski idi. Aleyhissalâtü vesselam Efendimiz:     — «Ey oğul! Sen niçin onlarla beraber oynamazsın?» diye sual buyurdular.     Sabi,…

  • Şarabın Aslı

        Nuh Aleyhisselâm, bir üzüm ağacı dikmişti. Ağaç yeşermedi. Şeytan-ı Aleyhilla’ne Hazreti Nuh’un huzuruna çıkıp:     — Ya Nuh! Bana müsaade et, bu ağacın dibine yedi şey keseyim, bu ağaç yeşersin, dedi.     Nuh Aleyhisselâm müsaade etti. Şeytan da o ağacın dibine; bir arslan, bir maymun, bir kelb, bir horoz, bir tilki, bir ayı, bir kedi, kesip o…

  • Kalbi Hurma İle Mutmain Oluyormuş

        Vehb bin Munebbih (r.a.)’den rivayet olundu. Buyurdu ki:     — Beni İsrail’den bir âbid vardı. Uçyüz sene ibadet etmişti. Üçyüz sene sonra:     — Ya Rabbi! Bana vahiy gönder, diye dua etti. Rabbülâlemin o âbid’e bir hurma ağacı ihsan etmiş, bütün rızkını o ağaçtan verirdi. Böyle dua etmesi üzerine Allah tarafından:     — Senin kalbin benden başkasiyle mutmain…

  • Habbab’ın İntikamı

        Ümmü Ammar isminde bir müşrikin, Habbab isminde bir kölesi vardı. Bu köle îslâmiyeti kabul etmişti. Ümmü Ammar her ne kadar ona dininden dönmesi için baskı yaptı ise de kabul etmiyordu. Hattâ işkencede o kadar ileri gitti ki, başını ateşle dağlamaya başladı. Artık işkenceye dayanamayan Habbab, durumu Resûlüllah (s.a.v.)’e bildirdi.     Hazreti Resul:     — Ya Rabbi Habbab’a…

  • Deveye Bile Sinek Konmasın

        Hazreti Ali Kerremellahü Veçhe bir elinde katran bardağı, öbür elinde bir paçavra olduğu halde sür’atle gitmekte olan Hazreti Ömer’e rastlayıp:     — Nereye böyle ya Ömer! diye seslendi. Hazreti Ömer, elindeki bezi gösterip:     — Bu örtü yaralı bir deveden düşmüş. Yaralı olduğuna göre şimdi onu sinekler rahatsız etmektedir. Şu elimdeki katranı onun yarasına süreceğim ki, sinekler…

  • Hazret-i Hamza’nın İmanı

        İslâmın baş düşmanlarından Ebû Cehil, bir gün Hazreti Resûlüllah’ı tenha bir yerde buldu, bir hayli hakaret ettikten sonra hırsını alamayarak başına taşla vurup yardı. Resûlüllah’ı, başının kanlar içinde eve gitmekte olduğunu gören bir Müslüman kadın oturup sokak ortasında ağlamaya başladı.     Hazreti Hamza, o zamana kadar henüz İslâmiyeti kabul etmemişti. Sokaktan geçerken bir kadının ağlamakta olduğunu…

  • Hz. Süleyman’a Hüdhüd’ün Tavsiyesi

        Hem peygamber, hem Sultan olan ve bütün canlı varlıkların dilinden anlayan Süleyman Aleyhisselâm’a Allah tarafından bir melek gelip:     — Ya Süleyman! Bu su sana Allah tarafından gönderildi. Eğer bu hayat suyundan içersen, kıyamete kadar yaşayacaksın. İçmezsen ecelin geldiği zaman öleceksin. Hangisini tercih edersin? dedi.     Süleyman Aleyhisselâm cevap vermek için melekten biraz mühlet istedi. Melek Hazreti…

  • Kalbini Yardın Mı?

        Eshabtan Ebû Katâde’nin kumandanlığında bir harp yapılıyordu, îslâm ordusunda bir de münafık vardı. Bu münafık hakikatte Allah için değil, kan dâvası güttüğü bir adamı öldürmek için harbe iştirak etmişti.     Hakikaten savaş meydanında, hep müşriklerin ordusunda bulunan o kan düşmanının peşini takip ediyor ve her fırsatta onu öldürmek istiyordu. Bir ara tam karşı karşıya geldiler. Münafık…

  • Hz. Ebubekir’in Ciğeri

        Hazreti Ebubekir’in komşuları:     — Ya Resûlallah! Ebubekir her akşam evinde ciğer kebabı yapıp yediği halde, bize bir lokma bile vermiyor. Biz onun komşuları olarak şikâyetçiyiz, dediler.     Hazreti Resûlüllah:     — Bundan sonra yine ciğer yediğini anlarsanız, bana da haber verin o yemek başında iken baskın yapalım, buyurdu.     Aradan birkaç gün geçmişti ki, bir sahabi gelip:     —…

  • Şehadet Şerbeti

        Enes bin Malik (r.a.) anlatıyor:     — Necid’den bir topluluk Resulüllah’ın huzuruna geldiler ve İslâmiyeti kabul etmek istediklerini, fakat hiçbir şey bilmediklerini, kendilerine birkaç tane îslâmiyeti öğretecek muallim verilmesini istediler.     Hazreti Peygamber, Eshab-ı Suffe’den 70 kişiyi Necidlilere Kur’an öğretmekle vazifelendirdi. Necidliler 70 kişi ile beraber yola çıktılar. Yolda niyetlerinin İslâmiyeti kabul etmek olmadığı, asıl niyetlerinin eshabı…