– “Gece ile gündüzü nasıl ayırt edersiniz? Tam olarak ne zaman karanlık başlar, ne zaman ortalık aydınlanır?”
Öğrencilerden biri;
– “Uzaktaki sürüye bakarım,” demiş, “Koyunu keçiden ayıramadığım zaman akşam olmuş demektir.”
Başka bir öğrenci söz almış ve “Hocam” demiş, “İncir ağacını, zeytin ağacından ayırdığım zaman, anlarım ki sabah başlamıştır.”
Bilge kişi, uzun süre susmuş. Öğrenciler meraklanmışlar ve “Siz ne düşünüyorsunuz hocam?” diye sormuşlar.
Bilge kişi şöyle demiş;
– “Yürürken karşıma bir kadın çıktığında, güzel mi çirkin mi, siyah mı beyaz mı diye ayırmadan ona “bacım” diyebildiğimde ve yine yürürken önüme çıkan erkeği, zengin mi yoksul mu diye bakmadan, milletine, ırkına, dinine aldırmadan, “kardeşim” sayabildiğimde anlarım ki; sabah olmuştur, AYDINLIK başlamıştır…”
OKUDUN
0%
TEBRİKLER… Bu hikâyeyi sonuna kadar okudun.

Aydın günlerimiz olsun inş
güzel bir hikaye hep yolumu z aydınlık olsun
guzel insancil vede dusundurucu zzengini fakiri guzeli cirkini ayrit edebilmekde onemli
ÇOK HOŞUMA GİTTİ HKAYE ÇOK GSLDİ
OLDUKÇA İNSANI BİLGİLENDİREN BİYAN DA İNSANI HAYRETE DÜŞÜREN YANİ TAM MANASIYLA GERÇEĞİN YÜZÜNÜ ORTAYA KOYMAKTA…BAZEN İNSAN OLMAMNDAN UTANIYORUM…SAYGILARIMLA
çok güzel gerçekten ibret verici
Okurken içim ürperdi,çok güzel,olağanüstü bir hikaye…
çok güzeldi
gercektende ibret verici bir hikaye tüylerim tiken tiken oldu wallaha billaha