Gözlerden Ellere
Bir zamanlar, Bağdat’ın altın çağının son demlerinde, halifenin sarayında büyük bir vezir hüküm sürerdi. Adı Yusuf bin Halid’di. Aklı keskin, kalbi feraset dolu, ama zamanla sarayın ihtişamı ve halifenin değişen rüzgârları onu da yormuştu. Saray, mermer sütunları ve ipek perdeleriyle bir yaldızlı kafese dönüşmüştü; dışarıdan bakanlar hâlâ cennet sanırdı, içeridekiler ise fırtınanın yaklaştığını hissederdi. Bir…
