– “Tadı nasıl?” diye soran yaşlı adama öfkeyle:
– “Acı” diye cevap verdi.
Usta kıkırdayarak çırağını kolundan tuttu ve dışarı çıkardı. Sessizce az ilerdeki gölün kıyısına götürdü ve çırağına bu kez de bir avuç tuzu göle atıp, gölden su içmesini söyledi. Söyleneni yapan çırak, ağzının kenarlarından akan suyu koluyla silerken aynı soruyu sordu:
– “Tadı nasıl?” “Ferahlatıcı” diye cevap verdi genç çırak.
– “Tuzun tadını aldın mı?” diye sordu yaşlı adam, “Hayır” diye cevapladı çırağı.
Bunun üzerine yaşlı adam, suyun yanına diz çökmüş olan çırağının yanına oturdu ve şöyle dedi:
– “Yaşamdaki ıstıraplar tuz gibidir, ne azdır, ne de çok. Istırabın miktarı hep aynıdır. Ancak bu ıstırabın acılığı, neyin içine konulduğuna bağlıdır. Istırabın olduğunda yapman gereken tek şey ıstırap veren şeyle ilgili hislerini genişletmektir. Onun için sen de artık bardak olmayı bırak, göl olmaya çalış.”
OKUDUN
0%
TEBRİKLER… Bu hikâyeyi sonuna kadar okudun.

herkes bu hikayeden ders almalıdır ama anlayana tabii
mükemmel tabi anlayana
güzel
hiç sevmedim
ben http://www.sanlıurfatv.com adresinden hafta içi her akşam 21 ila 23 arası radyo urfada dj yim ve butur gercek kesitleri paylaşiyorum dinliyiçilerimle teşekurler
dikkatli okuyan nedemek istenildiğini anlar
nietchze nin bi lafı aklıma geldi ”evet kirli bir ırmaktır insan bunu yenebilmesi için deniz olmalı kişi” bi alakası bulunur elbet yazıyla(: bn sanırım buldum ki yazım(:
mükelmel bır sey cok tessekkurler boyle bır sey dusundugunuz için herkesın okuyabılecegı bırsey herkes bundan ders alsın
gerçekten güzel bir kıssadan hisse
Öğrencilerime okuyabileceğim güzel bir hikaye.Teşekkürler.
inanılmaz güzel çok beğendim herkesin hayatında ders çıkarabileceği bir olay umarım herkes okur..
Gerçekten güzel bir hikaye…Teşekkürler…