• Sen Kendini Kurtardın Ama…

        Kanuni Sultan Süleyman’ın naaşı tam mezarına bırakılacaktır ki, elindeki çekmeceyi tabutun yanına sıkıştırmaya çalışan bir saray ağası Ebussuud Efendi’nin dikkatini çeker, mübarek derhal müdahale eder:    – Dur bakayım! der,    – Neler oluyor orada?    Saray ağası:    – Bu emaneti mezara bırakmam gerek.    – Olmaz! Böyle bir şey caiz değil.    – Sultanımız vasiyet ettiler ama.    –…

  • İlk Osmanlı Kanunu

        Oğlu Orhan’a, “Gönül kerestesiyle bir Yenişehir ve Pazar yap” diye vasiyet eden Osman Gazi, Yenişehir’in alınmasından sonra orada kurulan pazaryerini dolaşıyordu ki, Germiyan taraflarından gelen bir adam yanına gelerek şöyle seslendi:     “- Beyim, beyim! Yenişehir’in pazar bac’ını bana satın!..”     Osman Bey şaşırmıştı; sordu:     “- Bac nedir be adam?”     “- Yani ki beyim, pazara her kim…

  • Hocanın Vasiyeti

        Nasreddin hoca merhum, hayatının sonlarına doğru çoluk-çocuklarına hep:     — Ben ölürsem cenazemi eski-virane bir kabre koyun, diye vasiyet eder, dururmuş.     Hocaya bunun sebebini sorduklarında:     — Neden olacak… Sorgu melekleri geldiği zaman, «Görüyorsunuz mezarım bile eskidi, benim sorgum yapılalı kaç sene oldu» diyeceğim dermiş.

  • Sorumluluktan Kurtulma

       Büyük Osmanlı Hükümdarı Kanuni Sultan Süleyman’a “Kanunî” lakabının hak ve adalet konusundaki titizliği dolayısıyla verildiği malumdur.    Bu büyük hükümdarın ölümüne bağlı olarak yerine getirilmesini istediği bir vasiyeti vardı. Bu vasiyet, içinde ne olduğunu kendisinden başka kimsenin bilmediği 25 cm2 büyüklüğünde küçük bir sandığın ölümü halinde mezarda yanına konmasıydı.    Hayatı seferlerde geçen, seferdeyken ölen; Kanuni İstanbul’a…