Bildiğiniz gibi, Adalet Partisi (AP) nin Genel Başkanı Ragıp Gümüşpala’nın ölümü üzerine, Genel Başkan seçmek için 30.Kasım.1964 de yapılan AP Genel Kongresinde iki aday vardı. Birincisi Dr. Sadettin Bilgiç, İkincisi Süleyman Demirel. Bu seçim sırasında Demirel taraftarları Demirel’in ABD Başkanı Johnson (*) ile çekilmiş resimlerini, Sadettin Bilgiç taraftarları ise Süleyman Demirel’in Mason olduğunu gösteren Loca Kayıt örneğini dağıttılar.Demirel kendisinin mason olmadığını belirten Türk Yükseltme Cemiyetinden verilmiş 14.11.1964 tarihli bir belgeyi Kongrede okudu.
* Lyndon B.Johnson-1963-1969yılları arasındaABD Başkanı
Demirel taraftarlarınca dağıtılan Demirel’inABD Başkanı Johnson ile çekilmiş resmi
Süleyman Demirel’in bir gazeteciye söylediği gibi, bu olay 40 yıl önce çözülmüştü. Gerçekten de Demirel, mason olmadığını belirten belgeyi Masonlardan almıştı.
Ancak, daha sonra Hürriyet Gazetesi yazarlarından Emin Çölaşan’ın yaptığı bir araştırma, konunun AP kongresinde okunan belge ile kapanmadığını, masonlar arasında büyük çalkantılar meydana getirerek, Türk Masonlarını ikiye bölecek kadar önem kazandığını gösterdi. (Emin Çölaşan- Hürriyet- 24.12.1989)
SÜLEYMAN DEMİREL’İN MASON OLDUĞUNU GÖSTERİR BELGE
Sadettin Bilgiç Hatıralarında bu belgenin 1962 de yapılan 1.Genel Kongrede dağıtıldığını belirterek, “Demirel için masonluk iddiaları ve Yükseliş Locası ile ilgili belge de o kongrede gündeme getirilmişti. O zaman Demirel bizimle birlikte gözüktüğü için, o belge karşımızdakiler tarafından dağıtılmıştı.Bazıları ve basın bu belgeyi 1964 kongresinde dağıttığımızı iddia ederler.” demektedir. (Dr. Sadettin Bilgiç-Hatıralar-1998 İst. Sh: 104)
Masonları ikiye bölen belgeyi veren ve daha sonra Türkiye masonlarının Büyük Üstadı makamına gelen kişinin, bu gelişmeler üzerine Üstadlıktan ve masonluktan istifa ettiğini görüyoruz. Ne tesadüftür ki, bu istifa Demirel’e verilen belge tarihinden günü gününe tam bir yıl sonra, 14.11.1965 de gerçekleşiyordu..
Bizim hatıramızın önemi ise, Türk Masonları arasında “1965 olayları” olarak anılan bu hadise için hazırlanan 487 sayfalık tahkikat raporunun sonunda yazılmış olan şu satırlardır:
(Sinema kapısında tevzi ve ayaklar altında çiğnendiği bildirilen fotokopi, bilgi locasının 1959 senesinde mensuplarını birbirine tanıtmak gayesiyle bastırmış olduğu resimli biyoğrafi mahiyetinde bir albümden koparılmış bir sahifedir. Bu fotokopinin muarızlarına nasıl geçebildiği ve kimin tarafından hazırlandığı hakkında müspet bir delil ve kanaat temin edilememiştir.) ( Nafiz Ekemen-Arşivlerimiz içinde 1965 olayları-Sh.132)
“Kimin tarafından ele geçirildiği” ve kimin tarafından hazırlandığı” masonlarca belirlenemeyen belgenin ele geçirilmesi konusunun birinci elden şahidi oldum.
Bu belgenin ele geçirilmesi ve kimlere verildiğine dair olan hadisenin hikayesi şöyledir:
Ankara Hukuk Fakültesinde okurken, 1962 yılının sonlarına doğru Ankara Merkez Vaizi olan Sait Özdemir Ağabey ile devamlı görüşme ve çalışma imkanım oluyordu. 1963 yılı başlarında bir akşam Sait Abi, Gazeteci arkadaşım Ali Gürbüz ve bana;
– Bu akşam sizi bir toplantıya götüreceğim. Hazır olun.. dedi
Akşam namazından sonra Sait Abi bizi Kastamonu Milletvekili Rahmetli İsmail Hakkı Yılanlıoğlu’nun evine götürdü. Konuşmalarından Yılanlıoğlu ile daha önce telefonla görüştüğü, bu geceki toplantıya bir başka kişinin daha geleceği anlaşılıyordu.
Bir süre sonra beklenile kişi de geldi. Gelen kişiyi yalnızca Sait Özdemir tanıyordu. Bu sebeple bize tanıttı.
Gelen genç bir bankacı idi. Çıkrıkçılar Yokuşundaki bir Bankanın Müdür Yardımcısı olarak görev yapıyordu. Genç bankacı; kendisinin Mason Locasına kayıtlı faal üyesi olduğunu, Sait Özdemir ile tanıştıktan sonra fikirlerinin değiştiğini bildirdi. Bu sebeple masonluktan ayrılmak istemesine Sait Beyin karşı çıktığını, kendisinin faal üye olarak devam etmesini istediğini, ancak alınacak önemli kararlardan kendilerini haberdar etmesini ve bazı bilgi ve belgeleri de toplamasını istediğini söyledi.
İsmini şimdi hatırlayamadığım bu bankacı, gündüz Sait Özdemir’i arayarak, mason toplantısında çok önemli görüşmelerin yapıldığını, bunları muhakkak kendilerinin bilmesi gerektiğini söylemiş. Sait Bey de Kastamonu Milletvekili İsmail Hakkı Yılanlıoğlu’nun evine gelmesini istemiş.
Genç Bankacı, Üyesi olduğu Mason Locasında yapılan toplantıda, Bilgi Locası üyesi Süleyman Demirel’in AP Genel Başkanlığına seçileceği, bir süre sonra da Başbakan olarak görevlendirileceği hususunda bilgi verildiğini söyledi.. Bu sırada AP Genel Başkanı olarak Emekli Orgeneral Ragıp Gümüşpala görev yapıyordu.
Ben Süleyman Demirel’i tanımıyordum. Bu sebeple;
–Kimdir bu Demirel?diye bir soru attım ortaya.
Demirel’in eski DSİ genel müdürü olduğu, AP Kurucusu ve Genel İdare Kurulunda bulunduğunu söylediler.
Gazeteci arkadaşımız Rahmetli Ali Gürbüz ise;
– AP nin Genel Başkanı var. Ragıp Gümüşpala’nın Genel Başkanlığına hiç kimsenin itirazı yok..dedi.
Genç Bankacı bu toplantıya, Genel Kurullarda elden ele dolaşan Mason Locası’nın üye defterindeki Süleyman Demirel’i gösteren belgeyi de getirmişti. Hepimiz merakla bu belgeyi inceledik.
Belge gerekli kişilere ulaştırılmak üzere İsmail Hakkı Yılanlıoğlu’na verildi.
Böylece, ben ve arkadaşlarım, Süleyman Demirel’in mason olduğunu bizzat aynı locada bulunan bir kişiden duymanın yanında, ilk elden masonluk belgesini de görmüş olduk. Bu haberi ben babamın Nahiye Müdürü olarak görev yaptığı Bolu-Yeniçağa’ya gittiğimde rahmetli Babama ve oradaki arkadaşlarıma söyledim. Hiç biri Süleyman Demirel’i tanımıyorlardı. Bu sebeple bu haber onlar için pek enteresan olmadı. Ancak onlardan biri olan oto tamircisi Osman Özcan, uzun yıllar bana “Sen, Süleyman Demirel’in masonluğunu bize çok önceden söylemiştin “ der durur.
1964 AP Genel Kongresinde dağıtılan belgenin bizim bulduğumuz belge olduğundan şüphem yok. Zira, Sait Bey ve İ.Hakkı Yılanlıoğlu, Sadettin Bilgiç’in kazanmasını istiyorlardı ve bu sebeple de birçok girişimde bulunuyorlardı.
Ayrıca, bazıları AP nin ilk kurucularından ve Genel İdare kurulu üyelerinden Dr. Emin Acar, Mehmet Turgut, Tahsin Demiray, Faruk Sükan, Ferruh Bozbeyli, Celal Ertuğ, Fethi Tevetoğlu, Haluk Nurbaki, Hasan Aksay, Hüsnü Dikeçligil gibi isimlerle devamlı irtibatları vardı. Böyle bir belgeyi Demirel’e karşı olan kişilere vermeleri normaldi.
Sadettin Bilgiç ha-“Hatıralar”ında bu belgenin 1962 de de dağıtıldığını yazıyor. Ancak, Sadettin Bilgiç’in 1962 kongresinde dağıtıldığını bildirdiği belgenin, belge olmayıp bir bilgi şeklinde olduğunu sanıyorum. Zira, böyle bir belge daha önce dağıtılmış olsa idi, 1964 kongresinde bunu dağıtan ve kendilerini tanıdığımız arkadaşların bunu söylemeleri ve belgenin onlarda da olması gerekirdi.
Sadettin Bilgiç“Hatıralar” kitabında Süleyman Demirel’in belgeye karşı Kongredeki tavrını şöyle anlatır: “Demirel, Büyük Kongrede, Necdet Egeran’dan aldığı ve (Dul kadın çocuğuna yardım) diye nitelendirdikleri (Locamızakayıtlıdeğildir.) yazılı mektubu okudu.
Demirel, masonlukla ilgisi olmadığına dair yukarıdaki belgeyi okuduktan sonra, köy evinde, Kur’an okumadan sabah kahvaltısına oturulmayan bir ailenin çocuğu olduğunu anlattı. Bu ifrat ile tefrit arasında bocalamaktı. Müslümanlar sabah namazını kılarlar ve “kuşluk” denilen sabah 9.30-10.00 arasında sabah yemeği yerler. Yemeğe otururken de Kur’an okumak sünnet veya adet değildir, sadece “Besmele” çekilir.”(Hatıralar-Sadettin Bilgiç-Sh.134-135)
⏱ Kısa Okuma 🔥 Popüler 📂 Siyasi Hatıralar ⏱ 1 dk 📝 183 kelime 👁 3.548 💬 0 📖 0% 🗓 15 Haziran 2007 A- A+ Ebubekir Subaşı anlatıyor; Çok değerli büyüğümüz, muhterem ağabeyimiz, eski Adalet Bakanlarından İsmail Müftüoğlu Beyefendiyi, üstadım Taner Koltuk Beyle beraber ilk defa ziyaret ettiğimizde, Taner Bey büyük babasının Selanikli,…
⏱ Kısa Okuma 🔥 Popüler 📂 Siyasi Hatıralar ⏱ 1 dk 📝 72 kelime 👁 654 💬 0 📖 0% 🗓 15 Ekim 2024 A- A+ MANDACILIK[Siyasi Hikayeler & Hatıralar] Birinci Dünya Savaşı’nın mütâreke günlerinde bazıları Türkiye’yi yabancı bir devletin mandası altına koymak istiyorlardı. Bunun üzerine Yahya Kemal, konu ile ilgili görüşünü şöyle dile getirmişti:…
⏱ Kısa Okuma 💬 Yorumlanan 🔥 Popüler 📂 Siyasi Hatıralar ⏱ 1 dk 📝 196 kelime 👁 3.610 💬 1 📖 0% 🗓 03 Temmuz 2007 A- A+ Bir parti yetkilisi anlatıyor: Parti’nin Balgat’ta bulunan Genel Merkezinin karşısında Milli Gazete, ESAM, TEKDER ve HUDER gibi kuruluşların bulunduğu bina var. Bir haftadan bu yana bir…
⏱ Kısa Okuma 🔥 Popüler 📂 Siyasi Hatıralar ⏱ 1 dk 📝 112 kelime 👁 828 💬 0 📖 0% 🗓 15 Ekim 2024 A- A+ ÜÇ KULAKDAŞ[Siyasi Hikayeler & Hatıralar] İbrahim Alattin Gövsa, son yıllarda ağır duyar olmuştu. Bir gün büsbütün işitmez hale geldi. Gövsa, bu durumunu bile iyimserlikle karşılar: “İnsan ne rahat çalışıyor….
⏱ Kısa Okuma 🔥 Popüler 📂 Siyasi Hatıralar ⏱ 1 dk 📝 187 kelime 👁 3.914 💬 0 📖 0% 🗓 01 Haziran 2007 A- A+ Gazeteci İbrahim Baha Adalı anlatıyor: 27 Mart 1995 seçimleri. Helikopter ile Bilecik’e gideceğiz. TRT’deki çekimler dolayısıyla kalkış saatimiz aksadı. Yaklaşık olarak üç saat geç hareket edebildik. Helikopter, Rus…
⏱ Kısa Okuma 🔥 Popüler 📂 Siyasi Hatıralar ⏱ 1 dk 📝 174 kelime 👁 3.728 💬 0 📖 0% 🗓 01 Haziran 2007 A- A+ Recai Kutan anlatıyor: Bir gün MHP’li biri bizim Süleyman Arif Emre ile konuşuyordu. Laf döndü dolaştı Mehmet Ali Ağca’nın Papa’ya suikast girişimine geldi. MHP’li zat suikast ile ilgili…
güzel bir yazı olduğu kesinnnnnnn.
güzel bir yazı olduğu kesinnnn.