• İMRÜLKAYS’IN AŞKI

    İMRÜLKAYS’IN AŞKI[Mevlanadan Hikayeler] Meşhur arap şairi aşk ateşiyle yanarak dudakları kurumuş susuz bir hâlde Arap ülkesinde zahmetli bir yolculuktan sonra nihayet Tebük’e geldi. Orada kerpiç ameleliğine başladı. İmrülkays’ın gelerek kerpiç ameleliğine başladığı haberi padişaha ulaştı. Padişah kalkarak gece vakti onun yanına gitti. “Ey güzel yüzlü, tatlı sözlü, sen zamanın Yusufusun. Her ülkedeki, her şehirdeki bütün…

  • ΝΑΜΑΖΙ KAÇIRMAK

    ΝΑΜΑΖΙ KAÇIRMAK[Namaz Hikaye ve Öyküleri] İzzet Molla, oldukça cüsseli bir adamdır. Fatih Camii’ne bir Ramazanda teravih namazına gider. İmamın namazı hızlı kıldırması yüzünden oldukça yorulur. İmama yetişmekte zorluk çeken şair, namazın sonuna doğru camiye giren bir adamın – “Eyvah yetişemedik” diye hayıflandığını duyar. Gülerek onu teselli eder: – “Birader, biz namazdayken yetişemiyoruz. Sen dışarıdayken nasıl…

  • TEBESSÜM: GÜL, GÜNEŞ

    TEBESSÜM: GÜL, GÜNEŞ[Aşk Hikayeleri] Tebessüm, insan ruhunun bedene düşen en görünür, en parlak yansımasıdır. Tebessüm, insan coğrafyasının en asude ülkesinde, yani yüzde doğan bir güneştir. Yüzün tüm detaylarını etkileyen tebessüm, göz-kaş-kirpik ufkunda yükselir, dudağın ve yanağın toprağında bir bahar kadar müjdeli inkılaplar yapar. İçten ve sessiz bir tebessüm insanın söyleyebileceği en sessiz ve en etkili…

  • ΝΑΜΑΖΙ KAÇIRMAK

    ΝΑΜΑΖΙ KAÇIRMAK[Hazır Cevaplar Espriler] İzzet Molla, oldukça cüsseli bir adamdır. Fatih Camii’ne bir Ramazanda teravih namazına gider. İmamın namazı hızlı kıldırması yüzünden oldukça yorulur. İmama yetişmekte zorluk çeken şair, namazın sonuna doğru camiye giren bir adamın – “Eyvah yetişemedik” diye hayıflandığını duyar. Gülerek onu teselli eder: – “Birader, biz namazdayken yetişemiyoruz. Sen dışarıdayken nasıl yetişeceksin?”…

  • FAKİR VE MİSKİNİ NASIL TANIRSINIZ?

    FAKİR VE MİSKİNİ NASIL TANIRSINIZ?[Güldüren-Tebessüm Ettiren Hikayeler] Gerçek fakir, yüzündeki hayâsının altında acı bir asalet gözükendir. Miskin ise, yüzünde renk kalmadığı için yüzünden değil, üstünden belli olandır. Onun da çorabının deliğine bakınca, cebinin deliği görülür! ____________________Kaynak: Ali Rıza Güneş, Gül Gibisin, Rağbet Yay., 2010.Hazırlayan:www.hikayearsivi.net

  • ΝΑΜΑΖΙ KAÇIRMAK

    NAMAZI KAÇIRMAK[Ramazan-Oruç Hikayeleri] İzzet Molla, oldukça cüsseli bir adamdır. Fatih Camii’ne bir Ramazanda teravih namazına gider. İmamın namazı hızlı kıldırması yüzünden oldukça yorulur. İmama yetişmekte zorluk çeken şair, namazın sonuna doğru camiye giren bir adamın – “Eyvah yetişemedik” diye hayıflandığını duyar. Gülerek onu teselli eder: – “Birader, biz namazdayken yetişemiyoruz. Sen dışarıdayken nasıl yetişeceksin?”

  • Serdengeçti’nin Ayasofya Müdafaası

        Yazmış olduğu “Ayasofya” isimli şiiri yüzünden tutuklanarak Ankara Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılanan Osman Yüksel Serdengeçti kendini müdafaa ederken:    “Müddei umumi(savcı) tepeden verilen emirlere göre hareket ediyor. Ayasofya`nın tekrar cami haline yetirilmesinde benim ne gibi hususi maksadım ve menfaatim olabilir? Ayasofya’yı kiraya mı vereceğim, yoksa imamı mı olacağım? Beni bu yazıdan dolayı Türk savcıları değil,…

  • Bir Anlık Öfke

        Büyük hanım son derece üzgündü. Dokunsanız ağlıyacak… Oysa tansiyonu yüksekti. Doktorlar ona hiç üzülmemesini, sıkılmamasını söylemişlerdi. Böyle üzülmeye devam ederse, Allah korusun bir tarafına birşeyler inebilirdi. Belki de ölüverirdi de kimsenin haberi olmazdı. Ah, bu düşünceleri kafasından bir atabilseydi. Ama nerede… Durup durup hep aynı şeyleri düşünüyordu.     Sırf oyalanmak için yerinden kalktı, yanan sobayı maşa…

  • Sarı Öküzün Hikayesi

        Eski zamanlarn birinde bir öküz sürüsü yaşarmış.Yaşarmış yaşamasına, ama civardaki aslanlar bir türlü rahat bırakmazmış onları. Hemen hergün saldırırlarmış sürüye.     Öküz dediğin öyle yabana atılır bir hayvan değil ki,bir araya toplandılar mı kolayca defetmesini bilirlermiş o koca aslanları. Gerçi bir iki sıyrık alırlarmış, ama yine de boyun eğmezlermiş aslanların zorbalığına.     Gün geçtikce aslanları almış bir…

  • Bir Hayatın Hikayesi

        Daha çok küçüktüm. Hiç bir şeyden habersiz annem ve babamın görevleri yüzünden anneannemin yanına verilmiştim.     Bana o bakıyordu fakat aynı şehirde babamın kardeşide oturuyordu ve arasıra beni alıp babaanneme götürüyor akşam oluncada eve bırakıyordu.    &nbspAma eve bırakmadan önce bulunduğumuz şehirin belediye parkından geçerken bana dondurma alıyor daha sonrada gecenin karanlığında beni arka sokaklardan eve götürürken…