Mİ’NİN YAVRULARI
SESLİ HİKAYELER & MASALLAR Mi’nin Yavruları – Adile NAŞİT’in Sesinden “Mİ’NİN YAVRULARI” hikayesini dinlemek için play tuşuna basınız.
SESLİ HİKAYELER & MASALLAR Mi’nin Yavruları – Adile NAŞİT’in Sesinden “Mİ’NİN YAVRULARI” hikayesini dinlemek için play tuşuna basınız.
Delail’ul Hayrat kitabında geçen salatü selamlarda şöyle geçmektedir; “Allah’ım, çöl kuşunun kendisiyle tevessül ettiği (maksadına ulaşmak için vesile kıldığı) zata salat-u selam eyle.” Beyhâkî İbn-i Mes’ud’un (radiyallahu anh) şöyle dediğini anlattı: – Resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) Efendimizle bir seferde idik. Bir ağacın yanına vardık; Orada iki tane serçe yavrusu gördük. İçimizden biri, o yavruları…
Derviş Dayı; Çocukluğumun en güzel anılarından biridir Derviş dayı.Güneyde Lefkoşa’ya bağlı küçük bir köyde tanıdım onu. Koççat köyünde. Üç- dört yaşlarındayım. Önceleri hayal mi, gerçek mi emin olamadığım bir hikaye bu. Hani çocuklar küçükken gerçekle hayali ve rüyayı karıştırırlar ya; İşte öyle bir şey. Ama ben ilginç bir şekilde bu hikayenin gerçek olduğunu, benim uydurmadığımı…
Lor, ayran satın almıştı, ama ayrancı, içinde bir kaç kurbağa yavrusunun bulunduğu suyu karıştırıvermişti ayrana kaşla göz arasında. Lor, ayranı içmeye niyetlenmiş ti kurbağa yavruları bağırmaya başladılar. Lor hiç istifini bozmadan – “Varrık da deseniz vurruk da deseniz içeceğim, parasını verdim” dedi.
Pupsy aileye geldiğinde küçücük bir yavru köpekmiş. Annesi ve babası onu büyütürken, evde yaşamayı öğretmek için çok emek ve zaman harcamışlar. Aile bireyleri, Pupsy eve gelinceye kadar hiç köpek yavrusu beslememiş olduklarından, pek deneyimli de değilmişler. Ama sonunda Pupsy insanların, özellikle annesinin her dediğini anlar olmuş. Yani insanlarla evde yaşamaya alışmış. Pupsy yaşça büyümüş ama,…
Yeşil başlı erkek ördek, kanatlarını çırparak gölün kenarına doğru koşmuş. Göldeki balıkçıllara, filamingolara sevinçle seslenmiş: “Baba oldum! Baba!”. Perdeli ayaklarıyla, kıyı boyunca badi badi koşuştururken sevinçle bağırıp, baba olduğunu herkese duyurmuş. Suda ince uzun ayaklarını ve uzun gagalarını kullanarak avlanmakta olan balıkçıllar ve filamingolar, gagalarını şakırdatarak ördeği kutlamışlar. Sonra hiç bir şey olmamış…
Bir dükkân sahibi dükkânının vitrinine üzerinde SATILIK KÖPEK YAVRULARI yazan bir tabelâ asarken, yanında küçük bir erkek çocuğu belirdi. “Köpek yavrularını kaça satıyorsunuz?” diye sordu. Adam çocuğa yavruların en az 50 dolar ettiğini söyledi. Çocuk elini cebine attı, biraz bozuk para çıkardı, dükkân sahibine bakıp: “İki dolar otuz beş sentim var. Onlara bakabilir miyim?” dedi….
Hindistanlı akıllı ve bilgili bir kişi vardı. Bir gün dostlarından iki üç kişinin uzak bir diyardan geldiklerini aç ve çıplak perişan bir halde olduklarını görerek, onlara acıyıp nasihat etti : – “Biliyorum son derece aç ve çok perişan bir haldesiniz. Çektiğiniz açlık belasından dolayı Kerbela çölüne düşmüş gibisiniz. Birçok dert ve sıkıntı çektiğiniz belli. Fakat…
“Satılık Köpek Yavruları” ilanının hemen altında küçük bir çocuğun bası gözüktü ve çocuk dükkân sahibine sordu: – Köpek yavrularını kaça satıyorsunuz? Dükkân sahibi: – 30 dolarla 50 dolar arasında değişiyor fiyatları, dedi. – Benim 2 dolar 37 sentim var, dedi çocuk “Bir bakabilir miyim yavrulara?” Dükkân sahibi gülümsedikten sonra bir ıslık çaldı ve köpek kulübesinden…
“Satılık Köpek Yavruları” ilanının hemen altında küçük bir çocuğun başı gözüktü ve çocuk dükkan sahibine sordu : – “Köpek yavrularını kaça satıyorsunuz?” Dükkan sahibi : – “30 dolarla 50 dolar arasında değişiyor fiyatları” dedi. – “Benim 2 dolar 37 sentim var” dedi çocuk. – “Bir bakabilir miyim yavrulara” Dükkan sahibi gülümsedikten sonra bir ıslık çaldı…