• SU KATIYORLAR

    SU KATIYORLAR[Ramazan-Oruç Hikayeleri] Bektaşinin birini ramazanda içki içtiği için yaka paça kadıya götürürler. Çakırkeyif Bektaşi’yi görür görmez kadı: – Behey kafir! Bu yaşta hala içiyorsun bu zıkkımı. Utanmıyor musun? Bilmiyor musun haram olduğunu? der. – Sırtınızdaki ipek kaftan da haramdır…” diye karşılık verir Bektaşi. Kadı: – Bunun içine pamuk katarlar. Bektaşi: – Dünyada doğru adam…

  • Ayeti Kerimenin İndirdiği İftar

    Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin küçük yaşta hastalanırlar. Hz. Ali ile Hz. Fatıma çocuklar iyi olunca, ikisi de oruç tutar. Birinci gün, iftar için hazırladıkları yemeği, o esnada kapılarına gelen yetimlere vererek, iftar etmeden, ikinci günün orucuna başlarlar. O akşam iftarlığını da, yine o saatte kapıya gelip, (Allah için bir şey verin!) diyen fakir ve…

  • İmam Buhari nin Çocukluğu

        İmam Buhari Hazretleri, küçük yaşta ilim tahsiline başlayıp, subyan mektebinde iken 15.000 hadis ezberlemiş ve buluğa ermeden de İbn-i Mübarek Hazretleri’nin kitaplarını ezberlemiştir…    Telif eser yazmaya başladığında henüz daha yüzünde sakal çıkmamıştır…Kaynak: Canan, Prof. Dr. İbrahim; İslam’da Zaman Tanzimi, Cihan Yay., ist/1988, s.74 Hazırlayan:www.hikayearsivi.net | KuTuL KuLuB

  • Bir Arkadaşın Anlattıkları

        Giyimci dükkanının kasasında bir araya geldiğimiz arkadaşlardan biri benimle aynı yaşta olduğu halde vaktinden önce ihtiyarlamış ve yıpranmıştı. Çok kederli ve üzgün bir hali vardı. Ne derdi olduğunu sordum ve kendisiyle paylaşmaya hazır olduğumu ekledim.     – Ne sen sor, ne ben söyleyim, derken gözleri dolu doluydu. Derinden bir “ah” çektikten sonra başından geçenleri anlatmaya başladı:…

  • İkinci Grup Sorular

        Adamın biri, genç yaşta ölüvermiş. Yakınları, onu en kısa yoldan mezara koyduktan sonra, arkalarına bile bakmadan uzaklaşmışlar. Biraz sonra iki melek görünmüş ve hoş mu yoksa boş mu geldiğini anlamak için, adamı sorgulamaya başlamışlar.     Melekler:     “Bundan sonraki durumun, vereceğin cevaplara bağlı!.. demişler. Hazırsan başlıyoruz.”     Adam, televizyondaki yarışma programlarına hiç katılmamış olmasına rağmen, onları ekran başından…

  • Abdülkadir Geylani İle Kırk Eşkiya

        Gavs-ül Vasilin Abdülkadir Geylânî, küçük yaşta ilim tahsiline başlamıştı. Daha dokuz yaşında iken annesinden izin alıp Bağdat’a ilim tahsiline gitti. Giderken annesi oğlunun beline kırk altın bağlamış ve bazı nasihatlarda bulunarak:     — Oğlum sakın, ne olursa olsun yalan söyleme! diye tenbihte de bulunmuştu.     Abdülkadir’in de içinde bulunduğu kervan, Bağdat yolunda devam ediyordu. Bir vadiden geçerken…

  • Babanı Öldüremezsin

        Baş münkirlerden Abdullah bin Ubeyd’in’oğlu, genç yaşta îman etmişti. Bir gün Resûlüllah’ın huzurunda otururken karşıdan babasının geçtiğini gördü. O anda Peygamber aleyhisselâm su içiyordu. Peygamberimizden elindeki suyun hepsini içmemesini diledi.     – «Ya Resûlallah! Şu karşıdan gelen babamdır. Sizin artığınızı ona vereceğim. Belki içer de îmana gelir» dedi.     Onun bu halishane dileğini Efendimiz kabul buyurmuştu.     Abdullah…

  • Rahip Bahira Ve Resulullah

        Ebû Musa radıyallahu anh anlatıyor:     Ebû Talib, Şam’a gitmek üzere yola çıkmıştı. Yanında Kureyş kavminden bazı şahıslarla beraber, henüz küçük yaşta olan Peygamber aleyhisselâm da bulunuyordu. Rahib Bahira’nın bulunduğu yere yaklaşinca hayvanlarından inerek yükleri çözüp indirmeye başladılar. Rahib hemen onları karşılamaya çıktı. Halbuki bundan önceleri de buraya uğrak verirlerdi. Fakat Rahib Bahira çıkıp da onları…

  • Ömrüm Yeterse

        Hoca, küçük yaşta da beklenmedik şakalar yapar, etrafındakileri şaşırtırmış. Anası terzi çıraklığına vermiş onu. Bir, iki yıl derken, kadıncağız sormuş:     – “Oğlum neler öğrendin? Anlat da sevineyim.”     – “Olur, anacığım.” demiş Hoca.     – “Şimdilik işin yarısını öğrendim. Dikilmiş şeyleri söküyorum. Ömrüm de yeterse, elbise dikmeyi de tez zamanda öğreneceğim.”

  • Halifeyi Ağlatan Çocuk

        Sıcak bir yaz günüydü.     Arabistan çöllerine güneş bütün sıcaklığıyla vuruyordu.     Adeta insanın beynini kaynatıyordu.     Herkesin köşesine çekildiği, etrafın sessizliğe büründüğü bir anda, ezan vaktinin yaklaştığını gören halife,     Abdestini almış,ağır ağır camiye gidiyordu.     Bir çocuğun, kendisini geçmek istercesine hızlı adımlarla gittiğini gördü.     Küçücük çocuğun bu telaşı neydi?     Acele edişinin mutlaka bir sebebi vardı.     Acaba bir derdi…