• SABIR TAŞI İBRAHİM

    SABIR TAŞI İBRAHİM[Tanıdığım Ünsüzler] Kadir gecesinde değil, kocakarı soğuklarının hüküm sürdüğü gecede dünyaya geldi. Anasından emdiği süt burnundan gelmedi. Çünkü o, ana sütü emmedi. Belâlar bağdaş kurup evin köşesinde otururken, o eli böğründe, belanın emrinde pösteki sayıyordu. Halinden şikayet etmedi. Pöstekinin her kılında “Hasbünallah” diyerek belaları da helva gibi tatlandırdı. Elin kısmeti Hint’den Yemen’den gelirken…

  • Taksi

    Taksisi ile cadde ışıkları altında yol alıyordu. “İki-üç müşteri daha bulursam eve dönüp uyuyacağım.” diye düşündü, yorgundu. Taksisine bir an sevgiyle baktı, mırıldandı; “Ekmek teknem” Gözü önce yolda sızmış bir sarhoşa sonra da çöpleri karıştıran birine takıldı. Kendisini kıyasladı sevindi; “İyisin, iyisin!…”    Saatine baktı, bir Of çekti, “Bir müşteri çıksa artık, boşa dolanıp duruyorum.” Ertesi…

  • Ayşecik Doğum Gününü Kutluyor

    Sabah kahvaltıda anne “Ayşecik, bugün doğum günün” dedi. Ayşecik çok sevindi. Ömercik sordu: – Benim doğum günüm ne zaman? Anne “Beş ay sonra ” dedi. “Şimdi Şubat. Sonra Mart, Nisan, Mayıs, Haziran. İşte doğum günün o zaman” Ömercik üzüldü. “Daha çok var” dedi. Anne pasta yaptı. Hala kek pişirdi. Ayşecik masayı hazırladı. Baba mum getirdi….