• O Benim Hocamdır

        Fatih gün ortasına doğru ilk defa İstanbul’a giriyordu. Buradan Ayasofya’ya gidiş muhteşem oldu. Padişah beyaz atına binmiş, etrafında hocaları Akşemsettin, Molla Hüsrev ve Molla Gürani yer almışlardı. Karşılayanlar arasında çiçek demetleri vermek isteyenler beyaz sakalıyla Akşemsettin’i padişah sanarak ona doğru gittiler. Bu hareketten Akşemsettin çekinerek atını geri çekti ve çiçek uzatanlara da önden giden…

  • Ayyıldızlı Şapka

        Şapka inkılabından sonra Ankara Valisi Yahya Galip Bey, İsmet İnönü’ye gelerek:    Şapkanın ortasına bir ay-yıldız koyalım ki, diğer milletlerden farkımız belli olur demesi üzerine İnönü’nün:     – Canım biz bu inkılapları farkımız olmasın diye yapıyoruz. Sen ne teklif ediyorsun! diye çıkışmıştır…Kaynak: Apuhan, Recep Şükrü; Batının Darağacında İsyan, Timaş, İst/1989 s.53 Hazırlayan:www.hikayearsivi.net | KuTuL KuLuB

  • Tembellik ve Ölüm

       Meksika’da suçlu bulunan bir mahkuma idam cezası verilmiş ve infaz şekli konusunda da şöyle emredilmiştir:   – Bu mahkumu çölün ortasına doğru on beş kilometre yürütüp, sonra kurşuna dizin!…   Mahkumu götürecek olan manga komutanı çavuşun canı sıkılmıştı, kendi kendine öfkeli öfkeli söylenmektedir:   – Zalim adamlar, bu sıcakta bu kadar yürümeye nasıl dayanılır, biz esir miyiz?  …

  • İyi İdare

       Almanlar Polonya’yı işgal ettiklerinde bir Alman subayı, esir bir Polonyalı subaya “ihtiyaç görmek” için uygun bir yer göstermesini rica eder. O da,   – Şu tarlanın ortasına doğru yürü, der. Tarla bataklık gibi çamur, hava yağmurludur. Alman, her iki potinine ikişer batman çamur yapışmış olarak, bıkkın ve yorgun, bir zaman yürür ama “tarlanın ortasında” kayda…

  • Gül Kokusundan Bayılan Adam

       İri yarı adam bir gün güzel koku satanların pazarına gelince aklı başından gitti yere yıkılıp bayıldı, yol ortasına bir ölü gibi yığıldı kaldı…    Bunu gören halk başına üşüştü.    Başına toplananlardan kimi kalbini yokluyor, kimi yüzüne gül suyu döküp duruyordu.    Bilmiyorlardı ki adamcağız gül kokusundan bayılmış…    Kimi bileklerini, başını ovuyor kimi öd ağacına şeker karıştırarak tütsü…

  • Ashabu’l – Uhdûd

       Hz. Süheyb radıyallahu anh anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:    “Sizden öncekiler arasında bir kral vardı. Onun bir de sihirbazı vardı. Sihirbaz yaşlanınca Kral’a: “Ben artık yaşlandım. Bana bir oğlan çocuğu gönder de sihir yapmayı öğreteyim!” dedi. Kral da öğretmesi için ona bir oğlan gönderdi. Oğlanın geçtiği yolda bir râhip yaşıyordu. (Bir gün giderken) rahibe…