• AÇIK KAPI

    AÇIK KAPI[Hazır Cevaplar Espriler] Hersekli Arif Hikmet, odasında çalışırken, kapısı açıkmış. Tanımadığı iki kişi içeri girmiş. Şair tanımadığı bu iki adama ne istediklerini sormuş. Adamlar, “Kapıyı açık gördük, içeri girdik” demişler. Bunun üzerine son Divan şairlerinden Hersekli Arif Hikmet gülümseyerek esprisini yapmış: – Köpekler de öyle yapar. ________________________Hazırlayan: Kerim Melleş, www.hikayearsivi.net

  • KİRLETMEK

    KİRLETMEK[Hazır Cevaplar Espriler] Mehmet Akif, Neyzen Tevfik’e öğle yemeğine dâvetlidir. Akif, berbat bir han odasında kalan dostunun sofrasına oturmadan önce, ellerini yıkar. Neyzen havlu getirir. Ama Akif kurulanmak istemez. Dostunun ısrarı üzerine de, – “Yook Tevfik, der. Ellerimi şimdi gıcır gıcır temizledim, havlunla kirletemem!” ________________________Hazırlayan: Kerim Melleş, www.hikayearsivi.net

  • Geçmiş Olsun

    Yugoslavya Kralı Alexander Atatürk’ü ziyarete gelmişti. Atatürk kralla odalarına çıkarlarken, Kral Alexander:   – Size bir sırrımı söyleyeceğim, dedi.   Biraz sonra misafir odasında koltuklara oturdular. Kral:   – Eğer, bazı Avrupa devletlerinin vaadlerine inanmış olsaydık, Yunanlıların yerine Anadolu’ya biz çıkacaktık…   Atatürk gülerek Kralın elini sıktıktan sonra:   – Geçmiş olsun Kral Hazretleri! Dedi.Kaynak: N.A. BANOĞLU, Nükte ve Fıkralarla…

  • Ben O Yüzden Ağlamıyorum

    Behlül Dana, bir gün Halife Harun Reşid’in huzuruna gelir. Halife o sırada tahtında olmadığı gibi odasında da yoktur. Fırsattan istifade eden Behlül Dana tahta geçer oturur. Biraz sonra koruma görevlileri bakarlar ki tahtta biri oturuyor, onu hemen aşağıya indirirler ve başlarlar dövmeye… Bir müddet sonra halife gelir ve bakar ki Behlül ağlıyor…Hemen sorar:– Niçin ağlıyorsun,…

  • Geçmiş Olsun

       Yugoslavya Kralı Alexander Atatürk’ü ziyarete gelmişti. Atatürk kralla odalarına çıkarlarken, Kral Alexander:   – Size bir sırrımı söyleyeceğim, dedi.   Biraz sonra misafir odasında koltuklara oturdular. Kral:   – Eğer, bazı Avrupa devletlerinin vaadlerine inanmış olsaydık, Yunanlıların yerine Anadolu’ya biz çıkacaktık…   Atatürk gülerek Kralın elini sıktıktan sonra:   – Geçmiş olsun Kral Hazretleri! Dedi.Kaynak: N.A. BANOĞLU, Nükte ve…

  • Erkek ve Kadın Beyni Farkı

        Ağır bir hasta hastahanede. Tüm ailesi bekleme odasında doktorlardan haber bekliyor. Yorgun ve umutsuz bakışlı bir doktor çıkıyor:    – “Tek yaşam şansı var oda beyin nakli. Böyle bir ameliyatı ilk olarak deneyeceğiz, tabi masraflar hastanın ailesine ait.”     Aile, şaşkın, yorgun, çaresiz…    Aralarından biri:    – “Peki ama bu ameliyatın fiyatı nedir?” diyebiliyor.    Doktor:    –…

  • Fitneye Sebep Olmak

        Mütevazi odasında devamlı duvarda asılı bir takvim bulundurur, namaz vakitlerini oradan takip ederdi.    Ramazan ayı geldiğinde hilal tartışmaları o günlerde de olurdu. Suudi Arabistan gibi bazı müslüman ülkelerde oruç bir gün önce veya sonra başlatılır, bayram günü de yine ona göre tespit edilirdi.    Türkiye’deki bazı Müslümanlar da onlara uyar, bir ayrılık görüntüsü oluşurdu.    Ramazan…

  • Ayakkabı Küçük Gelince

       RP TBMM grubunda çalışan M.A. anlatıyor:   Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açık olduğu bir gün Refah Partisinin Grup odasında oturuyorduk. Grup personeli ve bir iki milletvekili vardı. Konuşurken Sivas Milletvekili Ahmet Arıkan geldi. Yürüdükçe ayakkabılarından değişik sesler çıkıyordu. Koltuğa oturdu. Ayakkabısını çıkardı. Daha sonra suları akan bir çorap çıkardı. Onun ardından ayağına sardığı naylonları çözdü…

  • Sen Putunu Örtüyorsun

        Züleyha, Yusuf Aleyhisselâma kastedip de üzerine gitmezden önce, odasında bulunan putunun üzerini örtmüş ve ondan sonra Yusuf Aleyhisselâmın üzerine yürümüştü. Yusuf Aleyhisselâm, ondan uzaklaşmakta iken arkasından şöyle bağırıyordu:     — Kalbinde zerre kadar da mı insaf yok Yusuf, niçin kaçıyorsun?     Yusuf Aleyhisselâm dönüp kendisine şu cevabı verdi:     — Sen bir taş parçasından ibaret olan putunun üzerini,…

  • Ben O Yüzden Ağlamıyorum

        Behlül Dânâ , bir gün Halife Harun Reşid’in huzuruna gelir. Halife, o sırada tahtında olmadığı gibi odasında da yoktur. Fırsattan istifade eden Behlül Dânâ tahta geçip oturur!.. Biraz sonra koruma görevlileri bakarlar ki tahtta biri oturuyor, onu hemen aşağı indirirler ve başlarlar dövmeye… Bir müddet sonra halife gelince bakar ki, Behlül ağlıyor..!     Hemen sorar :…