• İKİNCİ KİTAP

    İKİNCİ KİTAP[Hazır Cevaplar Espriler] İşi bir türü görülemiyordu. Sonunda arkadaşları, görevli memura rüşvet vermesini önerdiler. O da bir miktar parayı bir kitabın içine koyarak memura gitti ve: – Boş zamanlarınızda okursunuz, diye uzattı. Ertesi gün uğradığında işinin yine hallolmadığını görünce, biraz şaşkın biraz sinirli sordu: – Neden olmadı işim? – Dün verdiğiniz kitaba öyle daldım…

  • HOCA’NIN AKLI

    HOCA’NIN AKLI[Hazır Cevaplar Espriler] Bilge bir zata sormuşlar: – Akıllı, bilgili adam geçinirsin, ama yazılmış bir kitabın bile yok. Bak filan, falan adamların eserleri var. Bilge zat cevap vermiş: – Onlar unutmayalım diye bildiklerini kağıda döküyorlar. Benim ise öyle bir problemim yok. ________________________Hazırlayan: Kerim Melleş, www.hikayearsivi.net

  • SEYYAR KİTAPÇI

    SEYYAR KİTAPÇI[Tanıdığım Ünsüzler] Boylu poslu, uzun sakallı, omuzu çantalı bir adam. Adam ama adam gibi adam. Adamlığını, alış-verişiyle ortaya koymuştur. Kitapçıları gezer, yeni yayınları takip eder. Önemli gördüğü kitapları okur. Okunmaya layık gördüklerinin bir kaçını satın alır ve o geniş çantasına koyarak satışa başlar. Girdiği dükkanda satamadığına gam yemez. Çünkü satmak istediği kitabın özetini çoktan…

  • Hangi Ramazan?

    1935 YILININ İLKBAHARIYDI. Bediüzzaman ve talebeleri Nur risalelerini okuyup yazdıkları için evlerinden ve işyerlerinden alınarak Eskişehir Hapishanesine götürülüyorlardı. Onlarla birlikte bir Kur’ân tefsiri olan Risale-i Nur eserleri de suç aleti olarak toplanıyordu.Ani yapılan baskın ve araştırmalarda ele geçirilen bu risale ve mektupların arasında bir kitabın üzerindeki “Ramazan’a aittir” yazısı dikkatlerini çekti. Kitabın içini açıp okuyacak…

  • Dede Korkut Kitabı Hakkında Ön Bilgi

    Kitabın asıl adı “Kitab-ı Dede Korkut Ala Lisan-ı Taife-i Oğuzan” dır. Anlamı Oğuzların Diliyle Dede Korkut Kitabı’dır. Kitap on iki destansı hikaye ve bir mukaddimeden oluşmuştur. Hikayeler Kuzeydoğu Anadolu dolaylarındaki Müslüman Oğuzların hayatını anlatır. Fakat destanlar İslamiyet öncesi dönemden de izler taşımaktadır. Bu yüzden destanların oluşmasının daha erken evrelerde olduğu tahmin edilmektedir. Kitapta, Salur Kazan…

  • Bibliyoman

        18. yüzyıl sonlarında yaşamış ve bugünkü İstanbul Millet Kütüphanesi’nin kurucusu olan Ali Emiri Efendi bir bibliyoman (kitap hastası)dır…    Elinde bulunan güzel bir Arapça kitabın kendisindeki noksan olan ikinci cildini temin etmek için, mevcut olduğunu öğrendiği Yemene tayinini çıkartmak isteyecek kadar kitap hastasıdır…Kaynak: Tevfikoğlu, Dr. Muhtar Ali Emiri Efendi, Kültür Bakanlığı Yay. Ankara/1989, s.51Hazırlayan-Kaynak: www.hikayearsivi.net…

  • Arayış…

        Hemen her gün aynı yoğunlukta geçen günler, çılgınlıkta sınır tanımayan arkadaş çevresi, ailesiyle arasındaki kapanması iyice imkansızlaşan uçurumlar.Bunu telafi etmek için her isteğinin anında gerçekleşmesi,ne yaparsa yapsın asla sorgulanmaması,istediği an istediği yere izinsiz rahatça gidebilmesi,cebinde sayısını bile bilemeyecek kadar bol parasının olması hiç biri ama hiç biri Harun’un içinde bulunduğu bunalımlı günleri huzura çeviremiyordu.O denli…

  • Eşeğe Kitap Okuttu

        Timurlenk’e iyi bir eşek vermişlerdi. Eşek saray bahçesine gelince, padişahın dalkavukları eşeği methetmeğe başladılar. O kadar övüyorlardı ki, hoca merhum duramadı:     — Bu eşek o kadar kabiliyetli bir hayvan ki, kitap bile okuturum ben buna, dedi.     Orada bulunanlar nasıl olur diye hayret ettiler. Hoca merhum Timurdan eşeği bir müddet istedi ve kitap okumasını öğreteceğini söyledi….

  • Hadislere Şüphe Duyanın Hali

        (Esmai Sahabi adlı kitabın sahibi İbn-i Mende-i İsfehani‘den (rahmetullahi aleyh) , hadis ilminde imamdır. Anlatıyor:      Şam’da hadis alimlerinden birinin yanına hadis-i şerif dinlemek için gitmiştim. Önünde bir perde vardı. Oturdum, perde arkasından hadis okumağa başladı. Kendi kendime acaba önüne perde tutuyor diye hayret ediyordum. Hadis-i Şerif okunması bitdi.     Beni tanıyıp Ey Eba Abdullah benim…

  • Önsöz

        Hamd ü sena, kullarından muvaffak kıldığını kendi Zatı’nı insanlara anlatmaya memur kılan ve ona serbet kaselerinden ünsiyetin tadını tattıran Allah’a mahsustur. Salat-ü selam bütün isim ve sıfatlar dairesinin kutbu olan ve kemalat çeşitlerinin tümü ile muttasıf olan Peygamber Efendimiz Mustafa Sallallahü aleyhi ve selleme, aline, ashabına, ensar ve dostlarına, tabiilerine olsun ki, onlar kendisine uymakla,…