• TEVEKKÜL

    Tevekkül eden ve etmeyenin misalleri, şu hikâyeye benzer: Vaktiyle iki adam, hem bellerine hem başlarına ağır yükler yüklenip büyük bir sefineye bir bilet alıp girdiler. Birisi, girer girmez yükünü gemiye bırakıp üstünde oturup nezaret eder. Diğeri, hem ahmak hem mağrur olduğundan yükünü yere bırakmıyor. Ona denildi: “Ağır yükünü gemiye bırakıp rahat et.” O dedi: “Yok,…

  • AYAĞA KALDIR NAMAZI

    AYAĞA KALDIR NAMAZI[Namaz Hikaye ve Öyküleri] Ayağa kaldır namazı. Tut ellerinden… Yüzüstü bırakıp unutma boşa geçirilmiş vakitlerin kuytusunda. Kalk ayağa, kıyam eyle ki dimdik ayakta olsun meleğin, yüzüne yumuşak bir tebessüm sinsin, dudaklarında sonsuz bir müjde gezinsin. Hesap günü elinden tutacak gül yüzlü, serin sözlü melektir sana namaz. Bekletme namazı. Yüzünün hâresine dök bakışlarını. Loş…

  • ŞİİR Mİ, RESİM Mİ?

    ŞİİR Mİ, RESİM Mİ?[Hazır Cevaplar Espriler] Tevfik Fikret’in asıl mesleği ressamlıktı. Bir gün kendisine, “Niçin ressamlığı ikinci planda bırakıp şiir yazmaya daha çok önem veriyorsunuz?” diye sordular. Şu cevabı verdi: – Kâğıt ve kalem; muşamba, boya ve fırçadan daha ucuz da ondan.” ________________________Hazırlayan: Kerim Melleş, www.hikayearsivi.net

  • Teravihe Yetişmek

    Çok hızlı teravih kıldırmayı bir marifet sayan hoca efendi arkadaki cemaat kan ter içinde bırakıp namaza devam ederken, camiden içeri geç kalmış biri girer.O sırada yanında bulunan kan ter içindeki adama namazın rekatı bitince:– “Çok kıldınız mı? Yetişebilir miyim?” diye sorar. Kan ter içindeki adam yeni geleni şöyle bir süzer.– “Biz içindeyken yetişemiyoruz amca, sen…

  • Semer

        Serdar öğretmendi. Hem de acar olanlarından. Ufku geniş, hazır cevap ve idealist…    Devlet, hizmet etmesi için doğunun uçsuz bucaksız köşelerinden birine gönderdi onu. Hiç tasa etmedi. “Nasıl olsa bu vatan bizim, bizden hizmet bekliyor. Bizim görevimiz de öğretmek, bunu her nerde olursa yaparım” düşüncesiyle gönlünü ve sözünü hoş tutuyordu.     Görev yaptığı köyde yapacak…

  • Fatih’in Emri

        Fatih Sultan Mehmet iki kez Osmanlı tahtına çıkmıştır. Çocukluğuna rastlayan ilk saltanatına sebep, babası II.Murad’ın tahtını oğluna bırakıp Manisa’ya çekilmesidir. Osmanlı tahtı küçük bir çocuğun eline kalınca Papalık makamının teşvikiyle Avrupalılar bir çeşit Haçlı seferi açtılar. Devlet adamları II.Murad’ın tekrar tahta çıkmasını istiyorlardı. II.Murad kendisine yapılan teklifi kabul etmeyince Fatih babasına şu mektubu yazmıştır:…

  • Acelem Var

        Dokumacının biri bir bilginin evine emanet bırakıp gitti. Birkaç gün sonra o emanete ihtiyacı olunca bilginin evine uğradı. Bilgin öğrencilerini karşısına almış ders veriyordu. Dokumacı;     – ” Üstad, o emanete ihtiyacım var” dedi.     Bilgin ” Şu dersi bitirene kadar otur şurda” dedi. Bunun üzerine dokumacı bir kenara ilişti. Bilginin dersi uzadıkça uzadı, oysa dokumacının acelesi…

  • Pupsy

       Pupsy aileye geldiğinde küçücük bir yavru köpekmiş. Annesi ve babası onu büyütürken, evde yaşamayı öğretmek için çok emek ve zaman harcamışlar. Aile bireyleri, Pupsy eve gelinceye kadar hiç köpek yavrusu beslememiş olduklarından, pek deneyimli de değilmişler. Ama sonunda Pupsy insanların, özellikle annesinin her dediğini anlar olmuş. Yani insanlarla evde yaşamaya alışmış. Pupsy yaşça büyümüş ama,…