Balon Ayı
SESLİ HİKAYELER & MASALLAR Balon Ayı “BALON AYI” hikayesini dinlemek için play tuşuna basınız.
SESLİ HİKAYELER & MASALLAR Balon Ayı “BALON AYI” hikayesini dinlemek için play tuşuna basınız.
Partinin organizatörlerinden Mustafa Koksal anlatıyor: Bursa’da, 29 Mayıs İstanbul’un Fethi’nin yıldönümü kutlamalarını yapıyoruz. Çok değişik bir kutlama. Gemi figürleri, Ulubatlı Hasan temsili, her ilden gelen gençlik kortejleri, Hasan Mutlucan konseri daha neler neler. Kutlama’nın gecesi, çok yorulmuştum. “Ankara’yı arayayım, yarın nasıl gelecekler” diye sorayım dedim. Hocamın çalışma bürosunu aradım. Erbakan Hocamızın sekreteri İbrahim…
Genç bir hukuk talebesiydi. Aynı zamanda Eskişehir adliyesinde avukatlık stajı yapıyordu. Bediüzzaman’ın o günlerde Eskişehir Hapishanesinde yattığını duyunca onunla görüşmek istedi. Hapishaneye rahatlıkla girip çıkabiliyordu. Uygun bir zamanı ayarlayıp hapishaneye, Bediüzzaman’ın kaldığı koğuşa girdi. Bediüzzaman namazını yeni bitirmiş tesbih çekiyordu. Selam verdi, eğildi elini öptü, yanına oturdu. “Efendim,” dedi. “Size birçok keramet gösterir diyorlar….
Küçük çocuk, birinci sınıfı bitirdiğinde okumayı sökmüş ve “dilekçe” denilen şeyin ne demek olduğunu öğrenmişti. Artık bütün isteklerini bir yazı ile dile getirecek, altına da imzasını attı mı, bu iş olup bitecekti. Karne aldıkları gün, çantasını bir tarafa fırlatıp sokağa çıktı. Babasının kapıcılık yaptığı apartmanın önündeki boş alan, top sahası olarak seçilmişti. Ama o, kısa boylu…
Küçük çocuk, baloncuyu büyülenmiş gibi takip ederken şaşkınlığını gizleyemiyordu. Onu hayrete düşüren şey, “bizim eve bile sığmaz” dediği o güzelim balonların, adamı nasıl havaya kaldırmadığıydı. Baloncu dinlenmek için durakladığında o da duruyor ve sonra yine takibe koyuluyordu. Bir ara adamın kendisine baktığını fark ederek ona doğru yaklaştı ve titrek bir sesle: – Baloncu amca!… dedi. Biliyor musun,…
Yaşlı adamın hastalığına çare bulunamayınca, kendisine evliya denilen birinin adresini vermişler. Söylenenlere göre en ağır hastalar o zatın duasıyla iyileşebiliyormuş. İhtiyar adam verilen adresi çaresizlik içinde cebine atıp doktorun yanından ayrıldığında, sokağın köşesinde simit satan 6 – 7 yaşlarındaki bir çocuğa rastladı. Çocuk son derece masum gözlerle kendisine bakıyor ve onu tanıyormuş gibi gülümsüyordu. Adam,…
Siyah tenli bir çocuk, bayram yerinde gezinen yaşlı bir satıcının elindeki balonları seyre koyulmuştu. Her renkten ve her biçimden balonlar, kendisi gibi bütün çocukların yüreğini hoplatıyordu. Baloncu, müşterinin beğendiği kırmızı bir balonu seçip ayırırken, elinden kaçırıverdi. Balon, uzunca ipiyle sağa sola sallanarak göğe doğru yükseliyor ve herkes “Baloon, baloon” diye bağırarak onu birbirine gösteriyordu. Çocuk,…
Adamın hastalığına çare bulamayan doktorlardan biri, kendisine Evliya denilen bir ihtiyarin adresini vermiş. Söylenenlere göre en ağır hastalar o zatın duasıyla iyileşebiliyormuş. İhtiyar adam verilen adresi çaresizlik içinde cebine atıp doktorun yanından ayrıldığında, sokağın kösesinde simit satan 6-7 yaşlarındaki bir çocuğa rastladı. Çocuk son derece masum gözlerle kendisine bakıyor ve onu tanıyormuş gibi gülümsüyordu….
İnsanlar önce çeşitli araçlarla uçmayı denediler. İşte sırtına kanat takmış biri uçmayı deniyor. Sonra balon bulundu. Balonla uçmak güzel ama pek güvenli değil. 19. yüzyılın sonunda ilk uçak yapıldı. Bu da en gelişmiş uçak. İnsanlar sonra uzayı merak ettiler. Ve roketleri yaptılar. Roket ve füze aynı anlamda kullanılır. Füze arkadan fışkırttığı gazın tepkisiyle hedefe doğru…
Adamın hastalığına çare bulamayan doktorlardan biri, kendisine Evliya denilen bir ihtiyarin adresini vermiş. Söylenenlere göre en ağır hastalar o zatın duasıyla iyileşebiliyormuş. İhtiyar adam verilen adresi çaresizlik içinde cebine atıp doktorun yanından ayrıldığında, sokağın kösesinde simit satan 6-7 yaşlarındaki bir çocuğa rastladı. Çocuk son derece masum gözlerle kendisine bakıyor ve onu tanıyormuş gibi gülümsüyordu. Adam…