• APTAL HIRSIZ

    APTAL HIRSIZ[Mevlanadan Hikayeler] Aptal hırsızın biri bir eve girmeye kalkışır, bin bir zahmetle girince bakar ki hırsızlık için girdiği ev kendi eviymiş. ▪️ Ey soğuk, hareketlen ki ısınasın, sertliğe alış ki yumuşayasın. ________________________Kaynak: Mesnevi’de Geçen Bütün Hikayeler (Mehmet Zeren)-Semerkand Yay.Hazırlayan: Kerim Melleş, www.hikayearsivi.net

  • KIR SAÇLI ADAMIN HİKÂYESİ

    KIR SAÇLI ADAMIN HİKÂYESİ[Mevlanadan Hikayeler] Saçı sakalı kırlaşmış bir adam bir gün berbere gider. “Ustam saçımda ve sakalım da ne kadar ağarmış, ne kadar beyaz kıl varsa ayıkla, çünkü taze bir gelin aldım.” der. Berber bakar ki olacak gibi değil. Saçını sakalını dibinden tıraş ederek önüne kor ve: “Benim acele bir işim var beyaz kılları…

  • Nübüvvet Ağacı

       Bir gün Peygamber Efendimiz (s.a.v.), Hz. Ali (r.a.) Efendimize hitaben şöyle der:   – Ya Ali beni seviyor musun?   – Evet Ya Resulullah.   – Peki Allah’ı (c.c.) seviyor musun?   – Evet Ya Resulullah.   – Eşini seviyor musun?   – Evet Ya Resulullah.   – Ya çocuklarını?   – Evet Ya Resulullah…   Peygamber Efendimiz (s.a.v.) gülümseyerek, Hz. Ali Efendimize…

  • Şaka

         Bir gün adamın biri balığa çıkar. İyi bir avdan sonra bir tekne balık tutar. Birden hava patlar ve çok büyük bir fırtına çıkar.     Adam dua etmeye başlar. Allah’ım beni bu fırtınadan kurtarırsan bütün bu balıkları fakirlere dağıtacağım der içinden.     Hava bir zaman sonra düzelir. Adam evine dönmeye başlar. Bir tarafdanda balıklara bakar ve içinden…

  • Kibar Hareket

        Recaizade Mahmut Ekrem’in kibar bir kişiliği vardı. Bir keresinde meşhur bir paşayı ziyarete gider. Kendisi paşanın evde olduğundan haberdardır; fakat kapıyı açan hizmetçi rol gereği içeriye bakar, sonra da gelip der ki:    – Efendim, paşa hazretleri evde değiller.    Bunun üzerine Recaizade,    – Yaaa, öyle mi! Öyle ise kendisine “benim gelmediğimi” söylersiniz, diyerek oradan uzaklaşır.Hazırlayan:www.hikayearsivi.net…

  • Yularsız Gidenler

        Cahilin biri rüyasında şeytanı görür; bakar ki, elinde bir sürü yular var. Üzerlerinde de, rüşvet, para, kadın, makam, hırs, kibir… Hatta korku, kapris, özenti gibi markalar vardır. Sorar:    – Bunlar da nedir, ne işe yarar?    Bunlar, emrime sokmak istediğim kimselere hazırladığım tuzaklarımdır. Bir yolunu bulur ve kendime uydururum.    Adam merakla,    – Ne olur, söylesene,…

  • Borçlu Bir Devletin Reisinin Kızısın!

        Bir bayram günüdür. Padişahın kızı bayrama yakışır bir şekilde güzel elbiselerini giyer. Sultan huzuruna el öpmek için çıkar. Padişah bunu görür ve, “Kızım kıyafetin.” der.    Kız, “Acaba bende tesettüre aykırı bir şey mi var?” diye bakar üstüne. Giyimini kontrol eder ve babasına bir şey yok der gibi bakar. Bunun üzerine Abdülhamit, kızına:    – Kızım,…

  • Desene Onu Bana

        Memleketi bir dullar, yetimler, zavalılar, cahiller yurdu haline getiren Balkan Savaşı, Birinci Dünya Savaşı ve son olarak İstiklal Savaşı’nın bittiği yıllardır… Bir Karadeniz köyünde halk arasında “boşluk doldurma kabilinden” hoca olan bir zat, köylünün her gelen mektubunu okurmuş…                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                            Aslında köylünün mektupta kullanacağı üslup bellidir; geleni tanıyorsan, kimin nesi olduğunu da biliyorsan… Mektup ya…

  • Yularsız Gidenler

        Cahilin biri rüyasında şeytanı görür; bakar ki, elinde bir sürü yular var. Üzerlerinde de, rüşvet, para, kadın, makam, hırs, kibir… Hatta korku, kapris, özenti gibi markalar vardır. Sorar:    – Bunlar da nedir, ne işe yarar?    Bunlar, emrime sokmak istediğim kimselere hazırladığım tuzaklarımdır. Bir yolunu bulur ve kendime uydururum.    Adam merakla,    – Ne olur, söylesene,…

  • Kupona Dikkat

        Yine bir akıl hastahanesindeyiz. Doktor hastalarını gezerken bir de bakar ki, birkaç akıl hastası bir arkadaşlarını yatırmışlar, üzerinde göz gezdirip duruyorlar. Yaklaşıp sorar;    – Ne yapıyorsunuz öyle?    – Gazete okuyoruz.    Doktorun bunlara “O sizin arkadaşınızdır, gazete değil, okunmaz vs.” şeklinde mantıklı açıklama getirmesi beklenemez tabii! Der ki:    – İyi iyi, okuyun ama yırtmayın, tamam…