• Hoşgörünün Zaferi

       Halil Bey arabasına atlamış evine doğru yol alıyordu. Bir yandan Ramazan ayı son orucunun ağırlığı, bir yandan bayram telâşı, bir yandan da arife günü olmasına rağmen tatil edilmeyen işin bitmez çilesi kendisini bir hayli yormuştu.    Şimdi tek düşüncesi vardı; Bayram dolayısıyla aldığı hediyeleri evine ulaştırmak, dört gözle yolunu bekleyen çocuklarını sevindirmek…    İftar…

  • Yedinci Beygir

        Fransa kralı XIV. Luis devrinde kalın kafalı bir başpiskopos bir gün altı atlı araba ile saraya geliyormuş. Arabanın yaklaştığını pencereden gören kralla saray erkanı arasında şöyle bir konuşma geçmiş:    – Şu gelen araba altı beygirli değil mi?     – Hayır haşmetmeab, yedi beygirli.     – Yedincisi nerede?     – Arabanın içinde haşmetmeab! Hazırlayan:www.hikayearsivi.net |…

  • Boynuzsuz Kurban

        Zarif şiirleri ve ince nükteleri ile ünlü şair Fıtnat Hanım bir arife günü araba ile Bayezid Meydanı’ndan geçiyormuş. Ertesi gün Kurban Bayramı olduğu için bütün meydanı kurbanlık koçlar kaplamış. Fıtnat Hanım’ın arabasının güçlükle ilerlediği sırada ünlü şair Haşmet ileri atılıp hanımefendinin arabasına yaklaşmış. Yerden bir temenna çakıp:    – Aman hanımefendimiz! Hiç böyle bir günde…

  • Yuvarladık Dereye

        Partinin seçim organizatörlerinden biri anlatıyor:    Erbakan Hoca’nın arabasındayız. Karadeniz illerinin birinde yapılacak miting’e gidiyoruz. Şehrin girişinde yüzlerce araç, ellerinden parti bayraklarıyla partililer bizi selamlıyordu. Bir ara Renault marka bir arabanın partililer tarafından yol kenarına doğru itilmeye çalışıldığını gördük. Erbakan Hoca sordu:    – Ne oluyor orada ?    Hemen arabadan inerek partililerin yanına doğru gittim. Partililerin…

  • Taksi

    Taksisi ile cadde ışıkları altında yol alıyordu. “İki-üç müşteri daha bulursam eve dönüp uyuyacağım.” diye düşündü, yorgundu. Taksisine bir an sevgiyle baktı, mırıldandı; “Ekmek teknem” Gözü önce yolda sızmış bir sarhoşa sonra da çöpleri karıştıran birine takıldı. Kendisini kıyasladı sevindi; “İyisin, iyisin!…”    Saatine baktı, bir Of çekti, “Bir müşteri çıksa artık, boşa dolanıp duruyorum.” Ertesi…

  • Düz Saz Mısın, Şef Saz Mısın?

        RP’nin seçim organizatörü Ali Soylu anlatıyor:    Parti’nin seçim gezilerinde, gezi programı kalabalık olduğu için dört ekip hazırlanıyordu. Her ekip ayrı ayrı programı takip ediyor ve aynı yerlerde kalıyordu. Bize bir araba tahsis ettiler. Parti kameramanı, Milli Gazete Muhabiri ve ben.    Şoför hayatında hiç (direksiyondan vitesli) araba kullanmamış. Bir zamanlar Türkiye’nin en ünlü kaval ustası…

  • Fransız Osman

       RP’nin seçim organizatörlerinden Ali Soylu anlatıyor:   1987 genel seçimleri. Bana bir araba tahsis ettiler. Arabanın sahibi Fransa’da doğup-büyüyen Osman adında bir kişiydi. Paris’de masörlük yapıyormuş. Türkçeyi sonradan öğrendiği için konuşması pek anlaşılmıyordu. Biraz da kekemeliği eklenince, varın gerisini siz düşünün!   Bizim Fransız Osman sağını – solunu pek bilmiyordu. Sağ elinin üstüne “sağ”, sol elinin…

  • Hırsıza Mesaj

       Size Fransız Osman ile ilgili bir hatıra nakletmiştik. Yine RP’nin seçim organizatörlerinden Ali Soylu anlatıyor.   Seçim gezilerinde her şey başımıza geliyordu. Ya araba arızalanıyor, ya tekerlek patlıyor yada arabanın teypleri çalınıyor. Seçim gezilerine eskort, makam arabası, basın ve organizatör olarak bir ekip çalışması yaptığımız için hepimiz aynı yerde kalıyor, ertesi gün yapacağımız çalışmaları tartışıyorduk….

  • Ölü İçin Yorulmaya Değmez

       Erzurum’un bir köyünde köylünün biri kağnısıyla (iki tekerlekli öküz arabası) tarladan sap (biçilmiş, daha dövülmemiş buğday vs) getirmeye gider. Dönüşte bir terslik olur; araba devrilir, kendisi de altında kalır. Yanında getirdiği ve daha küçük olan oğluna zorlukla konuşarak seslenir:   – Ola oolum Ehmet, ola köve get de, de ki babam arabanın altında galdi, gelsin…

  • Rus Çarı Ve Kanal İşçisi

        Bir defasında Rus çarı at arabasıyla ülkesini dolaşıyormuş. Araba yoldaki kanal inşaatın önünde durmak zorunda kalmış. Yolunun üzerinde kanal kazan işçiler çarın arabasını görünce heyecanla irkilmişler.     Çar arabadan inmiş ve kan ter içinde kalan bir işçiye sormuş: “Bu kadar yoruluyorsun , kan ter içinde kalıyorsun peki iyi para kazanabiliyor musun?”     “Bana yetecek kadar kazanıyorum efendim”…