PADİŞAHIN ÖFKESİ
[Mevlanadan Hikayeler]
Padişahın biri bir gün hizmetkârlarından birine kızdı. Öfkesi son haddine varmıştı. Kılıcını çekti yaptığı hareketin cezasını verecek, başını bir vuruşta koparacaktı.
Hiç kimse araya girmeye, af dilemeye cesaret edemedi. Yalnız padişahın çok yakınlarından biri olan Umadül-mülk adlı birisi araya girerek padişahın ayaklarına kapandı.
Padişah da o suçlu zavallıyı bağışladı.
Canını kurtaran padişahın hizmetkârı teşekkür edip minnettarlık duyacağına İmadülmülk’ten selâmı, sabahı kesti. Canını kurtaran bu yüce kişiden yüz çevirdi. Yolda görse yolunu değiştirmeye başladı. Bu durum duyulunca herkes onu tan etmeye yaptığı bu kötü davranışı kınamaya başladı.
İkisini barıştırmak isteyen biri:
“Neden senin canını kurtaran bu insana böyle kötü davranıyorsun, bu yaptığın insanlığa sığar mı?” dedi.
Hizmetkâr şöyle cevap verdi:
“Ben canımı padişaha adamıştım, onun için can verecek, ona canımı kurban edecektim, o araya girip buna mani oldu. Böylece bana büyük bir düşmanlık yaptı. Ondan yüz çevirmem, konuşmayıp selâm vermemem bundandır.” dedi.
________________________
Kaynak: Mesnevi’de Geçen Bütün Hikayeler (Mehmet Zeren)-Semerkand Yay.
Hazırlayan: Kerim Melleş, www.hikayearsivi.net
OKUDUN
0%
TEBRİKLER… Bu hikâyeyi sonuna kadar okudun.

BU HİKAYEYİ OKUYANLAR ŞUNLARI DA OKUDU