Günün birinde bir kral varmış hiç kimseyi yanına yaklaştırmaz. kim onunla konuşmak isterse de kabul etmez. Ben nasıl köylüyle konuşurum diye büyüklenip kibirlenirmiş. Yine bir gün şehir turuna çıkmak için askerlerine hazır olmasını söylemiş. Neyse şehir turuna çıkmışlar.
Halk kralı görüp sevinmiş. Dertlerimizi anlatalım derken, kral ne kadar köylü gelirse askerlerine işaret edip bunları uzaklaştırınız. Ben nasıl bir kral olarak köylü ile konuşurum. Kral geri dönüyormuş ki;
Bir adam yüzü gözükmeyen eskilerden krala yakşalmak istemiş. Kral onu görünce askerlerine işaret edip “Bunu uzaklaştırın. Ben bir KRAL’ım” diye söylenmiş. Bu şahıs gidip dolaşıp gene kralın yanına gelmiş. Bu defa askerler ne yapıp ne etmişlersede bu adamı geri döndürememişler.
Askerler:
– Kralım bu adam gitmiyor. Sizinle konuşmak istiyor, demişer:
KRAL:
– Hayır… Ben konuşmam o sefille…
Askerler:
– Kralım adam yakamıza yapışmış bırakmıyor. Bak ne diyor başımıza bela olur öldüremiyoruz da halk isyan eder.
Kral:
– Peki gelsin bakalım ne diyor
Kral attan eğilmiş ki;
Şahsın ne dediğini öğrensin
O şahıs krala şöyle demiş:
– Ben AZRAİLİM görevimi yapmaya geldim…
OKUDUN
0%
TEBRİKLER… Bu hikâyeyi sonuna kadar okudun.

ölüm ne kral ne sefil ne güzel ne çirkin tanır! tebrik ederim..