Bediüzzaman Said Nursi hazretlerinin, yıllar sonra çıkan bir kerameti:
Seyyid Salih Özcan Ağabey, bu mealde bir hatıra anlatmıştı, ben bizzat kendisinden duymuştum.
Ben Üstadı ziyarete gitmiştim. O zaman Risale-i Nur eserleri Osmanlıcadan latinceye çevrilip, matbaalarda basılıyordu.
Fakat Mektubat’taki vehhabiler bahsi latinceye çevrilmemiş ve yeni basılan latince Mektubat’ta yoktu.
Ben de, Üstadım bunu da latinceye çevirip basalım dedim. Üstad yok dedi, şimdi kalsın.
Ben ikinci defa söyledim, yine razı olmadı.
Üçüncüde ısrar edince, Üstad;
– “Üç kör gidince olur veya üç körden sonra olur,” mealinde cevap verdi.
Hakikaten Suud-i Arabistan başmüftüsü, o zaman kör idi. O ölünce, yerine getirdikleri yine kördü. O da ölünce, yine atadıkları kör biri oldu. O da geçtiğimiz yakın zamanda öldü.
Daha sonra Suud hükümeti, bundan sonra atayacağımız başmüftüler kör olmasın diye karar aldılar ve gözleri gören birini atadılar. Yani üç körün devri bitmiş oldu.
Böylece, Bediüzzaman Said Nursi hazretlerinin haber verdiği hadise, 70 sene sonra aynen çıkmış oldu.
Sabri Okur
Suudi Arabistan başmüftüleri arasında;
◾Muhammed bin İbrahim el-Şeyh (1953-1969),
◾Abdülaziz bin Baz (1993-1999) ve
◾Abdülaziz el-Şeyh (1999-2025) gibi üç kör isim görev yaptı;
Sonuncusu Eylül 2025’te vefat ettikten sonra gören Saleh bin Humaid atandı.
Bediüzzaman Said Nursi’ye atfedilen keramet, talebesi Seyyid Salih Özcan’dan nakledilen bir hatıraya dayanıyor ve Vehhabi ekoldeki Suudi Arabistan’da ard arda görev yapan 3 başmüftünün de kör olması tarihî olaylarla uyumlu görülmektedir.
_____________
Hazırlayan: Kerim Melleş | www.hikayearsivi.net
OKUDUN
0%
TEBRİKLER… Bu hikâyeyi sonuna kadar okudun.

BU HİKAYEYİ OKUYANLAR ŞUNLARI DA OKUDU