• TEBESSÜM: GÜL, GÜNEŞ

    TEBESSÜM: GÜL, GÜNEŞ[Aşk Hikayeleri] Tebessüm, insan ruhunun bedene düşen en görünür, en parlak yansımasıdır. Tebessüm, insan coğrafyasının en asude ülkesinde, yani yüzde doğan bir güneştir. Yüzün tüm detaylarını etkileyen tebessüm, göz-kaş-kirpik ufkunda yükselir, dudağın ve yanağın toprağında bir bahar kadar müjdeli inkılaplar yapar. İçten ve sessiz bir tebessüm insanın söyleyebileceği en sessiz ve en etkili…

  • ZÜLÜF: ATEŞ, GÖLGE

    ZÜLÜF: ATEŞ, GÖLGE[Aşk Hikayeleri] Başımızdan hiç heva-yı zülf-i yâr eksik değil Mürtefi yerdir anın’çün rûzigâr eksik değil.(Sultan II. Mustafa) Seher yelinin ilk uğrağı. Rüzgâra aşina… Çözülmeye hazır, dağılmaya teşne.. Aşığın celladı, yok etmeye kurulu darağacı. İlmek ilmek ölüm. Geceye kıskandıracak denli zifiri siyah. Güneşi kıskandıracak denli altın sarısı. Kopkoyu zulüm.. Sevgilinin boynunda kement. Düğüm düğüm…

  • Yüzün Sirke Satıyor

        Adamın biri çok kaliteli bal sattığı halde, bir türlü balına rağbet etmezlermiş ve üstelik hemen herkes kalitesiz olduğu halde, komşu dükkândan alırlarmış. Adam bir müşterisine içini dökmüş ve bunun sebebini sormuş.     Ahbabı müşteri de kendisine:     – «Arkadaşım sen belki iyi bal satıyorsun amma, yüzün sirke satıyor; Onun için balının iyi olması bir mânâ ifade etmiyor.»…

  • Nasihat

       * Ayrılığımdan yüzün, benzin sarardı, ama sen sarı bir yapraksın, olmamış bir meyvesin…     * Çömlek, altında yanan ateşten, isten simsiyah oldu, isin rengini aldı. Fakat et kartlığından öylece duruyor, zerre kadar pişmemiş…     * Seni ayrılık ateşiyle tam sekiz yıl kaynattım. Ama hamlığın münafıklığın, bir zerre bile eksilmemiş…     * Hastalıktan donmuş kalmış…