• KISAS HAKKI VER!

    KISAS HAKKI VER![Güldüren-Tebessüm Ettiren Hikayeler] “Üseyd (ra) şöyle anlatıyor: Bir zamanlar Ensardan bir adam vardı. O adam cemaate şakayla karışık bir konuşma yapar ve konuşmasıyla oradakileri güldürürdü. Rasulullah (as), bir çubukla onun böğrüne dürttü. Bunun üzerine Üseyd şöyle dedi: – Ey Allah’ın Rasulü! (Böğrümü acıttınız!) Bana kısas hakkı ver! Rasulullah (as): – Gel ve benden…

  • KISAS HAKKI VER!

    KISAS HAKKI VER![Resulullahtan Hikayeler] “Üseyd (ra) şöyle anlatıyor: Bir zamanlar Ensardan bir adam vardı. O adam cemaate şakayla karışık bir konuşma yapar ve konuşmasıyla oradakileri güldürürdü. Rasulullah (as), bir çubukla onun böğrüne dürttü. Bunun üzerine Üseyd şöyle dedi: – Ey Allah’ın Rasulü! (Böğrümü acıttınız!) Bana kısas hakkı ver! Rasulullah (as): – Gel ve benden hakkını…

  • Kuran-ı Kerim’in Yüksek Te’siri

        Medine’li mü’minlerin talebi üzerine, Resulullah(s.a.v.) Efendimiz, İslam’ı ve Kur’an’ı öğretmek üzere Hz. Mus’ab bin Umeyr’i onlarla beraber Medine’ye gönderdi. Hz. Mus’ab, güzel giyinen, güzel konuşan bir gençti. Habeşistan’a hicret edenler arasında da vardı.     Hz. Mus’ab ve Hz. Es’ad ibni Zürare irşad faaliyeti için bir gün Evs kabilelerinden olan Beni Zafer mahallesine gittiler. Kabile büyüklerinden Üseyd…

  • Resûlullah’a Kısas

        Abdurrahman bin Ebî Leyla radıyallahu anh şöyle anlatıyor:     Ensârdan Useyd bin Hudayr şakacı bir kimse olduğu için insanlarla konuşur ve onları güldürürdü. Bu sebeple Peygamber aleyhisselâm’ın böğrüne bir ağaç parçası ile vurmuştu. Useyd radıyallahu anh:     — Ey Allah’ın Resulü, sabır buyur da hakkımı alayım, dedi. Peygamber aleyhisselâm:     — Kısas hakkını yerine getir, benim sana yaptığım…

  • Işıklı Sopalar

        Enes radıyaîlahu anh anlatıyor:     Useyd bin Hudayr radıyallahu anh ile Abdâd bin Bişr radıyallahu anh çok karanlık, bir gecede, gecenin uzun bir vaktine kadar Allah’ın Resulünün yanında sohbette bulunmuşlardı. Sonra Peygamber aleyhisselâmm huzurundan ayrıldılar, ikisinin de elinde birer küçük sopa vardı. Birinin elindeki sopacık, yollan ayrılıncaya kadar ışık verdi ve onun ışığı ile beraber yürüdüler….