• KÖR, SAĞIR VE ÇIPLAK

    KÖR, SAĞIR VE ÇIPLAK[Mevlanadan Hikayeler] Seba şehri pek büyük bir şehirdi, öylesine büyük ki büyüklüğü bir tepsi kadar. Saba şehri aynı zamanda çok ulu, çok kocaman çok geniş, çok uzun ve çok azametli bir şehirdi, öylesine kocamandı ki tıpkı bir soğan kadar. Bu tuhaf şehirde üç tuhaf insan yaşıyordu. Biri kör, biri sağır diğeri de…

  • FİL VE TİMSAH

    FİL VE TİMSAH[Aşk Hikayeleri] Afrika’nın balta girmemiş ormanlarından birinde olağandışı bir şey olur. Genç bir filin ve bir timsahın birbirlerine aşık oldukları haberi yayılır. Hayvanların sakince yaşadığı orman bir anda yoğun bir fısıltıyla çalkalanır. “Eh bu kadarı da fazla!” diyenleri mi ararsın, “Kısmet işte!” diyenleri mi ararsın. Her telden her dilden bir şeyler söyleniyormuş. Olayın…

  • Tavşanlara Yem Olmak

        Ormanlık arazide av yasağı vardı. Memurlar ormanda devriye gezerlerken, avladığı dört tavşanla dönmekte olan küstah avcıyı yakalarlar. Memur sorar:    – Bunlar ne?    – Tabii ki tavşan! Ne olduklarını bilmez gibi ne soruyorsun?    – Peki, buradaki “Avlanmak Yasaktır” tabelasını görmedin mi?    – Gördüm tabii,,, Kör mü zannettin yoksa?    – Buna rağmen niye avlandın öyleyse?    –…

  • İmam-ı Azam’ın Feraseti

        Ekseriyeti Hazreti Ali tarafları (Alevî) olan Hemedan halkı ile Halife Mansur arasında bir anlaşma imzalanmıştı. Anlaşmaya göre, Hemedanlılar Halife’ye tabî olduklarını bildiriyorlar ve hiçbir meselede karşı gelmeyeceklerini söylüyorlardı.     — «Anlaşmayı bozduğumuz takdirde canımız ve malımız helâl olsun. Bize harp ilân edebilirsin.» demişlerdi.     Aradan bir müddet zaman geçtikten sonra sözlerinde durmadılar. Birçok meselede halifeye isyan etmeye…

  • Hazreti Peygamberimizin Rüyası

        Hazreti Peygamberimiz s.a.s. Efendimiz bir sohbetinde eshab-ı kirama bir rüyasını şöyle anlattılar:     Dün gece rüyamda, yanıma iki kişi geldi. Ben kim olduklarını sordum. Söylemediler… Bana:     — Yürü, beraber gidelim, dediler. Beraber yürümeye başladık. Biraz ileride, arkasını yaslanmış bir adam gördüm. Onun başının ucunda başka bir adam, ona taş taşıyor ve taşıdığı taşlarla adamın başını eziyordu….

  • Timur İle Çalgıcı

        Aksak Timur Hindistan’a gittiğinde ” Hint çalgıcılarının pek maharetli olduklarını büyüklerden duymuştum” dedi ve çalgıcıları çağırdı.     Görme özürlü bir çalgıcı huzura gelip tar çalmaya başladı. Padişah çok memnun kaldı ve çalgıcıya adını sordu.     – Adım Devlet’tir efendim.     – Devlet kör olur mu hiç?     – Devlet kör olmasaydı, topalın evine gelir miydi hiç?

  • Anadolu Ve Çin Ressamları

       Bir gün Çinliler resimde daha usta olduklarını iddia etmişler. Anadolulular da “Bunda biz daha kuvvetliyiz ” demişler.    Devrin padişahı “Hanginizin daha usta olduğunu anlamak için imtihan etmek gerek” demiş.    Çinliler ve Anadolulular hazırlanmışlar. Anadolulular daha ustaymışlar.    Çinliler “Birer odaya girip ayrı ayrı resim yapalım ” demişler.    Arasında perde olan karşılıklı iki oda varmış. Birine Çinliler,…