ÖLÜMÜNÜ SEVMEK
ÖLÜMÜNÜ SEVMEK[Hazır Cevaplar Espriler] Nüktedan birine, bir hasmını kastederek sormuşlar: – Onun hiç mi sevilecek bir yanı yok? – Elbette var: Ölümü! ________________________Hazırlayan: Kerim Melleş, www.hikayearsivi.net
ÖLÜMÜNÜ SEVMEK[Hazır Cevaplar Espriler] Nüktedan birine, bir hasmını kastederek sormuşlar: – Onun hiç mi sevilecek bir yanı yok? – Elbette var: Ölümü! ________________________Hazırlayan: Kerim Melleş, www.hikayearsivi.net
MUZ ŞAKASI[Hazır Cevaplar Espriler] Rahmetli Ekrem Hakkı Ayverdi çok neşeli ve nüktedan bir insandır. Bir gün çok sevdiği ve şakalaşmaktan zevk aldığı yaşlı kayınvalidesi Pakize Hanım’a bir sürpriz hazırlar. Soyduğu bir muzu yedikten sonra boş kabuğuna mutfaktaki patates püresini doldurur. Ardından buzdolabına koyarak dondurur. Pakize Hanım muz isteyince de dolaptan çıkartıp yedirir. Kadıncağız muzun tadında…
POSTEKİ ÜSTÜNDE[Hazır Cevaplar Espriler] Nüktedan bir adam olan Mahmut Ratib Bey, üstünde namaz kıldığı postekiyi yatağına serer, üstüne uzanır yatarmış. Sabahleyin çevresindekilere gülerek: – “Vallahi sabaha kadar posteki üstünde idim”, diyerek espri yaparmış. ________________________Hazırlayan: Kerim Melleş, www.hikayearsivi.net
Nüktedan birini bir suçtan dolayı tutuklayıp padişahın huzuruna çıkardılar. Suçu sabit olduktan sonra padişah – “Burnunu delin şunun!” diye emir verince nüktedan adam – “Hünkarım; vallahi burnumda iki delik var ve üçüncü deliğe de hiç ihtiyacım yok!” cevabını verdi. Bunun üzerine padişah güldü ve suçluyu bağışladı.
Nüktedan biri bir bedeviyle yolculuk ediyordu. Yolda bedeviye sordu: – Adın ne? – Matar, yani yağmur. – Künyen nedir? – Ebul-gays, yani yağmurun babası. – Babanın adı ne? – Ebul-feyz yani akarsuyun babası. – Annenin adı ne peki? – Sihâb yani bulut. – Onun künyesi ne? – Ummul-bahr yani denizin anası. – Allah aşkına bekle…
Tahran kavşaklarından birinde kırmızı ışık yanınca bir otomobil durdu. Direksiyonda da bir hanım vardı. Sarı ışık yandı, yeşil ışık yandı ama otomobil yerinden kımıldamadı. Nihayet nüktedan bir insan olan trafik polisi otomobilin yanına geldi ve bayan sürücüye: – “Afedersiniz hanımefendi, renklerimizin hiçbirini de mi beğenmediniz?” dedi.
Nüktedan biri dervişlerden birinin evine konuk oldu. Derviş evin tavanını zayıf ve ince tahtalarla kapatmıştı. Ağır yük altında tahtalardan çıtır çıtır sesler geliyordu. Konuk ” Derviş ! Beni bu evden başka bir yere götür. Korkarım bu tavan çökecek!”dedi. Derviş: Korkma, korkma. Tahtaların zikir ve tespih sesidir bu. Konuk: Zikir çeke çeke tahtalar vecde gelir ve…
Arapların nüktedan şahsiyetlerinden biri olan Cuha çocukluğunda bir terzinin yanında çıraklık yapıyormuş. Bir gün ustası dükkana bir kase bal getirmiş. Bir iş için dükkandan ayrılırken de Cuha’ya: – “Bu kâsede zehir var. Aman yerim deme; ölürsün yoksa!” diye sıkı sıkı tembihlemiş. Cuha da: – “Benim neyime?” demiş ama usta gider gitmez elindeki yamanacak elbiseyi sarrafa…