Geveze Kurbağa Masalı | Resimli ve Görüntülü Masal
Geveze Kurbağa Masalı masalını resimli metin, görseller ve görüntülü video anlatımıyla okuyun ve izleyin. Çocuklar için eğitici ve öğretici masal içeriği.
Geveze Kurbağa Masalı masalını resimli metin, görseller ve görüntülü video anlatımıyla okuyun ve izleyin. Çocuklar için eğitici ve öğretici masal içeriği.
KURBAĞA İLE FARE[Mevlanadan Hikayeler] Bir fare bir gün bir su kenarında bir kurbağa ile tanışarak arkadaş olur. Her ikisi de bu arkadaşlıktan çok memnun oldular ve her sabah buluşmak üzere bir yer tayin ettiler, böylece ikisi de kararlaştırılan saatte aynı yerde buluşuyor, konuşup dertleşiyorlardı. Bu böylece uzun süre devam etti. Fare yuvasından, kurbağa sudan çıkarak…
Kurbağa bir öküz görmüş çayırda, Bayılmıs boyuna posuna. Kendisi yumurta kadar yok, İlle de öküze benzeyecek: Ikınmış, sıkınmış, gerinmiş, Kabardıkça kabarmış, şiştikçe şişmiş. Bir yandan da dişisine sorarmış:— Nasıl, hanım, öküz kadar oldum mu?— Nerde, demiş hanım.— Al öyleyse, demiş, Biraz daha şişmiş:— Şimdi nasılım?— Vazgeç bu sevdadan canım.— Sen dur hele, demiş bücür kurbağa,…
Kadının biri bir gün ormanda gezinirken tuzağa yakalanmış bir kurbağa görmüş. Kurbağa ona, “Beni bu tuzaktan kurtarırsan, sana 3 dilek hakkı tanıyacağım”. demiş. Kadın onu kurtarmış ve kurbağa da: – “Teşekkür ederim, ama sana dileklerinle ilgili bir koşulu söylemeyi unuttum. Ne dilersen dile, dileğinin 10 katı iyisine ve fazlasına kocan da sahip olacak!”…
Zünnun-i Mısri’nin şöyle dediği rivayet edilmiştir : Bir gün elbiselerimi yıkamak için Nil nehrinin kenarına gitmiştim. Nehrin kenarında dururken, bir de baktım ki, görülmemiş şekilde büyük bir akrep bana doğru geliyor. Çok korkmuştum. Beni onun şerrinden koruması için Cenab-ı Hak’ka sığındım. Akrep nehre geldiğinde, sudan büyük bir kurbağa çıkıp akrebe doğru geldi….
Akşamın ilk karanlığıyla, gün yuvasına dönüş hazırlıklarını yapıyordu. Evdeki telaş annenin yüzünden yansıyordu. Baba daha sakin bir tavırla hanımını rahatlatmaya çalışıyordu. Bütün gayretlerinin boşuna olduğunu anlaması çok uzun sürmedi. İşin aslı, kendisi de içten içe tedirginlik yaşıyordu. Bu vakte kalmaları hiç uygun değildi. Başlarına istenmeyen bir şey gelse; ne yapacaklardı? Kimden yardım isteyecek,…
Günlerden bir gün … Kurbağa yarışı varmış. Hedef çok yüksek bir kulenin tepesine çıkmakmış. Bir sürü kurbağada arkadaşlarını seyretmek için toplanmışlar.Gerçekte hiçbiri yarışmacıların kulenin tepesine çıkacaklarına inanmıyorlarmış. Sadece şu sesler duyuluyormuş; – “Zavallılar! Hiçbir zaman başaramayacaklar” Yarışmaya başlıyan kurbağalar kulenin tepesine çıkamayınca teker teker yarışmayı bırakmışlar… İçlerinden sadece bir tanesi inatla ve yılmadan kuleye…
Ayşelerin sınıfı o gün yine bir âlemdi. Biraz önce tabiat dersine başlamışlardı. Dersin konusu kurbağa idi. Öğretmen, sınıfa deney için bir kurbağa getirmişti. Öğrenciler, labaratuvar masası çevresinde toplanmışlar, öğretmenlerinin ders ve deneyle ilgili açıklamalarını dinliyorlardı. Bayan öğretmen, birara şöyle dedi: – Kurbağaların dilleri avlarını yakalamak için hızla, mancınığa benzer bir görünümde, ileri fırlar, avını yakalayışı…
Lor, ayran satın almıştı, ama ayrancı, içinde bir kaç kurbağa yavrusunun bulunduğu suyu karıştırıvermişti ayrana kaşla göz arasında. Lor, ayranı içmeye niyetlenmiş ti kurbağa yavruları bağırmaya başladılar. Lor hiç istifini bozmadan – “Varrık da deseniz vurruk da deseniz içeceğim, parasını verdim” dedi.
Bir gölde iki kazla bir kurbağa yaşarlarmış. Pek iyi geçinip giderlermiş. Bir gün gölün suyu çekilmeye ve göl kurumaya başlamış. Bir başka göle gitmeyi düşünmüşler, fakat kurbağayı oraya nasıl götürelim diye düşünürlerken akıllarına şöyle bir şey gelmiş: Kazlar ayaklarına bir sopa alacaklar ve kurbağa o sopayı ağzı ile ısıracak hiç ağzını açmadan kazlarla havadan gideceklermiş….