• Pis Kokusundan Dolayı Kovulan Elçi

        Veli lakaplı II. Bayezid’in padişahlığı döneminde İstanbul’a, Moskova kralının elçisi sıfatıyla Mihail Plachtneef isimli biri gelmiştir…    Bu adamın, insanı istifra ettirecek kadar pis kokmasından dolayı yıkanması için hamama götürüldüğünde, bu keferenin hayatında hiç hamam görmemiş olup yıkanmak ve çamaşır değiştirmek adetine aşina olmadığı ve kimse ile görüştürülmeden pisliğinden dolayı İstanbul’dan kovulduğu aktarılmaktadır… Kaynak: Murat,…

  • Hazır Cevap

         Fransa Kralı III Napolyon’un, Paris’te Osmanlı Devleti Büyükelçisi olarak bulunan Ahmet Vefik Paşa ile konuşması esnasında bir ara alaylı bir şekilde:    – Sen kendini Yavuz Sultan Selim’in elçisi mi zannediyorsun?” demesi üzerine Ahmet Vefik Paşa da büyük bir hazır cevaplıkla:     – Öyle olsaydım, siz Fransa’da imparator olarak bulunamazdınız, cevabını vermiştir.

  • Yama

        İncili Çavuş, Osmanlı elçisi olarak Fransa kralına gönderildiğinde, elbiselerinin bazı yerlerinde yama varmış. Kral bunları görünce dayanamayıp:    – Bana senden başka gönderecek adam bulamadılar mı? diye sorunca, İncili Çavuş:    – Osmanlılar, adama göre adam gönderirler, cevabını vermiş. Beni de sana göndermelerinin hikmeti bu olsa gerek. Hazırlayan:www.hikayearsivi.net | KuTuL KuLuB

  • Bir Hazır Cevap

        Fransa Kralı III Napolyon’un, Paris’te Osmanlı Devleti Büyükelçisi olarak bulunan Ahmet Vefik Paşa ile konuşması esnasında bir ara alaylı bir şekilde:    – “Sen kendini Yavuz Sultan Selim’in elçisi mi zannediyorsun?” demesi üzerine Ahmet Vefik Paşa’nın da büyük bir hazır cevaplıkla:     – “Öyle olsaydım, siz Fransa’da imparator olarak bulunamazdınız” cevabını vermiştir…Kaynak: Sızıntı dergisi, Ocak/1989,…

  • Biz Kiminle Savaşacağız

        Osmanlı Devleti ile Avusturya arasında 1664 yılında Vasvar Antlaşması imzalanmıştı. Bu anlaşmanın uzun ömürlü olmayacağı belli idi. Ancak Avusturya elçisi bu anlaşmanın 40 yıl sürmesini istiyordu.     Fazıl Ahmed Paşa elçinin bu isteğine kızmış ve şöyle demişti:     – 40 yıl sizinle barış halinde bulunursak, sonra biz kiminle savaşacağız? Hazırlayan:www.hikayearsivi.net | KuTuL KuLuB

  • Yama

        İncili Çavuş, Osmanlı elçisi olarak Fransa kralına gönderildiğinde, elbiselerinin bazı yerlerinde yama varmış. Kral bunları görünce dayanamayıp:    – Bana senden başka gönderecek adam bulamadılar mı? diye sorunca, İncili Çavuş:    – Osmanlılar, adama göre adam gönderirler, cevabını vermiş. Beni de sana göndermelerinin hikmeti bu olsa gerek. Hazırlayan:www.hikayearsivi.net | KuTuL KuLuB

  • Petrolü Ceplerinde Götürmeyecekler Ya…

        Petrol, 1850’li yıllarda ilk olarak Romanya’da bulundu. 1870’li yıllarda da Ortadoğu’nun petrol yatağı olduğunun anlaşılması üzerine, fabrika sahibi ülkeler enerji temini için bu toprakları bütün şartları zorlayark ele geçirmeye çalışmıştır.    Bu tarihlerde petrol yatağı Ortadoğu, Osmanlı’nın bir parçası idi. Ve Osmanlı’nın başında II. Abdülhamit vardı.    İlk sanayi devrimini başlatan İngilizler, Musul bölgesindeki petrol varlığını…

  • Makam Sahibi Olmanın Yolu

        Avusturya’nın, Kanuni dönemi elçisi O. G de Busbecg şunları söyler:    “Filancanın neslinden geldiği için hiç kimseye diğerlerinden üstün bir rütbe verilmez. Herkes memuriyet derecesine göre saygı ve itibar görür. Bu sebeple, merasimlerde önde bulunmak, diğerinin yerine göz dikmek gibi kavgalar yoktur.    Görev ve memuriyetler herkesin liyakat, seciye, kabiliyetine göre bizzat sultan tarafından verilir. Bunu…

  • Casusa İstediği Her Şeyi Gösterin!..

        Alman İmparatoru Şarklen’in Türkiye’deki elçisi tarafından “Dünyanın en güçlü ordusu” olarak tanımlanan Türk Ordusu, Birinci Viyana kuşatmasından önce Budapeşte önüne gelmiş, şehri kuşatmıştı.     Etrafta dolaşan şüpheli birini yakalayan askerler onu doğruca Başvezir İbrahim Paşa’nın huzuruna çıkardılar.     İbrahim Paşa ile o adam arasında şöyle bir konuşma geçti:     “- Sen kimsin?”     “- Kral Ferdinand’ın subayyım efendimiz!”     “-…

  • Rum Elçisi

        “Rum elçisi, Medine-i Münevvere’ye siyasi bir görüşme için gelir. Halife Hz. Ömer’in sarayını sorar. Sorduğu kimseler:     “Halife’nin köşkü yoktur. Onun parlak bir gönül sarayı vardır. Kendisinin dünyaya aid yalnız, fakirlerin ve gariblerin barındığı gibi bir kulübesi vardır.” derler.     Rum elçisinin bu sözler üzerine dehşeti ve hayreti artar. Yükünü, atını, hediyelerini başıboş bırakır….