• TEVEKKÜL

    Tevekkül eden ve etmeyenin misalleri, şu hikâyeye benzer: Vaktiyle iki adam, hem bellerine hem başlarına ağır yükler yüklenip büyük bir sefineye bir bilet alıp girdiler. Birisi, girer girmez yükünü gemiye bırakıp üstünde oturup nezaret eder. Diğeri, hem ahmak hem mağrur olduğundan yükünü yere bırakmıyor. Ona denildi: “Ağır yükünü gemiye bırakıp rahat et.” O dedi: “Yok,…

  • KULUN ZANNI

    Ölümünden sonra, Eksam’ın oğlu Yahya, rüya aleminde göründü. Ona denildi k: – Allah sana ne gibi bir muamele yaptı? Dedi ki: – Allah beni huzurunda durdurdu ve buyurdu: “Ey kötü ihtiyar, sen ne yaptın?” Bunun için, Allah’ın bildiği korku beni tuttu. Sonra dedim ki: “Ya Rab, ben seni bu şekilde halkına tanıtmadım.” Cenab-ı Hak: “Benden…

  • Bir Hükümdarın Zulmü

        Suheyb radıyallahu anh, Peygamber aleyhisselâmın şöyle buyurduğunu anlatıyor:     Sizden önce yaşayan kavimlerden birinin bir hükümdarı vardı. Bu hükümdarın sihir yapan bir adamı vardı. Bu sihirbaz, ihtiyarlayınca, hükümdara:     — Ben artık yaşlandım, bana genç birini gönder de ona sihri öğreteyim, dedi. Hükümdar kendisine sihir Öğretmesi için bir genç gönderdi. Genç, sihirbaza giderken, yolda bulunan bir rahibe…

  • Namaz Ve Mir’aç

        Malik bin Sa’saa radıyallahu anh Peygamber aleyhisselâmıh şöyle buyurduklarını anlatıyor:.     Ben Kâbe-i Muazama’da iki kişinin arasında uyku ile uyanıklık arasında yatmakta iken, içi îman ve hikmetle dolu, altından bir leğen getirdiler. Boğazımdan karnıma kadar göğsümü yardılar. Zemzem suyu ile yıkayıp, îman ve hikmetle doldurdular. Katırdan küçük merkepten ise büyük, burak denilen bir hayvan getirdiler. Cibril…