• HİÇ SOLMAYAN GÜL

    HİÇ SOLMAYAN GÜL[Aşk Hikayeleri] Eski zamanlardan birisinde, bir bahçıvan yaşardı. Bu bahçıvan gençti, ama mesleğinin zirvesindeydi. En güzel ağaçları, en güzel çiçekleri o yetiştirir; zenginler bahçelerini ona yaptırmak için ricada bulunurlardı. İnsanlar onun bahçesini hayranlıkla seyretmeye, şehirdeki diğer bahçıvanlar da saygıyla akıl danışmaya gelirlerdi. Genç bahçıvan en çok çiçekleri, çiçeklerden de gülleri severdi. Onun yetiştirdiği…

  • Yolcu

        Yaşamın anlamını kavramak için dünyayı dolaşmaya çıkan bir genç, gezdiği ülkelerden birinde ünlü bir bilgeyi ziyarete gitmişti.     Gezgin genç, bilgenin yaşadığı evde, tüm duvarların kitaplarla kaplı olduğunu gördü.     Fakat evi dikkatle gözden geçirdikten sonra , yerde bir kilim, duvar dibinde yatak olarak kullanılan bir sedir, ortada ise bir masa ve sandalyeden başka evde hiçbir eşyanın…

  • Mutluluğun Sırrı

        Bir tüccar Mutluluğun Sırrı’nı öğrenmesi için oğlunu insanların en bilgesinin yanına yollamış. Delikanlı bir çölde kırk gün yürüdükten sonra, sonunda bir tepenin üzerinde bulunan güzel bir saraya varmış. Söz konusu bilge burada yaşıyormuş.     Bir ermişle karşılaşmayı bekleyen bizim kahraman, girdiği salonda hummalı bir manzarayla karşılaşmış: Tüccarlar girip çıkıyor, insanlar bir köşede sohbet ediyor, bir orkestra…

  • Mutluluğun Gizi

        Bir tüccar Mutluluğun Gizi’ni öğrenmesi için oğlunu insanların en bilgesinin yanına yollamış. Delikanlı bir çölde kırk gün yürüdükten sonra, sonunda bir tepenin üzerinde bulunan güzel bir şatoya varmış. Söz konusu bilge burada yaşıyormuş.     Bir ermişle karşılaşmayı bekleyen bizim kahraman, girdiği salonda hummalı bir manzarayla karşılaşmış: Tüccarlar girip çıkıyor, insanlar bir köşede sohbet ediyor, bir orkestra…

  • Mutluluğun Gizi

       Bir tüccar, “Mutluluğun Gizi”ni öğrenmesi için oğlunu insanların en bilgesinin yanına yollamış…    Delikanlı bir çölde kırk gün yürüdükten sonra, sonunda bir tepenin üzerinde bulunan güzel bir şatoya varmış. Söz konusu bilge burada yaşıyormuş. Bir ermişle karşılaşmayı bekleyen bizim kahraman, girdiği salonda hummalı bir manzarayla karşılaşmış:    Tüccarlar girip çıkıyor, insanlar bir köşede sohbet ediyor, bir orkestra…