– Zenginin medhi varlıkla, fakirin medhi de yoklukla değildir. Medih, ancak ikisinin de üzerlerine düşen vazifelerin şartlannı yerine getirmelerine bağlıdır.
Deniliyor ki: Ebül-Abbas bin Atâ, bu hususta Cüneyd’e muhalefet etti. Ve dedi:
– Şükredici zengin, sabredici fakirden daha üstündür.
Bunun üzerine Cüneyd, ona bedduada bulundu da, O’na, çocuklarının öldürülmesi, mallarının yok edilmesi ve on dört sene aklının gitmesinden ibaret olan bela ve musibetler isabet etti.
Hazret: “Cüneyd’in bedduası bana isabet etti” derdi. Ve sonunda “sabredici fakir”in “şükredici zengin”den daha üstün olduğu fikrine döndü.
Hazırlayan: A.Kerim Melleş www.facebook.com/KerimMelles
Kaynak: İhya’dan Hikayeler (Mahmut Yılmaz – Harf Yayınları)
www.hikayearsivi.net
OKUDUN
0%
TEBRİKLER… Bu hikâyeyi sonuna kadar okudun.

Beni hiç doyurmadı,bahsettiğiniz konular azda dini bilgisi olan insan bile bildiği konu,bencu siteye daha anlamlı ve ilmi değeri yüksek konular koymanız,bu gibi konular sitenin bilgi ve kültür sevisesin ortaya koymaktdadır. Elbette Allah bütün mahlukatın ve eşyanın üzerindedir. o isterse herşeyi istediği şekilde ihya ve imha eder. saygılar.
Eeee kainatı yaradan allah her şeyi değiştirir yeterki ona ilk elden istekter bulunulsun.sevgili derya allah isterse normalde üstün görüleni bir emriyle tersine çevirebilir.hikayede bu anlatılmakta.
hiç birşey anlamadım