Uzak bir şehirde zengin bir ailenin su ihtiyacını karşılamakla görevli bir sucu yaşarmış. Sucu, boynuna astığı uzun bir sopanın uçlarına taktığı iki büyük kovayla her gün yakındaki ırmaktan zengin ailenin oturduğu eve su taşırmış.
Kovalardan biri çatlakmış ve yol boyu su sızdırıyormuş. Sağlam olan kova her seferinde ırmaktan patronun evine giden yolu dolu olarak tamamlarken çatlak kova içine konan suyun sadece yarısını eve ulaştırabiliyormuş. Bu durum uzun zaman böyle devam etmiş. Sağlam kova başarısıyla gurur duyarken, zavallı çatlak kova görevinin sadece yarısını yerine getiriyor olmaktan dolayı üzülüyor, kendinden utanıyormuş.
Bir gün çatlak kova, ırmağın kıyısında sucuya seslenmiş:
“Senden çok özür dilerim, lütfen beni affet. Kendimden utanıyorum.
Kova üzgün bir ses tonuyla konuşmasına devam etmiş. Çünkü yıllardır çatlağımdan su sızdığı için taşıma görevini layıkıyla yapamıyorum. Bu kusurumdan dolayı sen de bu kadar çalışmana rağmen, emeklerinin tam karşılığını alamıyorsun.”
Sucu şöyle demiş: “Eve dönerken yolun kenarındaki çiçeklere dikkat etmeni istiyorum.”
Gerçekten de tepeyi tırmanırken çatlak kova, patikanın bir yanında güneşin ısıttığı yabani çiçekleri görmüş. Fakat yolun sonunda yine suyunun yarısını kaybettiği için kendini kötü hissetmiş ve yine sucudan özür dilemiş.Sucu kovaya sormuş:
“Yolun sadece senin tarafında çiçekler olduğunu ve diğer kovanın tarafında hiç çiçek olmadığını fark ettin mi? Bunun sebebi benim senin kusurunu bilmem ve ondan yararlanmamdır. Yolun senin tarafına çiçek tohumları ektim ve her gün biz ırmaktan dönerken sen onları suladın. Kaç zamandır ben bu güzel çiçekleri toplayıp onlarla patronumun sofrasını süsleyebildim. Sen böyle olmasaydın o, evinde bu güzellikleri yaşayamayacaktı.
Hepimizin kendimize has kusurları vardır. Hepimiz aslında çatlak kovalarız. Eğer kendimizi tanır, kusurlarımızı bilirsek pekâlâ bizler de böylesi güzelliklere neden olabiliriz.
Kerim Melleş, Başarı Yolunda. www.hikayearsivi.net

BU HİKAYEYİ OKUYANLAR ŞUNLARI DA OKUDU