FİL NEDİR?
[Mevlanadan Hikayeler]
Hintliler karanlık bir ahıra bir fil koyup o güne kadar hiç fil görmeyen insanlara onu göstermek istediler.
Fili görmek için o karanlık yere birçok insan toplandı. Fakat filin bulunduğu yer o kadar karanlıktı ki hiçbir şey görünmüyordu. Onun için insanlar file elleriyle dokunmaya, ellerini filin orasına burasına sürmeye başladılar.
Bunlardan birisi filin hortumuna dokundu; dışarıya çıkınca sorduklarında:
“Fil bir oluğa benzer, bir oluktur.” dedi.
Başka birisi filin kulağına dokunda o da:
“Fil bir yelpazeye benzer.” dedi.
Bir başkası filin ayağını tuttu:
“Fil bir direğe benzer.” dedi.
Birisi de filin sırtına dokundu: “Fil bir tahta benziyor.” dedi.
Böylece herkes filin neresini tuttuysa fili öyle sandı ve ona göre anlatmaya başladı. Her birinin anlattığı başka başkaydı. Fakat eğer ellerinde bir mum olsaydı, ayrılık kalmaz herkes aynı şeyi görür, aynı şeyi anlatırdı.
▪️ Duygu gözü ancak avuca benzer, avuç bütün fili birden elleyemez ki.
________________________
Kaynak: Mesnevi’de Geçen Bütün Hikayeler (Mehmet Zeren)-Semerkand Yay.
Hazırlayan: Kerim Melleş, www.hikayearsivi.net
OKUDUN
0%
TEBRİKLER… Bu hikâyeyi sonuna kadar okudun.

BU HİKAYEYİ OKUYANLAR ŞUNLARI DA OKUDU