YAZ MEVSİMİ BOYUNCA Erek Dağında kalmış, derslerine burada devam etmişlerdi.
Bir gün talebeleriyle birlikte gezmeye çıkmışlardı. Ders aralarında sık sık yaptıkları bir şeydi bu…
Sadece ders okumakla kalmaz, varlıklar üzerinde tefekkür de ederlerdi. Her bir varlık Allah’ı tanıtan bir sanat eseriydi…
Dağlarda bol miktarda yaban elması vardı.
Talebelerinden biri gruptan ayrıldı ve hemen az ilerideki bir elma ağacından bir yaban elması kopardı. Yemeye başladı.
Bediüzzaman bunu gördü ve talebesini yanına çağırdı. “Kardeşim, o elmayı niye kopardın?” dedi.
“Üstadım, canım elma çekmişti. Ben de kopardım, yiyorum” diye cevap verdi talebesi…
Bediüzzaman:
“Bu meyveler, yaban hayvanlarının rızkıdır.” dedi. “Onların kısmetine dokunmamamız lâzım.”
Ve ekledi:
“Bizim payımız bağlarda ve bahçelerdedir. Cenâb-ı Allah bizim rızkımızı oralarda veriyor.”
Hazırlayan: A.Kerim Melleş www.facebook.com/KerimMelles
Kaynak: Bediüzzaman’la Yaşayan Öyküler-2 (Ömer Faruk Paksu) – Nesil Yay.
www.hikayearsivi.net
OKUDUN
0%
TEBRİKLER… Bu hikâyeyi sonuna kadar okudun.

BU HİKAYEYİ OKUYANLAR ŞUNLARI DA OKUDU