• OKUR YAZAR DEĞİL, AMA AÇ…

    OKUR YAZAR DEĞİL, AMA AÇ…[Hazır Cevaplar Espriler] Süleyman Nazif, Mehmet Akif’le birlikte yürürken, yanlarına yaklaşan bir adam, aç kaldığını söyleyerek para istemiş. Nazif adama, “Sen okur yazar mısın?” diye sormuş. “Hayır” karşılığını alınca da hayret içinde kalmış. Dostu Akif’e dönerek: – Şaşılacak şey!.. Nasıl olur da okur-yazar olmayan bir adam aç kalır, demiş. ________________________Hazırlayan: Kerim…

  • DİLENCİNİN DUASI

    DİLENCİNİN DUASI[Mevlanadan Hikayeler] Dilencinin biri gönül ehli Geylanlı birisinden bolca bir ihsan alınca ona şöyle dua etti: “Yarabbi sen bu cömert kulunu sağ salim evine barkına kavuştur.” Bunu duyan gönül ehli kızarak şöyle dedi: “A çirkin herif eğer ev bark benim gördüğüm ev barksa oraya Allah (c.c.) seni kavuştursun.” dedi. ________________________Kaynak: Mesnevi’de Geçen Bütün Hikayeler…

  • İŞÇİNİN ORUCU

    İŞÇİNİN ORUCU[Hazır Cevaplar Espriler] Adamın biri, amele pazarına gidip çalıştırmak istediği kişiye: – Ne kadar ücret istersin? diye sorar. – 3 Öğün karın tokluğuna çalışırım, cevabını alınca da, işçinin iri cüssesine bakıp: – Beni bağışla, seni götüremeyeceğim, der. Adamın vazgeçmek üzere olduğunu anlayan işçi: – Pazartesi ve Perşembe günlerinde oruç tutarım, deme ihtiyacını hisseder. ________________________Hazırlayan:…

  • KIPTİNİN HÂLİ

    KIPTİNİN HÂLİ[Mevlanadan Hikayeler] Mısırlı bir kıpti susuzluktan bunalıp İsrailoğullarından birinin evine girdi, ona: “Ey felan, dedi. Ben seninle dostum, arkadaşım, biliyorsun Hz. Musa (a.s) büyü yaptı onun için Nil’in suyu bize kan kesildi. İsrailoğulları Nil’den alınca duru su oluyor, biz alınca kızıl kan oluyor. Onun için susuzluktan ölüp gidiyoruz. Gel kendin için bir tas su…

  • İŞÇİNİN ORUCU

    İŞÇİNİN ORUCU[Ramazan-Oruç Hikayeleri] Adamın biri, amele pazarına gidip çalıştırmak istediği kişiye: – Ne kadar ücret istersin? diye sorar. – 3 Öğün karın tokluğuna çalışırım, cevabını alınca da, işçinin iri cüssesine bakıp: – Beni bağışla, seni götüremeyeceğim, der. Adamın vazgeçmek üzere olduğunu anlayan işçi: – Pazartesi ve Perşembe günlerinde oruç tutarım, deme ihtiyacını hisseder. ________________________Hazırlayan: Kerim…

  • TAŞ KALPLİLİK

    TAŞ KALPLİLİK[Hazır Cevaplar Espriler] Süleyman Nazif, Abdullah Cevdet’i hiç sevmezdi. Bir gün hastalandığını duyduğunda “Neymiş hastalığı?” diye sordu. – “İdrar kesesinde taş varmış!” cevabını alınca, Abdullah Cevdet’in merhametsizliğini hatırlayan Nazif, bu defa şöyle dedi: “Desenize, taşlaşmış kalbi oraya düşmüş!” ________________________Hazırlayan: Kerim Melleş, www.hikayearsivi.net

  • Bizans’ın İstanbul Efsaneleri

        Türkler İstanbul’u kuşatırken papazın biri bir tavada yedi balık kızartıyormuş. Balıkların bir tarafı kızarmış, papaz bunları tavada çevireceği sırada yanına gelen bir adam Türklerin şehri zabtettiklerini söylemiş. Papaz da şu cevabı vermiş:     – Türkler hiçbir zaman bu şehre ayak basamazlar. Benim buna inanmam için şu kızarmış balıkların canlanması lazım.     Papaz bu sözü…

  • Bu Perdeyi Ben Buldum

        Bir ahbap topluluğunda Hoca’nın eline iş olsun diye, bir saz tutturmuşlar :     – Hadi bize güzel bir şeyler çal da dinleyelim! demişler.     Hoca, sazı eline alınca mızrabı bir aşağı bir yukarı teller üzerinde rastgele dolaştırmaya ve böylece tuhaf tuhaf sesler, gıcırtılar çıkarmaya başlamış :     – Ama Hoca demişler, saz dediğin böyle mi çalınır?Perdeler üzerinde usuliyle…

  • Hak Yola Getiren İki söz

       Büyük erenlerden Hasan Basrî, bir gün arkadaşlarıyla birlikte yolda giderken memleketinin tanınmış devlet büyüklerinden birinin oğlu ile karşılaşır. Devlet büyüğünün oğlu yağız atının üzerine kurulmuş, beraberinde de hizmetçileri, bütün sükse ve ihtişamıyla yoluna devam etmektedir.    Hasan Basrî yolun ortasında durarak hoş beşten sonra devlet büyüğünün oğluna şöyle seslenir: “Ey devlet büyüğünün oğlu!.. Sizler her şeyi…

  • Kralın Rüyası

       Bir varmış, bir yokmuş. Evvel zaman içinde bir kral yaşarmış. Bu kralın güzel mi güzel , cesur mu cesur bir oğlu varmış.    Bir gece kral rüyasında fakir bir kadın görmüş. Bu kadın evlere temizliğe gidermiş. Bu kadının da çelimsiz ama çok güzel bir kızı varmış. İşte bu kız kralın biricik oğluyla evlenecekmiş.    Kral uykusundan uyanınca…