Cüneyd-i Bağdadi
Mübarek vefat edeceği gün çok korkulu ve üzgündürler. Yüzleri kül gibi olmuş rengi uçmuştur. Talebeleri bu halden çok ürkerler. Hatta içlerinden biri:
– ‘Aman efendim’ der, ‘Biz sizin şefaatiniz ile kurtulmayı ümid ediyoruz. Eğer siz bu kadar sıkıntı çekerseniz bizim halimiz nice olur?
– Ey dostlarım yetmiş yıllık ibadetimi kıldan ince bir ipe astılar. Kâh o yana, kâh bu yana sallanıyor ve ben bu esintinin kabul yeli mi?, red rüzgârı mı? olduğunu bilemiyorum.
Naaşını yıkayan talebesi su ulaştırmak için mübarek gözlerini aralamaya çalışır. Melekler dile gelir,
– ‘Kendini yorma’ derler, ‘Cüneydin gözü Allah’ın zikri ile kapanmıştır ve onun didarını görmeden açılmaz.’
Talebelerinden biri onu rüyasında görür. Merakla sorar:
– Efendim, Allah-ü teâlâ size nasıl muamele etti?
– İlim ve marifet dolu sözlerimin hiçbir faydası olmadı. Sadece gece kıldığım namazlar imdadıma yetişti.
OKUDUN
0%
TEBRİKLER… Bu hikâyeyi sonuna kadar okudun.

akibetımı düşünemıyorum:(