Rahmetli Osman Yüksel Serdengeçti ile Şair Nazım Hikmet hapishanede aynı koğuşa düşerler. Bir gün Osman Yüsekl, Nazım’a der ki;
– Yahu Nazım, şu komünizm nasıl bir şey, bana anlatsana!
Nazım bunu abartmaktansa, bunu eylemsel bir şekilde anlatmayı düşünür ve der ki;
– Sok elini şu cebime bakayım!
– Tamam…
– Kaç kuruş var?
– Tam elli kuruş…
– Al öyleyse, yirmi beşi senindir. İşte Komünizm… Yani paylaşmak…
Aradan bir zaman geçer. Nazım’a yüklü bir para gelir. Osman Yüksel de bunu fark eder, tekrar gelir ve der ki;
– yahu Nazım, şu komünizmi bana bir daha anlatsana…
Ancak Nazım bu kez oaradan hiç konu açmaz, işin başka taraflarını anlatır. Buna kızan Osman Yüksel, daha önce kendisinden alıp sakladığı yirmi beş kuruşu yüzüne doğru fırlatarak şöyle der;
– Al şunu! Senin yirmi beş kuruşluk Komünizmine t…..!
Bölüm: Kanun Adamları Ve Mahkumlarla İlgili Hikayeler
Kaynaklar: Tarihi Öyküler(Ebubekir Subaşı)-Timaş Yay.
Hazırlayan: KuTuL KuLuB
www.hikayearsivi.net
OKUDUN
0%
TEBRİKLER… Bu hikâyeyi sonuna kadar okudun.

Komünizm çıkış tarzı itibariyle paylaşımcı değil, aksine saldırarak elde etmeyi hedefleyen bir sistemdir. Sosyal dayanağı ise materyalizimdir. Yani maddeye esir olmak. Maddeye kulluk eden bir insanda merhametin zerresini bulamazsınız. Dolayısı ile öyle bir sistemden paylaşımcılık beklemek mümkün mü? Nazım’ın tabi olduğu sistemin fikir babası olan Karl Marks öldüğünde karısının "Kapital’i yazacağına, bana biraz kapital bıraksaydı" dediğini tarih kitapları yazıyor.