Resimli Hikayeler – Küçük Karıncanın Büyük Dersi
KÜÇÜK KARINCANIN BÜYÜK DERSİ
Güneşli bir ormanın kenarında, koca bir meşe ağacının gölgesinde, binlerce karıncanın yaşadığı kocaman bir karınca yuvası varmış. Bu yuvada, adı Kıvırcık olan küçük ve çok çalışkan bir işçi karınca yaşarmış. Kıvırcık, her gün erkenden uyanır, büyük bir heyecanla yiyecek aramaya başlarmış. Kış yaklaşıyormuş ve yuvadaki yiyecek depolarını doldurmak çok önemliymiş.
Bir sabah, Kıvırcık ormanda keşfe çıkmış. Büyük bir yaprağı taşıyan diğer karıncaları izlerken, kendi boyundan çok daha büyük, parıldayan bir buğday tanesi görmüş. Gözleri parlamış, 'Bu buğdayı yuvaya taşırsam, kışın hepimiz tok kalırız' diye düşünmüş.
Kıvırcık, buğday tanesini sırtına yüklemeye çalışmış ama çok ağırmış. Denemiş, çabalamış, hatta itmeye çalışmış ama başaramamış. Yorgunluktan yaprağın üzerine oturmuş. Tam o sırada, yaşlı ve bilge bir karınca, Kıvırcık'ın yanına yaklaşmış. 'Kıvırcık,' demiş yaşlı karınca, 'bu buğdayı tek başına taşıyamazsın. Ama üzülme, biz karıncalar birlik olduğumuzda her zorluğun üstesinden geliriz.'
Kıvırcık, bilge karıncanın sözlerini dikkatle dinlemiş. Belki de bu büyük işi tek başına yapmak yerine, başkalarından yardım istemeliydi.
Kıvırcık, yaşlı karıncanın tavsiyesini dinleyip hemen ormandaki arkadaşlarına haber vermiş. 'Arkadaşlar!' diye bağırmış, 'Çok büyük bir buğday tanesi buldum ama tek başıma taşıyamıyorum. Bana yardım eder misiniz?'
Diğer karıncalar, Kıvırcık'ın çağrısını duyunca hemen toplanmışlar. Hepsi Kıvırcık'ın etrafını sarmış ve 'Tabii ki yardım ederiz, Kıvırcık! Biz bir aileyiz' demişler. Kıvırcık çok mutlu olmuş. Artık bu büyük işi başarmak için yalnız değilmiş.
Karıncalar, büyük buğday tanesinin etrafına dizilmişler. Kıvırcık, 'Hazır mısınız?' diye sormuş. Hepsi birden 'Hazırız!' diye bağırmış. Ve sonra, hep birlikte, 'Hoppa! Hoppa!' diyerek buğday tanesini kaldırmışlar.
Buğday tanesi, karıncaların omuzlarında yükselmiş. Kıvırcık en önde yürüyormuş, diğer karıncalar da onu takip ediyormuş. Birlikte yürüdükleri için buğday tanesi onlara artık hiç de ağır gelmiyormuş.
Karıncalar, buğday tanesini yuvaya kadar taşımışlar. Diğer karıncalar onları sevinçle karşılamış. Kıvırcık, buğdayı yuvaya yerleştirirken 'Yardımınız için çok teşekkür ederim arkadaşlar. Birlikte çalıştığımız için bu işi başarabildik' demiş.
Bilge karınca da gelmiş ve 'Bak, Kıvırcık,' demiş, 'gördün mü? Yardımlaşma ve paylaşma, her şeyi mümkün kılar. Birlik olduğumuzda, tek başımıza yapamayacağımız işleri yapabiliriz.'
Kış geldiğinde, orman kar altında kalmış ama karıncalar sıcacık yuvalarında tok ve mutluymuşlar. Kıvırcık, kış boyunca buğday tanesinden hep birlikte yiyen karıncaları izlemiş. Artık yardımlaşmanın ve paylaşmanın ne kadar önemli olduğunu biliyormuş.
Bir gün, ormanda dolaşırken bir başka karıncanın yardım aradığını görmüş. Hiç düşünmeden yanına gitmiş ve 'Sana yardım edebilirim miyim?' diye sormuş. Çünkü o, küçük bir karınca olsa da yardımlaşmanın ve paylaşmanın büyük bir güç olduğunu öğrenmişti.

BU HİKAYEYİ OKUYANLAR ŞUNLARI DA OKUDU