Bir Küp Zeytin Masalı | Resimli ve Görüntülü Masal
Bir Küp Zeytin Masalı, çocukların hem okuyabileceği hem de görsellerle takip edebileceği özel bir masal içeriğidir. Sayfanın sonunda yer alan görüntülü anlatım sayesinde çocuklar masalı dinleyip izleyerek daha canlı bir deneyim yaşayabilir.
Anlatıcı: Gülsim Ali
Masalın Verdiği Mesaj
Emanete sahip çıkmak ve doğruyu savunmak, güvenilir insan olmanın temelidir.
Masal Metni ve Görseller

Yol az iken, uz iken
Anam evde yok iken
Karatavuk kömürcü, saksağan berber iken
Bir masal duydum zeytinci teyzeden
Aldım cebime koydum, tutup size getirdim.
Bir varmış, bir yokmuş, insanoğlunun yaşadıkları kurttan kuştan çokmuş. Zamanların birinde, uzak mı uzak bir şehirde bir tüccar yaşarmış. Bu tüccar iyiliği ve dürüstlüğüyle bilinir, herkes tarafından çok sevilirmiş.

Günün birinde tüccar kervanla birlikte uzun bir yolculuğa çıkmaya karar vermiş. Ancak tek başına yaşadığı için biriktirdiği altınları çalınır diye evde bırakmak istemiyormuş. Kervan yolu haydutlarla dolu olduğu için yanına da alamazmış. “Ne yapsam, ne etsem” diye düşünmüş, düşünmüş… Sonunda kararını vermiş. Bütün altınları bir küpe koymuş, üzerine de zeytin doldurup güzelce gizlemiş. Küpün ağzını sımsıkı kapadıktan sonra komşusuna gitmiş. Ona, uzun bir yolculuğa çıkacağını söylemiş ve “Zeytin küpümü dönünceye kadar sana emanet edebilir miyim” diye sormuş. Adam “Sen hiç meraklanma, emanetine gözüm gibi bakarım” deyip küpü kilere koymuş. Tüccar da gönül rahatlığıyla komşusunun evinden ayrılmış ve ertesi gün kervanla birlikte yolculuğa çıkmış.
Aradan yıllar geçmiş. Nereden baksan üç kış, üç de yaz bitmiş. Bir sabah komşunun hanımı kahvaltı sofrası hazırlarken evde zeytin kalmadığını fark etmiş. Beyine söylediğinde adamın aklına tüccarın bıraktığı küp gelmiş. “En iyisi gidip şu zeytinlerden biraz alayım,” demiş. “Sonra pazara gider, zeytin alır, eksiği tamamlarım.”
Adam kilere gidip küpü açmış ve elindeki tabağa zeytin doldurmaya başlamış. Doldurdukça zeytinlerin çürüyüp küflendiğini görmüş. Kalanlarını da kontrol etmek için küpü tamamen boşaltmaya karar vermiş.

Zeytinleri çıkarmış, çıkarmış… Derken küpün içindeki çil çil altınları fark etmiş. Ömründe bu kadar altını bir arada ilk defa gören adam “aman başına bir şey gelmesin” deyip zeytinleri küpe geri koymuş ve kapağını kapatıp sofranın başına geçmiş. Hanımı zeytinleri sorunca da “Çürüyüp mundar olmuşlar” diye cevap vermiş.
Komşu bütün gününü tüccarın altınlarını düşünerek geçirmiş. Meğer parayı, altını çok seviyormuş. Sonunda dayanamamış ve küpü açıp içindeki altınları almış, zeytinleri de geri koymuş. Ancak altınlar olmayınca küpün üst kısmı boş kalmış. Bu yüzden adam pazara gidip zeytin almış. Eve dönünce aldıklarıyla küpü bir güzel doldurmuş, ağzını da sımsıkı kapamış ve hiçbir şey olmamış gibi yerine koymuş.

Aradan birkaç hafta geçmiş. Bizim tüccar yolculuktan dönmüş. Emanetini almak için komşusuna gitmiş. Komşusu hiçbir şey olmamış gibi küpü getirip teslim etmiş. Tüccar da adama teşekkür edip küpünü sırtlanmış ve evine dönmüş.

Bizim tüccar içeri adım atar atmaz ilk iş küpü açmış. Elini içine daldırmış, karıştırmış, karıştırmış… O da ne? Bir tek altına bile rastlayamamış! Küpü ters çevirip boşaltmış ama nafile! Etrafa altın yerine zeytinler saçılmış.
Tüccar soluğu komşusunun evinde almış. “Bu küpü sana bıraktığımda içinde tam bin altın vardı,” demiş. “Şimdiyse zeytinden başka bir şey yok. Altınlarım nerede?”
Adam kaşlarını çatmış. “Ben altın falan görmedim. Küpe de elimi sürmedim. Hırsız mıyım ben” diye çıkışıp tüccarı kovmuş.

Çok üzülen tüccar altınlarına nasıl kavuşabileceğini düşünmüş. “En iyisi mahkemeye gitmek. Kadı onu da, beni de dinler; ne yapar ne eder, mutlaka sorunu çözer” deyip kadıya başvurmuş.
Günler günleri kovalamış, mahkeme günü gelip çatmış. İki komşu tüm şehirde adaleti ve doğruluğuyla bilinen kadının karşısına çıkmış. Tüccar başına gelenleri bir bir anlatmış. Kadı, tüccarı pürdikkat dinledikten sonra küpün getirilmesini istemiş.
Küp gelince kadı “Altınları buna mı koydun” diye tüccara sormuş. Tüccar “Evet, üstünü de zeytinle doldurdum” demiş. Kadı, komşuya dönmüş. “Peki sana emanet edilen küp bu muydu” diye sormuş. Komşu, “Evet, buydu, ben hiç ellemedim.” diye cevap vermiş.

Kadı, ayağa kalkıp küpün yanına gelmiş, elini içine daldırıp karıştırmaya başlamış. Karıştırmış, karıştırmış… Aralarından bazı zeytinleri çıkarıp dikkatle inceledikten sonra “Bu zeytinlerden bazıları çürük ve küflü. En az birkaç yıllık olmalı” demiş. “Ama bazılarıysa taze… Olsa olsa birkaç haftalık.”
Kaşlarını çatan kadı, tüccarın komşusuna dönmüş ve “Bu bir küp zeytin sana yıllar önce emanet edildi. Madem ellemedin, bu taze zeytinlerin küpün içinde ne işi var” diye sormuş. Adam bir şey diyememiş. Boncuk boncuk terlemeye başlamış. Kadı, adamı suçlu bulmuş. Böylece bizim tüccar davayı kazanmış ve çalınan altınlarına kavuşmuş.
Gökten üç elma düşmüş… Biri masalı anlatanın, biri dinleyenlerin, biri de emanete sahip çıkan dürüst insanların başına.
Hepinize iyi geceler, tatlı rüyalar…
Kaynak: Bir Küp Zeytin Masalı Ortadoğu menşeili bir masaldır.
Çocuklara Kazandırdığı Değerler
- Emanet bilinci
- Dürüstlük
- Adalet
- Hak gözetmek
Hangi Yaş Grubu İçin Uygun?
Bu resimli ve görüntülü masal özellikle 4-10 yaş aralığındaki çocuklar için uygundur. Okul öncesi çocuklarda ebeveynle birlikte okunması ve izlenmesi; ilkokul çağındaki çocuklarda ise masal sonrası kısa bir sohbet yapılması tavsiye edilir.
Ebeveynlere Öneri
Masalı okurken çocuğunuzun görseller üzerinde konuşmasına izin verin. Karakterlerin davranışlarını birlikte değerlendirin ve masalın sonunda kısa sorularla çocuğunuzun anlama, yorumlama ve ifade becerisini destekleyin.
Masal Sonrası Sorular
- Masalda en çok hangi karakteri sevdin? Neden?
- Masal kahramanı hangi davranışıyla doğru ya da yanlış bir örnek verdi?
- Sence masalın en önemli dersi nedir?
- Sen bu masalda olsaydın nasıl davranırdın?
Görüntülü Masal
Bir Küp Zeytin Masalı masalının görüntülü anlatımını aşağıdan izleyebilirsiniz.
Bir Küp Zeytin Masalı videosunu izle…
Kaynak: TRT Çocuk Ebeveyn Akademisi

BU HİKAYEYİ OKUYANLAR ŞUNLARI DA OKUDU
📚 Okuyanlar Bunları da Okudu