Üstad Necip Fazıl Kısakürek anlatıyor:
Ben Fransa’da bir at yarışına gitti. Bilirsiniz ki at yarışları bir daire, bir kavis üzerinde koşulur.
At yarışlarında daima aynı cins atlar koşar. İngilizler bir arada, Araplar bir arada, yarım kan atlar bir arada koşar. Çünkü düşük kan koşamaz. Öbüründen geride kalır. Birinci ile sonuncu arasında devir farkı yoktur. Otuz, kırk metre fark vardır, nihayetinde.
O gün tuhaf birşey oldu. Kim bilir hangi kaltaban katırın soyundan gelme bir at, kelli felli olmasına rağmen, ense kulak yerinde koşmadı.
Halkta, Fransızlarda biraz asabi bir millettir. Yuha filan diye bağırıyorlar.
Subay yarışıydı.Subay, mahmuz, kamçı basıyor gitmiyor at.
Dört tur devirdi yarış. Öbür atlar, üçüncü devri bitirdiler, dörde giriyorlar. O at, daha birinci devri bitiriyor, ama diğer atların önünde…
Haliyle birinci turu bitirirken diğer atlardan önce bitiş noktasına daha evvel vardı.
İşte bize gerici diyenler bu kaltaban katılın cinsinden gelenlerdir.
____________
Kaynak: Necip Fazıl Kısakürek’den hatıra
Ekleyen: www.hikayearsivi.net, Kerim Melleş
OKUDUN
0%
TEBRİKLER… Bu hikâyeyi sonuna kadar okudun.

BU HİKAYEYİ OKUYANLAR ŞUNLARI DA OKUDU