Hikaye Öykü Masal Arşivi

 Ehli Sünnet Alimi, Şeyh İsmail Çetin Hocaefendi'nin Eserleri, Sohbetleri ve Hakkında Herşey...

Hikayelerin Dünyasına Açılan Eşsiz Bir Kapı

23 Haziran 2018

Sık Kullanılanlara Ekle  Anasayfan 
              Yap Ziyaretçi Defteri

  Rağmen Sevgisi (Gerçek Hayattan Hikayeler) :. Hikaye Öykü Masal Arşivi .:

MENÜLER
Ana Sayfa
Arşiv
Sitenize Ekleyin
Hikaye Ekleyin
Editörlere Mesaj Gönder
Editörlük Başvurusu
Yardım / İletişim
Reklam
Basında HikayeArsivi
Künye
Ziyaretçi Defteri
Tavsiye Siteler
HİKAYE KATEGORİLERİ
İbretli Hikayeler
Dini Hikayeler
Yaşanmış Hikayeler
Duygusal Hikayeler
Sevgi Hikayeleri
Aşk Hikayeleri
Din Büyüklerinden Hikayeler
En Güzel Dini Hikayeler
Masal Demeti
Hayatın İçinden Hikayeler
İran Hikayeleri
Dostluk Hikayeleri
Mevlanadan Hikayeler
Kıssadan Hisseler
Çocuklar İçin Hikayeler
Doğruların Öyküsü
Komik Hikayeler
Nasreddin Hocadan Hikayeler
Sahabeden ve Evliyaullahtan Hikayeler
Kurandan Hikayeler
Resulullahtan Hikayeler
Kelile ve Dimne
Tarihi Gerçekler
Gerçek Hayattan Hikayeler
Türk Tarihinden Damlalar
Bediüzzamanla Yaşayan Öyküler
Diyanetten Hikayeler
Renkli Hikayeler
Sesli Hikayeler-Masallar
Resimli Hikayeler
Sizden Gelen Hikayeler
İngilizce Hikayeler
Padişahlardan Hikayeler-Öyküler
Türkü Hikayeleri
Tarihi Hikayeler-Öyküler
Siyasi Hikayeler-Hatıralar
Öğretici Hikayeler
Hüzün Zamanı Hikayeleri
Hazır Cevaplar Espriler
Dede Korkut Hikayeleri-Destanlar
Keloğlan Masalları (Görüntülü)
La Fontaine Masalları
Atatürk Hikayeler - Hatıralar
Tanıdığım Ünsüzler
Gazali İHYAdan Hikayeler
Ramazan-Oruç Hikayeleri

Hikaye-Öykü Ara



[Detaylı Arama]


Yeni Eklenen 15 Hikaye
Radar Var
Yok Oluşun Filizlenmesi
Yanılgının Gözyaşları Ve Benlik Kavgası
Ayşecik ve Yasemin Sultan
Şöhretin Bedeli
Bücür Zürafa
Deve Kervanı
Nerede Görüşelim
Rafadan Yumurta
Sabrın Zirvesi
Recep Ayında Oruç
Oruçlu Musunuz, Değil Misiniz?
Oruç İman Ettirdi
Orucu Bazen Bozmak Gerek
Onların Ameli Yok

En Çok Okunan 15 Hikaye
Bir Bebeğin Yarım Kalmış Günlüğünden
The Adventure of the Three Garridebs
Dracula - Story
İşte Aşk
Uyuyan Güzel
Hz. Yunus Ve Balık
Sevgi Üç Türlüdür
Uyku Masalı
Dostluğun Öyküsü
Hansel Ve Gretel
Haddini Aşmanın Zararı
Ona "Sevdiğinizi" Söyleyin
Evlilik
On Çinli
Ayrılın Ayrılabilirseniz


Reklam ver

Mail List
Sitemizin yeniliklerinden ilk sizin haberiniz olsun.
İsim:
Mail:
 


Editör Giriş

Google
Sitemiz hakkındaki görüşlerinizi ZİYARETÇİ DEFTERİNE yazarsanız seviniriz.


Ziyaretçilerimiz ve Hikaye Dostlarının Dikkatine:

www.hikayearsivi.net olarak 2002 yılından itibaren yayın faaliyetimizi sürdürmekteyiz. İnternet üzerinde yayın yapan birçok sitenin içeriğinde, sitemiz içeriği kullanılmaktadır. İlk defa birçok kategori altında hikaye-öykü ve masalları paylaşmaya başlayan sitemiz, bu konuda da diğer sitelere örnek olmuştur. Sitemizin ve içeriğinin genişlemesine ve sitemizin tanıtımına siz değerli ziyaretçilerimizin katkısı çok önemlidir. Sitemiz içeriğini paylaşırken, mutlaka kaynak olarak www.hikayearsivi.net den alıntılandığını belirterek içeriğimizi kullanabilirsiniz. Unutmayın ki kaynak belirtmeden, içeriğimizi alan onlarca site ve ziyaretçi, çalışmalarımızdaki emeğe karşı bizi şevksiz bırakmaktadırlar. Lütfen sitemizin tanıtımına sizde katkı sağlayın. (KuTuL KuLuB)

Rağmen Sevgisi












    Okul çıkışı arkadaşları birbirleriyle şakalaşarak evlerine doğru yöneldiler. Arkadaşlarının keyfi yerindeydi ama o derin düşüncelere dalmış bir türlü ayak uyduramıyordu. Ertesi gün yetişmesi gereken kompozisyonu düşünüyor,bu aklına geldikçe de neşesi kaçıyordu.Kompozisyon konusu onun en zayıf olduğu konuydu çünkü. Sevmek. Onun çok yabancı olduğu,hiç tatmadığı,yaşamadığı bir duyguyu nasıl geçirecekti kağıda? Ona kim yardım edebilirdi acaba? İşten gece yarısı gelen onun varlığından bile habersiz babası mı? Konkenden,gezmekten evin yolunu unutan annesi mi? Gece barlardan, eğlence merkezlerinden sabaha karşı dönen ablası mı? Hiç biri yardım edemezdi ona. Çünkü onlarda sevgiyi daha doğru bir deyimle sevmeyi bilmiyorlardı ki.İnsan bilmediği bir olguyu tarif edemezdi mutlaka.Selim kafasını kurcalayan bu düşünceler içerisinde evine gelmişti bile. Her zaman ki gibi evde kimseler yoktu.Üzerini değiştirip bir şeyler atıştırdıktan sonra aklına mahalle camisinin imamı geldi. Ne zaman başı sıkışsa hemen ona gidiyor dertleşiyor veya aklına takılan soruları soruyor, hayatı sorguluyorlardı beraber. Ona sorarak dersini yazabileceğini düşününce sabahtan beri asık olan yüzüne tebessüm konuvermişti. Hazırlanıp çıktı evden.Mustafa hocanın ona mutlaka yardım edeceğini biliyor olmanın verdiği rahatlıkla koşar adımlarla camiye gelmişti bile. Caminin içine girdiğinde cemaatin namazda olduğunu görünce sessiz bir şekilde arka tarafta bir yere oturup onları izlemeye başladı. Dört, beş sıra dizilmiş cemaat, hocanın okuduğu sureler, aynı anda rukuya varan, aynı anda secdeye varan bir sürü insan. Çok güzel bir manzaraydı bu. Arka sırada ufak bir çocuk çekti dikkatini.Oda büyükler gibi gayet ciddi bir şekilde ayak uydurarak kılıyordu namazını.Selim camiyi süzdü sonra tavanlardaki işlemeleri,ortadaki büyük avizeyi,mimberi,mihrabı,seccade desenli halıları,şekilli camları ve daha bir sürü özelliğiyle farklı bir havası vardı buranın.Her girdiğinde değişik bir huzur kaplıyordu içini. Tarifi imkansız,içini rahatlatan,ona huzur veren bir havaydı bu. O tüm bu düşünceler içindeyken namaz bitmiş cemaat sessizce dağılıyordu bile.

    En son Mustafa hoca çıkacaktı ki arka tarafa sinip kalmış Selimi görünce durakladı. Tebessüm ederek baktı delikanlıya. Göz göze geldiklerinde her ikisinin de yüzleri gülmüştü. Sessizliği Mustafa hoca bozdu;

    - Hoş geldin Selim.Nasılsın?

    - İyiyim hocam.Siz nasılsınız?

    - Allah’a şükür iyiyim. Gel istersen bahçeye çıkalım sana bir çay ısmarlayayım da öyle sohbet edelim ne dersin?

    - Tamam hocam. Siz bilirsiniz.

     Mustafa hoca önde, Selim mahcup bir şekilde arkada bahçedeki masaya oturmuşlardı bile. Güllerle donatılmış, hanımeli ile bezenmiş, mis gibi kokan, tertemiz şirin bir bahçeydi burası. Çay içilen bölümde büyük bir de kütüphanesi vardı bu çay bahçesinin.Mustafa hoca kendi imkanları ve gayretiyle oluşturmuştu bu bahçeyi.Bahçeyi o kazmış,rengarenk çiçekleri o dikmiş,kendi evindeki ve topladığı kitapları ciltlettirerek o oluşturmuştu bu güzellikleri. Selim tüm bunları bildiği için olsa gerek Mustafa hocaya çok fazla saygı duyuyor,onu her gördüğünde yüzü mahcubiyetten kızarıyordu.O hep başkaları için uğraşırken kendisinin hiç kimseye hayrı dokunmayan, kendi ihtiyaçlarını karşılamaktan bile aciz olması utandırıyordu onu.Gıpta ediyordu Mustafa hocaya.Onunla bir aradayken öyle güzel şeyler öğreniyordu ki.Sadece anlattıkları değil,yaptıklarıyla örnek olan bu insana özenmemek imkansızdı.Mahalleyi de çok değiştirmişti.İnsanlara güler yüzle anlatması,herkesin yardımına koşması,maddi manevi pek çok insanın ihtiyacını gidermeye çalışması tüm mahalleliyi memnun ediyor ellerinden gelen yardımı onlarda yapıyorlardı. Bir iyi insan, bir mahalleyi bu kadar değiştirirse, Mustafa hoca gibi birkaç iyi insan neler yapabilirdi kim bilir?Selim,Mustafa hocanın yüzünde ki aydınlığı,gözlerindeki o ışığı ve kalbinin güzelliğini o kadar çok takdir ediyordu ki,çevresindeki pek çok insandan daha fazla saygı duyuyordu ona.İçi boş elbiselere gösterilen hürmetin aksine, içi tamamen dolu elbise sahiplerine saygı duyulmalıydı. Anlattığı dini yaşayarak gösteren, örnek alınan, ilmiyle amel eden bir insana saygı duyulmazmıydı? Selim,Mustafa hocayla göz göze geldiklerinde hoca tebessüm ederek sordu;

    - Özlettin kendini Selim kardeş. Neler yapıyorsun bakalım? Uzun zamandır görüşemedik.

    - Evet hocam gerçektende birkaç haftadır görüşemedik... Dersler çok yoğun. Sizin verdiğiniz kitabı okudum ufak notlar tuttum oradan. Daha sonra getiririm. Bugün kafamda başka şeyler vardı tamamen unutmuşum.

    - Önemli değil Selim kardeş. Ben genelde neler yaptığını sordum.

     - Hocam, öğretmenimiz sevgi üzerine bir kompozisyon yazmamızı istedi.Bende yazacak bir şey bulamadım. Aklıma siz geldiniz. Bizim evde pek hayata geçmeyen bir kavram bu biliyorsunuz. Veya başka yerlerde bunu telafi etmeye çalışıyoruz desek daha doğru bir ifade olur.Babam işini seviyor,annem konken partilerini,ablam da barları.Tabi bunları sevmek öğretmenin önemle üzerinde durduğu verdiği sevgi kavramına giriyor mu bilmiyorum.

    Mustafa hoca müşfik bir edayla dinliyordu. Senelerdir aynı mahallede yaşadıkları halde Selimin babasını bir kere bile camide görememişti. Yolda karşılaşsalar bile selam vermeyecek kadar da kendini üstün gören bir insandı.Öğrenmeye istekli,hayatı sorgulayan bu delikanlının ailesi bir birinden o kadar kopuktu ki.Gözleri parlayan bu delikanlıyı çok seviyordu Mustafa hoca.Öğrenmek için çabalayan,ailesinin yaşantısını sorgulayan ve kendisine huzur verecek bir yaşantıyı arzulayan bu delikanlı ona çok şey öğretmişti aslında. Kimseyi ailesine bakarak değerlendirmemeyi, hiç ummadığı bir insanın bile içinde gizli kalan öğrenme arzusunun olabileceğini,bunu açığa çıkarmak için nasıl bir metod izlemesi gerektiğini hep ondan öğrenmişti.Her tanıştığı insanı bir kitap gibi okumayı seviyordu o.Her insandan alınacak dersler mutlaka vardır diye düşünüyordu çünkü. Sürekli kendi yaptığımız hatalardan ders alacak kadar uzun yaşayamıyordu ki insan. Başkalarının hatalarından da ders almalı, hayatını bu doğrultuda şekillendirmeliydi.

    Selim ve ailesi de ders aldığı kişilerin başında geliyordu. Meraklı gözlerle kendisini dinleyen Selime dönerek;

    - Beraber araştırırız Selim.Toplumdaki sevgi kavramından,olması gereken sevgiye kadar hepsini konuşuruz tamam mı?

    - Çok iyi olur hocam.Bu konunun benim için ayrı bir önemi var. Okuduğum zaman arkadaşlarımın da düşünmesine sebep olabilecek bir yazı yazmak istiyorum. Yüksek not alma endişesi değil benimki.

    - Anlıyorum Selim.Ben bu konuda bildiklerimi anlatayım sana. Sen içinden uygun olanları yazarsın olmaz mı?

    - Çok iyi olur hocam sizi dinliyorum.

    - Selim,sevgiyi anlatan o kadar çok yazı okudum ki sayısını ben bile unuttum. Her halde uygulayamadığımız fakat içimizde ukte olan bu duyguyu satırlara dökerek rahatlıyoruz.Toplum olarak belki de en cimri davrandığımız duygudur sevmek.Sevgimizi belli etmek,sevdiğimizi söylemek noktasında ve hissettirmek noktasında hep cimri davranmışızdır.İnsanlara kızgınlıklarımızı rahatça belli ediyoruz,öfkelerimizi şamar gibi suratlarına indiriyoruz. Onları yargılamada, insafsızca eleştirmede haddinden fazla cömertiz ama bu cömertliği sevgiye gelince hep frenliyoruz. Toplum olarak ağız birliği yapmışcasına dilimizin ucuna kadar gelen bu sözcüğü zoraki yutuyoruz.Sevmek ve sevdiğini söylemek oysa ne kadar güzel,ve o kadar doğal ki.Tıpkı sevildiğimizi karşımızdakinden duymak gibi.

    - Evet hocam ne kadar güzel anlatıyorsunuz. Size gelmekle çok iyi yapmışım.

    - Dur daha bitmedi. Bu konu üzerine cilt cilt kitaplar, yazılar yazılmıştır.. Sana Peygamber efendimizle ilgili bir olayda anlatayım. Resulün sevgi anlayışını da öğrenmiş oluruz.Peygamber efendimiz bir sahabiyle birlikte oturuyor.Sohbet halindelerken karşıdan başka bir sahabinin geçtiğini görüyorlar.Peygamber efendimizin yanındaki sahabi,karşıdan geçmekte olan kişiyi göstererek,

    - Ya Rasulallah. Ben bu arkadaşımı Allah için çok seviyorum.

    Rasulullah tebessüm ederek sorar;

    - Peki bunu ona söyledin mi?

    - Hayır ya Resulallah

     - Neden peki? Git ve bunu ona söyle der.Peygamber Efendimizin yanından kalkan sahabi uzaklaşan arkadaşını yakalayarak güleç bir şekilde konuşmaya başlar;

    - Ben seni Allah için çok seviyorum ey arkadaşım,

    Arkadaşı şaşırmıştır ama bu durum çok hoşuna gider ve oda tebessüm ederek karşılık verir;

    - Allah razı olsun arkadaşım. Bende seni Allah için çok seviyorum. Sarılarak ayrılırlar.

     Günler sonra Peygamber efendimiz o sahabiyle tekrar karşılaşır. Ama morali bozuk ve yüzü asılmış olup dalgın dalgın yürüyen sahabiye sorar;

    - Hayırdır kardeşim bu ne dalgınlık.

    - Ey Allahın Rasulü. Hani geçen gün sizinle konuşurken karşıdan geçerken kendisini çok sevdiğimi söylediğim arkadaşım var ya

    - Evet bende sana git bunu söyle demiştim.

    - İşte o arkadaşımın ölüm haberini aldım üzüntüm ondandır. Peygamber efendimiz sırtını sıvazlayarak karşılık verir,

    - Allahdan geldik ve yine o na döneceğiz. İyi ki onu çok sevdiğini söyledin.

     Evet selim kardeş şimdi bizde bir düşünelim. En son kime onu sevdiğimizi söyledik? Veya bunu hissettirdik? En son ne zaman sokakta gördüğümüz bir çocuğun sadece sevgimizi belli etmek için başını okşadık?Ne zaman tanımadığımız birine sırf Allah rızası için selam verip gülümsedik? En son ne zaman üst kattaki komşumuzun gürültüsünden rahatsız olsak da şikayetlenmedik? En son ne zaman alt kattaki komşumuzu düşünerek daha yavaş sessiz olup çevremizdekileri uyardık?

    En son ne zaman hasta olan birini kendimizi mecbur hissetmeden sadece Yaradan rızası için ziyaret ettik? İnsanların stres içinde olduğu şu günümüzde birbirine bağırmak için bahane ararken biz ne zaman öfkemizi yuttuk? Karşımızdakinin öfkesini anlayarak sakinleşmesini bekledik? En son ne zaman arabayla giderken bizi sollayan birine kızmayarak arkasından söylenmedik? Ona sakin bir şekilde ne zaman yol verdik. Ne zaman işveren işçisinin hatasını hoş görüp,görmezden geldi? Ne zaman karşımızdakini sırf insan olduğu için sevdik? Tanımasakta,işimize yaramasa da,çıkarımız olmasa da, karşılık vermeden sınırsız, hesapsız, sorgusuz bir şekilde sadece Allah ın yarattığı bir kul olduğu için onun değer verdiğinden dolayı bizde değer vererek sevdik? Ne zaman?

     Bu örnekler o kadar çok ki. Ama benim anlatmaya çalıştığım bu değil. Kavram kargaşasının diz boyu olduğu bu toplum,sevgi kavramını da yanlış anlamış ve yanlış anlatmıştır. Israrla üzerinde durulması gereken konuda bu olmalı bence. Her hareketimizi ve her davranışımızı belli kalıplara oturtan bizler sevgiye de bir kalıp uydurup oraya hapsetmişiz. Öyle ki bu kalıptan taşmaya çalıştıkça budayarak yok olmaya mahkum etmişiz. Aslında nedir sevmek?

    Sınırsız, hesapsız, yorumsuz, çıkarsız, kalıpsız ve en önemlisi de karşılıksız..

     Selim can kulağıyla dinliyor, Mustafa hocanın ağzından çıkacak her kelimeyi özenle yerleştiriyordu hafızasına. Mustafa hoca soğumaya başlayan çayından bir yudum alıp konuşmasına devam etti;

    - Biz sevgimizi bir takım şartlara bağlamışız. Zorunluluklar çerçevesinde sevmişiz. Hep bir çıkar ve beklentimiz var sevdiklerimizden. Direktifler vermişiz onu sevmek için, buna çok hakkımız varmış gibi. Kimi zaman zoraki bir sevgi çeşidi olan ÇÜNKÜ SEVGİSİYLE sevmişiz karşımızdakini. Mecburi yaşanan bir olgudur ki, örnekleri çokça mevcuttur.

    ‘Seni seviyorum çünkü benim çocuğumsun’

    ‘Seni seviyorum,çünkü benim istediğim gibi davranıyor ve giyiniyorsun’

    ‘Sizi seviyorum çünkü benim her istediğimi alıyorsunuz’

    Sizi seviyorum benim komşularımsınız,akrabalarımsınız vesaire.

    Birde şartlı sevgi çeşidi yaygındır bizde.Buda EĞER SEVGİSİDİR.

    ‘Eğer benim istediğim gibi davranırsan seni çok severim’

    ‘Eğer karnende kırık olmazsa seni çok severiz’

    ‘Eğer takdir getirirsen seni çok severim’

    ‘Eğer her şey farklı olsaydı seni sevebilirdim gibi.

    Aslında olması gereken bir sevgi türü de RAĞMEN SEVGİSİDİR

    ‘Sen benim istediğim gibi davranmasan da ben seni seviyorum’

    ‘Oğlum sen takdir getirmesen de biz seni çok seviyoruz’

    ‘Babam sürekli hatalarımı yüzüme vursa da yine de her şeye rağmen onu çok seviyorum’ şeklinde örnekleri çoğaltabiliriz.

     Her şeye rağmen sevebilmek gerçek sevgi oluyor yani. Diğerleri sevgi maskesiyle dolaşan şartnameler sadece. Dayatmalı ve şartlara bağlı olan bir duygu sevgi olamaz Mustafa hoca iyice soğuyan çayından son bir yudum daha alıp, parlayan gözleriyle Selime bakarak atıldı söze;

    - Bu arada Selim ben seni Allah için çok ama çok seviyorum.

    Selim şaşırmıştı. Ama bu sözler o kadar çok hoşuna gitmişti ki oda yürekten kalbinde hissederek sevgi hanesinin en başında olan bu örnek insana hitaben karşılık verdi;

    - Mustafa hoca bende seni Allah için çok seviyorum. İnşallah Rabbim de bizleri sever.

    - İnşallah Selim kardeş inşallah....


Mükerrem BULUT




Kaynak: Hikaye-Öykü-Masal Arşivi: www.hikayearsivi.net
Bu hikayeyi beğendi iseniz, veya fikrinizi diğer ziyaretçilerle paylaşmak istiyorsanız lütfen YORUMUNUZU yapın. Sadece 1-2 saniyenizi alacaktır.


Önemli Not: Lütfen hikayeyi kullanacaksanız; www.hikayearsivi.net den alıntı yaptığınızı ve kaynağını belirtiniz.

29 Haziran 2005 - 10:44:23 - 4742 günlük
Ekleyen editör: HikayeArsivi

Okuyan:[6420]Yorumlayan:[16]Kategori: [Gerçek Hayattan Hikayeler]
[Arkadaşına Gönder][
Yazdır] Bu Hikayeyi Paylaş EkleBunu RSS Ekle Butonu


Yorumlar:

[ Yorum yap ]


Yazan: tuğba 

8.6.2009 - 11:55:19

insan hep ii olmak ister en iisini ister ama kimse karşılıgını beklemeden svmei tercih etmez ama umutsuz kimse karısmasın bu tam bi şekilde harikaydı

Yazan: mine 

17.3.2007 -

güzel hikayede... karşılıksız seven yok denilicek kadar az...:(( hep menfaat .. kulun kula faydası olmadığı gibi bi sevgiside yok... işte böle Allahın rızasını kazanmaya bakalım... Bizi Allah sevsin de gerisini boşver..

Yazan: tugba 

31.1.2007 -

muhteşem.Allah sizden razı olsun.teşekkür ederim bu hikayeleri bizlere sunup bizi aydınlattıgınız için

Yazan: şirin 

28.1.2007 -

hikaye çok güzel...

Yazan: burcu 

11.10.2006 -

sevgi insanın içinden gelebilecek bişeydir her insana özgü bişey

Yazan: ebru bal 

15.9.2006 -

okumadım emme neden bir sürü hikaye yazmadın daha güzel olurdu

Yazan: ecem 

12.9.2006 -

gerçekten de çok güzel bir öykü bence büyüklerede ders olsun onlarda bu kadar acımasız olmasınlar daha ülkemizde bunun gibi nice öyküler var bunları ciddiye alalım arkadaşlar

Yazan: seniha 

6.8.2006 -

çok güzel ya.şimdi nerde böylesi sevgiler ahh ah...yazardanda allah razı olsun.öptüm sizi mükerrem ablacım..

Yazan: bahar 

25.5.2006 -

mükemmel olmuş, ellerinize sağlık…

Yazan: büşra 

5.3.2006 -

çok güzel...

Yazan: barış AÇIKGÖZ 

20.12.2005 -

hikaye çok güzelde ama günümüz toplumunda malesef bu yaklaşımları kaçımız yaşıyoruz,yada böyle davranıyoruz malesef kültürümüz büyük bir yozlaşma içinde yazık!keşke herşey hikayelerdeki gibi olsa buda bizim elimizde tabi.

Yazan: bahar 

28.10.2005 -

harika bir hikaye ama gelip g,rin ki bu zamanda ,le bi sevgi kalmadi var ama oda bazi insanlardan allaha olan sevgi bole bi sevgiden haberdar ettiginiz icin sagolun

Yazan: m e 

25.10.2005 -

süperrrr bir hikate

Yazan: kaan 

13.9.2005 -

en böylesi bir sevgi için canımı bile veririm.çok doğal ve samimi bir hikaye ve o kadar gerçekki...Allah razı olsun

Yazan: n_s 

10.9.2005 -

çok güzel bir hikaye..ama artık "herşeye rağmen"birbirini seven,sayan insan sayısı o kadarki..

Yazan: ahu 

3.7.2005 -

çok güzeldi ayrıca vurdum-duymaz bir aileden bilinçli bir çocuk çıkması çok ilginç ve güzel bir duygu

Yorumlarınızı Yapın:
 

İsim:  *
Mail:  *
Yorum:
 
*
Kalan karakter:
 


* Doldurulması zorunlu alanlar.
Html kod kullanılamaz. IP adresiniz kaydedilecektir.
 

Sayfa: 1

İslami Kadın Aile Evlilik ve Aile Hayatı Hakkında Herşey... Sümeyye Diyarı

 
 

.: Günün Ayeti :.

.: Günün Hadis-i Şerif-i :.

.: Günün Sözü :.

     


Kerim Melleş'in Videoları
EĞLENCE
Kim 500 Milyar İster-1 (Yarışma)
Kim 500 Milyar İster-2 (Yarışma)
Passaparola (Yarışma)
Kilonuz Kadar Altın Kazanın (Yarışma)
Çocuklar İçin (Yarışma)

Ölmeden Önce Söylenen Son Sözler-1
Ölmeden Önce Söylenen Son Sözler-2
Ölmeden Önce Söylenen Son Sözler-3


Bilginizi TEST Edin
  RESİM ARŞİVİ
BEBEK RESİMLERİ MANZARA RESİMLERİ
CAMİ RESİMLERİ  

ÜYE GİRİŞİ
Kullanıcı adı:
Şifre:



Üye Ol - Şifremi Unuttum



Reklam ver

  ANKET
Hayat Gerçekten Bir Hikaye Mi?
Hayır  806
Bazen  463
Evet.  2507

Toplam: 3776 oy kullanıldı.

 

  İSTATİSTİK
Toplam Kategori: 46 
Toplam Hikaye: 4161 
Yazı-Yorum: 20 
Editör Sayısı: 6 
Onaysız Üye: 3 
Onaysız Yorum 89153 
Toplam Yorum: 104570 
Toplam Okunma: 16850436 


Reklam ver

  GÜZEL RESİM VE SÖZ

 

Editör Yazı - Yorum

HikayeArsivi

Hikaye Arşivi Üyelerine

Telvin

Karagül-Çıldırma Provası

SehL

Anlamını Yitirmiş Satırlar...

ercanharmanci

Yazı-yorum 'u yok


Tüm
Editörler

 Tüm
Yorumlar


Online Editörler

Sitede hiç editör yok / Son 5 dk. içinde


 

HİKAYE KATEGORİLERİNİN TÜMÜ:

01-İbretli Hikayeler
02-Dini Hikayeler
03-Yaşanmış Hikayeler
04-Duygusal Hikayeler
05-Sevgi Hikayeleri
06-Aşk Hikayeleri
07-Din Büyüklerinden Hikayeler
08-En Güzel Dini Hikayeler
09-Masal Demeti
10-Hayatın İçinden Hikayeler
11-İran Hikayeleri
12-Dostluk Hikayeleri
13-Mevlanadan Hikayeler
14-Kıssadan Hisseler
15-Çocuklar İçin Hikayeler
16-Doğruların Öyküsü
17-Komik Hikayeler
18-Nasreddin Hocadan Hikayeler
19-Sahabeden ve Evliyaullahtan Hikayeler
20-Kurandan Hikayeler
21-Resulullahtan Hikayeler
22-Kelile ve Dimne
23-Tarihi Gerçekler
24-Gerçek Hayattan Hikayeler
25-Türk Tarihinden Damlalar
26-Bediüzzamanla Yaşayan Öyküler
27-Diyanetten Hikayeler
28-Renkli Hikayeler Masallar
29-Sesli Hikayeler
30-Resimli Hikayeler
31-Sizden Gelen Hikayeler
32-İngilizce Hikayeler
33-Padişahlardan Hazır Cevaplar
34-Türkü Hikayeleri
35-Tarihi Hikayeler Öyküler
36-Siyasi Hikayeler Hatıralar

 
Google

Sitemizden alınan tüm hikaye-öykü-masal ve materyaller için link verilmesi zorunludur.
Site içeriğini kullanmak için site yönetimiyle [kutulkulub@gmail.com] irtibata geçerek istifade edebilirsiniz.

 Hikaye Arşivi  
Kerim Melleş-KuTuL KuLuB © 2002-2012 © Hikaye Öykü Masal Arşivi
Sayfamızı en iyi 1024*768 çözünürlükte görüntüleyebilirsiniz...

  KuTuL KuLuB - Kerim Melleş

HİKAYE KATEGORİLERİNİN TÜMÜ:
1-İbretli Hikayeler
(Birbirinden İbretli Hikayeler-Öyküler)2-Dini Hikayeler(Dini-Ahlaki Ders Veren Hikayeler)3-Yaşanmış Hikayeler(Yaşanmış, Gerçek Hayat Öyküleri)4-Duygusal Hikayeler(Duygu Yüklü, Duygusal Hikayeler)5-Sevgi Hikayeleri(Sevgi Dolu Hikayeler)6-Aşk Hikayeleri(Aşk ve Aşkı Anlatan Hikayeler)7- Din Büyüklerinden Hikayeler(Dini Önderler ve Alimlerden Hayat Hikayeleri)8-En Güzel Dini Hikayeler(Güzele Yelken Açan Dini Hikayeler)9-Masal Demeti (Masallarla Yüklü Bir Demet)10-Hayatın İçinden Hikayeler(Hayatın İçinden Seyrettiğimiz Hikayeler)11-İran Hikayeleri(İran Nesrinden Seçme Hikayeler-Öyküler)12-Dostluk Hikayeleri(Dostluğu,Örnek Dostlukları Anlatan Hikayeler)13-Mevlanadan Hikayeler(Mesnevi'de Geçen Mevlana Hazretlerinden Hikayeler)14- Kıssadan Hisseler(Kıssadan Hisse Dedirten Hikayeler)15-Çocuklar İçin Hikayeler(Çocuklara Yönelik Eğitici Hikayeler)16-Doğruların Öyküsü(Doğruların Öyküleri)17- Komik Hikayeler(Güldüren, Güldürürken Öğreten Hikayeler)18-Nasreddin Hocadan Hikayeler(Nasreddin Hocanın Pratik Zekası ve Saflığıyla)19- Sahabeden ve Evliyaullahtan Hikayeler(Sahabenin ve Evliyaların Hayatından Süzülen Gerçekler)20-Kurandan Hikayeler(Kuranda Geçen Kıssalar,Hikayeler)21-Resulullahtan Hikayeler(Resulullah Efendimizin Hayatından Eğitici Tablolar)22- Kelile ve Dimne(Beydebadan Günümüze Uzanan Klasikler)23-Tarihi Gerçekler (Tarihte Yaşanmış Gerçek Olaylar ve Durumlar)24- Gerçek Hayattan Hikayeler(Gerçek Hayat Hikayeleri)25-Türk Tarihinden Damlalar(Türk Tarihine Işık Tutan Tarihi Olaylar)26- Bediüzzamanla Yaşayan Öyküler(Bediüzzaman Hazretlerinin Hayatından Kesitler)27-Diyanetten Hikayeler(Diyanet Yayınlarından Çıkan Hikaye Kitaplarından Seçmeler)28-Renkli Hikayeler(Renkli Tarihi Hikayeler Öyküler)29-Sesli Hikayeler(Seslendirilmiş Hikayeler)30-Resimli Hikayeler(Resimli Çizgilerle Hikayeler)31- Sizden Gelen Hikayeler(Sizin Gönderdiğiniz Hikayeler-Öyküler)
linkler  

Site Ekle   islami Linkler Dini Hikayeler Arama Motoru Sanalalan - Bedavalar.com Kaliteli Siteler