Hikaye Öykü Masal Arşivi

 İslami Kadın Aile Evlilik ve Aile Hayatı Hakkında Herşey... Sümeyye Diyarı

Hikayelerin Dünyasına Açılan Eşsiz Bir Kapı

16 Ekim 2018

Sık Kullanılanlara Ekle  Anasayfan 
              Yap Ziyaretçi Defteri

  Baba Olmak (Duygusal Hikayeler) :. Hikaye Öykü Masal Arşivi .:

MENÜLER
Ana Sayfa
Arşiv
Sitenize Ekleyin
Hikaye Ekleyin
Editörlere Mesaj Gönder
Editörlük Başvurusu
Yardım / İletişim
Reklam
Basında HikayeArsivi
Künye
Ziyaretçi Defteri
Tavsiye Siteler
HİKAYE KATEGORİLERİ
İbretli Hikayeler
Dini Hikayeler
Yaşanmış Hikayeler
Duygusal Hikayeler
Sevgi Hikayeleri
Aşk Hikayeleri
Din Büyüklerinden Hikayeler
En Güzel Dini Hikayeler
Masal Demeti
Hayatın İçinden Hikayeler
İran Hikayeleri
Dostluk Hikayeleri
Mevlanadan Hikayeler
Kıssadan Hisseler
Çocuklar İçin Hikayeler
Doğruların Öyküsü
Komik Hikayeler
Nasreddin Hocadan Hikayeler
Sahabeden ve Evliyaullahtan Hikayeler
Kurandan Hikayeler
Resulullahtan Hikayeler
Kelile ve Dimne
Tarihi Gerçekler
Gerçek Hayattan Hikayeler
Türk Tarihinden Damlalar
Bediüzzamanla Yaşayan Öyküler
Diyanetten Hikayeler
Renkli Hikayeler
Sesli Hikayeler-Masallar
Resimli Hikayeler
Sizden Gelen Hikayeler
İngilizce Hikayeler
Padişahlardan Hikayeler-Öyküler
Türkü Hikayeleri
Tarihi Hikayeler-Öyküler
Siyasi Hikayeler-Hatıralar
Öğretici Hikayeler
Hüzün Zamanı Hikayeleri
Hazır Cevaplar Espriler
Dede Korkut Hikayeleri-Destanlar
Keloğlan Masalları (Görüntülü)
La Fontaine Masalları
Atatürk Hikayeler - Hatıralar
Tanıdığım Ünsüzler
Gazali İHYAdan Hikayeler
Ramazan-Oruç Hikayeleri

Hikaye-Öykü Ara



[Detaylı Arama]


Yeni Eklenen 15 Hikaye
Radar Var
Yok Oluşun Filizlenmesi
Yanılgının Gözyaşları Ve Benlik Kavgası
Ayşecik ve Yasemin Sultan
Şöhretin Bedeli
Bücür Zürafa
Deve Kervanı
Nerede Görüşelim
Rafadan Yumurta
Sabrın Zirvesi
Recep Ayında Oruç
Oruçlu Musunuz, Değil Misiniz?
Oruç İman Ettirdi
Orucu Bazen Bozmak Gerek
Onların Ameli Yok

En Çok Okunan 15 Hikaye
Bir Bebeğin Yarım Kalmış Günlüğünden
The Adventure of the Three Garridebs
Dracula - Story
İşte Aşk
Uyuyan Güzel
Hz. Yunus Ve Balık
Sevgi Üç Türlüdür
Uyku Masalı
Dostluğun Öyküsü
Hansel Ve Gretel
Haddini Aşmanın Zararı
Ona "Sevdiğinizi" Söyleyin
Evlilik
On Çinli
Ayrılın Ayrılabilirseniz


Reklam ver

Mail List
Sitemizin yeniliklerinden ilk sizin haberiniz olsun.
İsim:
Mail:
 


Editör Giriş

Google
Sitemiz hakkındaki görüşlerinizi ZİYARETÇİ DEFTERİNE yazarsanız seviniriz.


Ziyaretçilerimiz ve Hikaye Dostlarının Dikkatine:

www.hikayearsivi.net olarak 2002 yılından itibaren yayın faaliyetimizi sürdürmekteyiz. İnternet üzerinde yayın yapan birçok sitenin içeriğinde, sitemiz içeriği kullanılmaktadır. İlk defa birçok kategori altında hikaye-öykü ve masalları paylaşmaya başlayan sitemiz, bu konuda da diğer sitelere örnek olmuştur. Sitemizin ve içeriğinin genişlemesine ve sitemizin tanıtımına siz değerli ziyaretçilerimizin katkısı çok önemlidir. Sitemiz içeriğini paylaşırken, mutlaka kaynak olarak www.hikayearsivi.net den alıntılandığını belirterek içeriğimizi kullanabilirsiniz. Unutmayın ki kaynak belirtmeden, içeriğimizi alan onlarca site ve ziyaretçi, çalışmalarımızdaki emeğe karşı bizi şevksiz bırakmaktadırlar. Lütfen sitemizin tanıtımına sizde katkı sağlayın. (KuTuL KuLuB)

Baba Olmak










   Bundan birkaç yıl öncesine kadar çocukları çok sevdiğimiz söylenemezdi. Eşimin ve benim bağımsızlığımıza çok düşkün olmamız, sürekli yeni yerler görmek ve gezmek arzumuz ve kariyer beklentilerimizde bebeğin bize ayak bağı olacağı düşüncesiyle çok uzun süre çocuk istemedik.

   Zaten eşimle de Karadeniz'deki bir iş gezisi sırasında tanışmış sonra işimiz dolayısıyla Türkiye'nin dört bir yanını gezerken birbirimizi daha iyi tanımış ve nihayet evlenmeye karar vermiştik.

   Evlilik hazırlığı içinde tek bir tabak dahi almadan hem eşimin hem benim bekarlık yaşamımızdan kalan eşyalarla uzun süre idare ettik. Elimize geçen ilk parayla da bir araba alıp hurda oluncaya kadar gezmeye devam ettik. Türkiye'yi bitirince yurt dışına dadandık. Meşhur seyyahlarımız gibi çok maceralı geziler yapamadık ama Avrupa'da tatil yapmanın çoğu zaman ülkemizde tatil yapmak ile hemen hemen aynı paraya geldiğini keşfedince de hem kış hem yaz tatillerimizi mütevazı oteller ve marketlerden alınan sandviçlerle de olsa uzun süre turlara hiç katılmadan kendi başımıza Avrupa'nın değişik yerlerini gezmeyle harcadık. Gezme merakı yüzünden de uzun bir süre çocuk düşünmedik. Zaman ve mekanla sınırlı olmayan bir yaşam tatlı geliyordu ve hep böyle sürmesini bekliyorduk.

   Etrafımızdaki arkadaşlarımızın neredeyse tamamı artık çocuk sahibi olmuştu ve bize de bu yönde baskılar geliyordu. Ama bir bebekle uğraşmanın zorluğunu onlarla birlikte bizde yaşıyor ve onların eve hapsolmuş hallerini, uykusuzluktan kırılan gözlerini gördükçe iyice çocuklardan soğuyorduk. Zaman zaman çocuklarıyla bize geldiklerinde de o çocukların durmadan etrafa saldırmaları, hiçbirşeyden mutlu olmamaları ve durmadan ağlamaları o birkaç saati bile dayanılmaz yapıyordu.

   Ta ki Fransa’nın ortalarında bir yerlerde bir yaz tatiline varıncaya kadar. Her yerinde olduğu gibi Fransa’nın o bölgesinin de şarapları ünlüydü ve gündüz gezilen şatolar gece içilen şaraplarla nefis bir tatil oluyordu. Döndükten sonra eşimde ilk belirtiler Kanlıca'dan beklenen misafirlerin gelmemesi oldu. Hatta aynı zamanda göğüsleri de şişince eyvah bir problem var deyip soluğu doktorda aldık. Aklımıza hiçbir şey gelmediği için de bu göğüsler niye şişti deyip mamografisine varana kadar her şeyi yaptırdık ve doktor mamografiden sonra hamile olmayasınız deyince aklımız başımıza geldi.

   Hemen evde bir test yaptık. Hamilelik testlerinde bayanlar bilir çubuğa idrar damlatıldıktan sonra 4 dakika beklemeniz gerekir. Yıllar gibi geçen 4 dakikadan sonra çubukta iki nokta da kıpırdamadan bana bakıyorlardı.

   Evet. Bu eşim hamile demekti. Belki kaybolur diye çubuk elimde bir süre daha bekledim.

   Yaklaşık 4 saat bekledikten sonra artık ikna olmuştuk. Tanrım! Biz ne yapmıştık. İkimizde oturduğumuz yerden kalkamıyorduk. Herkes kendi açısından olayı değerlendirmeye başladı. Konuşmadan birbirimize bakıyorduk ama kafamızda binlerce düşünce çarpışıyordu. Gözümün önünde ağlayıp zırlayan çocuklar dönüp duruyordu. Baba olmayı kesinlikle kendime yakıştıramazken artık bütün yaşantımızın baştan sona değişeceğini hissediyordum. Hiçbirşey eskisi olmayacaktı. Artık eskiden endişeyle seyrettiğim çocuklu arkadaşlarımız gibi olacak, uzun bir süre eve tıkılacak ve sinemaya gitmek dahi hayal olacaktı. Erken yatıp erken kalkacak her yere elimizde bir çocuk ve onun bir bavul dolusu eşyalarıyla gitmek zorunda kalacaktık. Elveda meyhaneler, geziler, sinemalar ve arkadaşlar.

   Uzun süren tereddütlerden sonra kaderimize boyun eğdik ve bu durumu kabullendik ama bu seferde başka bir problem ortaya çıktı. Aklımıza bir şey gelmeden yaptırdığımız mamografide vücuda verilen radyasyon acaba bebeğe bir zarar vermiş miydi? Geç de olsa bir bebek sahibi olmaya kendimizi hazırlamışken bunun mutluluğunu yaşayamadan bu sefer aklımız acaba mamografi sırasında birşey oldu mu sorusuna takılı kalmıştı. Yine uzun süren araştırmalardan sonra son bir kez de doktorumuzun tavsiyesiyle bu konuda araştırmalar yapan bir üniversiteden randevu almaya karar verdik.

   Ama ben işimin yoğunluğu dolayısıyla eşimle birlikte hastaneye gidemedim. Eşim de devlet üniversitelerinin o yoğun ortamında bütün gün ayakta beklemek zorunda kaldı. Önceleri hafif bir bel ağrısı başladı. Bir hafta sonra eşimin şiddetli bir kanamayla hastaneye kaldırıldığını öğrendiğimde hayatımın en panik anlarını yaşadım. Aklımda bin bir düşünceyle hastaneye koştum. Eşim iyiydi ama artık hamilelik çok riskli hale gelmişti. Hastane tedavisine rağmen kanaması kesilmedi. O günden sonra yataktan hiç kıpırdayamadı. Yemek, yıkanma dahil bütün ihtiyaçlarını yatakta karşıladı. Ev ve hastane arasında geçen hamilelik boyunca eşim çok büyük acılar çekerek türlü ilaçlar ve tedavilerle hamileliğin sağlıklı geçmesine çabaladı. Ama başaramadık. Doktorların olağanüstü gayretine rağmen 5. ayın sonunda hamilelik sona erdi. Bebeği kaybettik. Herkesin bebeğiyle çıktığı hastanenin doğum servisinden beraberimizde götürebildiğimiz tek şey hayal kırıklığımız ve hüznümüzdü.

   Yine eskisi özgürdük ama bu özgürlük hiçbir anlam taşımıyordu. Bir sene boyunca eşim hem fiziksel hemde psikolojik olarak kendisini toparlamaya çalıştı. Kendisini işine verdi. Tatillerimizde yine deliler gibi gezdik. Eski yaşantımıza geri dönmeye, herşeyin eskisi gibi olmasına çalıştık. Ama olmadı. Bebeğimizi hiç unutamadık. Hep birşeyler eksik kaldı. Hep acaba bu kadar tereddütlü olduğumuz için tanrı bizi cezalandırdı mı diye düşündüm. Bizi en çok üzen hamilelik sonucunda belli olan gen testlerinin sonucunda bebekte hiç bir problem olmamasıydı. Mamografideki radyasyondan korkup testler için hastanede ayakta beklemenin sonucunda oluşan problemlerle bebeğimizi kaybetmiştik oysa bebekte hiçbir problem yoktu.

   Bir buçuk sene sonra bu sefer bilerek ve isteyerek çocuk sahibi olmaya karar verdik. Birincisi nasıl olsa hiç beklenmedik bir anda çabucak olmuştu yine öyle olmasını bekliyorduk hatta korunmayı bıraktıktan sonra ertesi sabah çocuk mobilyası bakmaya bile gittik. Ama olmadı. Karavana. Hiç gelmemesi gereken misafirler her ay düzenli olarak geldi. 7 ay uğraştık.. Benim için keyifli geçen bir süreydi ama bir yandan da endişelenmeye başlamıştım acaba bende bir sorun mu vardı. Bende bir sorun varsa ilk hamilelik nasıl olmuştu. İlk hamilelikte etrafa itinayla hamile bırakılır diye hava atarken bana kızgınlıkla bakan arkadaşlarımdan beter olmuştum. Eşime göre çok zor, bana göre çok keyifli geçen 7 ayın sonunda nihayet misafirlerden kurtulduk. Göğüsler yine şişti. Bu sefer öğrenmiştik panik olmadık. Yine bize ilk hamilelikte olağanüstü yardımcı olan doktorumuza koştuk. Eşimin hamilelik sürecinde yaşadıkları ve bana çektirdiği eziyetler tamamen ayrı bir yazı konusu. Onları sonra yazacağım.

   Şimdi 16 aylık olan dünya tatlısı bir kızımız var. Kısaca Isot diyoruz. Onsuz bir saat geçirmeye dahi tahammül edemiyorum. Aksam 6'yi zor yapıyorum. Hiç oyalanmadan eve ona koşuyorum. Eşimin ilk hamileliğinde artık hiçbirşey eskisi olmayacak diye endişelenmiştim. Yanılmışız. Artık herşey eskisi gibi. Hatta eskisinden daha güzel. Hiç uzun süre eve kapanmadık. Yine tatillerimizde deli gibi geziyoruz. Isot'u ne mi yapıyoruz onu da götürüyoruz. Yaşına basmadan Avrupa'nın yarısını gördü. Hatta bazan iyi oluyor.Geçen yaz Isot'un sayesinde çocuklu aile sınıfına girip yaz aylarında yer bulmanın çok zor olduğu Fransa’nın sahil kasabalarındaki otellerde yer bile bulduk. Bizimle beraber geziyor. Bizimle beraber uyuyor. Biz yemek yerken oda kendi mamasını içiyor. Oda bizim gibi gezmekten acayip keyif alıyor. Öğle uykusu geldiği zaman gölgeye çekilip biz de dinleniyoruz. Çocuk sahibi olmak için tereddüt edenlere sesleniyorum. Unutmayın her şey nasıl yaptığınıza bağlı. Çocuk asla ayak bağı değil. İsterseniz onu da kendi yaşantınıza uydurabilirsiniz. Etrafınıza da çok kulak asmayın.

   Doktoru Isot'un gelişiminden çok memnun. Bu sevgiyi arkadaşınızın çocuğunda yaşamanız mümkün değil. Hiç eşimi aldatmadım ama onu artık kızımla aldatıyorum. Eşimi uyutup kızımla alışverişe çıkıyorum. Artık yürümeye de başladı. Çocuk sahibi olmak için yaşadığımız bütün tereddütlerin de boş olduğunu geç de olsa öğrendim. Sadece biraz daha dikkatli davranmak yeterli. Ayrıca hafta sonları erken kalkmak hiç de fena değilmiş. Elbette diğer çocuklar gibi ağlıyor zırlıyor ama eğer iyi bir iletişim kurabilirseniz kaç aylık olursa olsun sizi mutlaka anlıyor ve sözünüzü dinliyor.

   Isot, hayır kızım, klavyemin üstüne oturamazsın, mamanı burada içemezsin. Bak yazı yazıyorum. Isot kulağımı ısırma kızım, dikkat mamanı dökeceksin.

   Dikkaaatt...


Kaynak: Hikaye-Öykü-Masal Arşivi: www.hikayearsivi.net
Bu hikayeyi beğendi iseniz, veya fikrinizi diğer ziyaretçilerle paylaşmak istiyorsanız lütfen YORUMUNUZU yapın. Sadece 1-2 saniyenizi alacaktır.


Önemli Not: Lütfen hikayeyi kullanacaksanız; www.hikayearsivi.net den alıntı yaptığınızı ve kaynağını belirtiniz.

23 Haziran 2004 - 19:00:06 - 5228 günlük
Ekleyen editör: HikayeArsivi

Okuyan:[13037]Yorumlayan:[16]Kategori: [Duygusal Hikayeler]
[Arkadaşına Gönder][
Yazdır] Bu Hikayeyi Paylaş EkleBunu RSS Ekle Butonu


Yorumlar:

[ Yorum yap ]


Yazan: smartdark 

21.5.2006 -

doğru yolu bulmuş... ne demek yaa çocuksuz bir evlilik... hepimiz çocuk değil miydik...

Yazan: kaaN 

14.3.2006 -

cok kişi farklı yorumlar yapabilir ama en doğalı sağlıklı ve saygılı olması kim cocuk istemeski annemize ve babamıza teşekkür borçluyuz

Yazan: hacer 

17.12.2005 -

harira bir yazı ya.

Yazan: damla 

15.12.2005 -

Çocuk sevgisi bir başka... selim bende çocuk istiyorum haberin olsun...

Yazan: sadık 

2.12.2005 -

çocuk güzeldir hemen yapın

Yazan: ilkin 

1.12.2005 -

paylaşımın bi harika, evlat sevgisini daha tatmak nasip olmadı ama içimde bi hoş oldu yazını okurken. İsot'u öpüyorum kocaman kocaman, harikasınız...

Yazan: hayri 

29.11.2005 -

hikaye çok harika evlat sevgisi bambaşkaya bunu herkeze şiddetle tavsiye ediyorum

Yazan: DUYGU 

25.10.2005 -

çok etkileyici bir hikaye beğenmemek mümkün değil

Yazan: dalaman 

5.10.2005 -

ortada uzatmalı bir hikaye var.sonunda bebek oldu desen ya bu kadar uzattın

Yazan: özer.. 

22.9.2005 -

katılıyorum yürekten....benim kızımda şu an 16 aylık...eşimi ve kızımı istanbul'a gönderdim güya bir ay kalacaklardı hesapta....ama 3 gün oldu özledim kızımı...Geri çağırdım...onsuz geçmiyor günler...yarın geliyorlar..:) aşığım ben ona:)

Yazan: ayshen 

28.8.2005 -

azerbaycandan salamlar.heykayenizi cox beyendim.heqiqeten ovlad sevgisinin yerini hec ne vere bilmez.

Yazan: dudu 

29.6.2005 -

çok şirin bir hikaye . bence de yetişkinlerin sadece kendi rahatları için çocuk yapmaması biraz bencilce oluyor ama bebiş olduktan sonra da nerden çıktı bu velet diyen de hiç duymadımç :) mutluluklar...

Yazan: ali 

24.2.2005 -

mutluluklar diliyorum,insanda var olan fitrata dönüp onu anlayabilmek cok büyük marifet olsa gerek minik isotún gözlerinden öptüm

Yazan: nuray güngörer 

22.2.2005 -

okuduğunda bir düşün istersenSENİ SEVİYORUM

Yazan: ersin 

28.11.2004 -

süper

Yazan: yucel  

4.9.2004 -

anlaşılıyor ki hiçbir mutluluk evlat mutluluğuyla bir değil hepsinin üstünde yucel

Yorumlarınızı Yapın:
 

İsim:  *
Mail:  *
Yorum:
 
*
Kalan karakter:
 


* Doldurulması zorunlu alanlar.
Html kod kullanılamaz. IP adresiniz kaydedilecektir.
 

Sayfa: 1

Ehli Sünnet Alimi, Şeyh İsmail Çetin Hocaefendi'nin Eserleri, Sohbetleri ve Hakkında Herşey...

 
 

.: Günün Ayeti :.

.: Günün Hadis-i Şerif-i :.

.: Günün Sözü :.

     


Kerim Melleş'in Videoları
EĞLENCE
Kim 500 Milyar İster-1 (Yarışma)
Kim 500 Milyar İster-2 (Yarışma)
Passaparola (Yarışma)
Kilonuz Kadar Altın Kazanın (Yarışma)
Çocuklar İçin (Yarışma)

Ölmeden Önce Söylenen Son Sözler-1
Ölmeden Önce Söylenen Son Sözler-2
Ölmeden Önce Söylenen Son Sözler-3


Bilginizi TEST Edin
  RESİM ARŞİVİ
BEBEK RESİMLERİ MANZARA RESİMLERİ
CAMİ RESİMLERİ  

ÜYE GİRİŞİ
Kullanıcı adı:
Şifre:



Üye Ol - Şifremi Unuttum



Reklam ver

  ANKET
Hayat Gerçekten Bir Hikaye Mi?
Hayır  808
Bazen  464
Evet.  2515

Toplam: 3787 oy kullanıldı.

 

  İSTATİSTİK
Toplam Kategori: 46 
Toplam Hikaye: 4161 
Yazı-Yorum: 20 
Editör Sayısı: 6 
Onaysız Üye: 3 
Onaysız Yorum 92196 
Toplam Yorum: 107613 
Toplam Okunma: 17151197 


Reklam ver

  GÜZEL RESİM VE SÖZ

 

Editör Yazı - Yorum

HikayeArsivi

Hikaye Arşivi Üyelerine

Telvin

Karagül-Çıldırma Provası

SehL

Anlamını Yitirmiş Satırlar...

ercanharmanci

Yazı-yorum 'u yok


Tüm
Editörler

 Tüm
Yorumlar


Online Editörler

Sitede hiç editör yok / Son 5 dk. içinde


 

HİKAYE KATEGORİLERİNİN TÜMÜ:

01-İbretli Hikayeler
02-Dini Hikayeler
03-Yaşanmış Hikayeler
04-Duygusal Hikayeler
05-Sevgi Hikayeleri
06-Aşk Hikayeleri
07-Din Büyüklerinden Hikayeler
08-En Güzel Dini Hikayeler
09-Masal Demeti
10-Hayatın İçinden Hikayeler
11-İran Hikayeleri
12-Dostluk Hikayeleri
13-Mevlanadan Hikayeler
14-Kıssadan Hisseler
15-Çocuklar İçin Hikayeler
16-Doğruların Öyküsü
17-Komik Hikayeler
18-Nasreddin Hocadan Hikayeler
19-Sahabeden ve Evliyaullahtan Hikayeler
20-Kurandan Hikayeler
21-Resulullahtan Hikayeler
22-Kelile ve Dimne
23-Tarihi Gerçekler
24-Gerçek Hayattan Hikayeler
25-Türk Tarihinden Damlalar
26-Bediüzzamanla Yaşayan Öyküler
27-Diyanetten Hikayeler
28-Renkli Hikayeler Masallar
29-Sesli Hikayeler
30-Resimli Hikayeler
31-Sizden Gelen Hikayeler
32-İngilizce Hikayeler
33-Padişahlardan Hazır Cevaplar
34-Türkü Hikayeleri
35-Tarihi Hikayeler Öyküler
36-Siyasi Hikayeler Hatıralar

 
Google

Sitemizden alınan tüm hikaye-öykü-masal ve materyaller için link verilmesi zorunludur.
Site içeriğini kullanmak için site yönetimiyle [kutulkulub@gmail.com] irtibata geçerek istifade edebilirsiniz.

 Hikaye Arşivi  
Kerim Melleş-KuTuL KuLuB © 2002-2012 © Hikaye Öykü Masal Arşivi
Sayfamızı en iyi 1024*768 çözünürlükte görüntüleyebilirsiniz...

  KuTuL KuLuB - Kerim Melleş

HİKAYE KATEGORİLERİNİN TÜMÜ:
1-İbretli Hikayeler
(Birbirinden İbretli Hikayeler-Öyküler)2-Dini Hikayeler(Dini-Ahlaki Ders Veren Hikayeler)3-Yaşanmış Hikayeler(Yaşanmış, Gerçek Hayat Öyküleri)4-Duygusal Hikayeler(Duygu Yüklü, Duygusal Hikayeler)5-Sevgi Hikayeleri(Sevgi Dolu Hikayeler)6-Aşk Hikayeleri(Aşk ve Aşkı Anlatan Hikayeler)7- Din Büyüklerinden Hikayeler(Dini Önderler ve Alimlerden Hayat Hikayeleri)8-En Güzel Dini Hikayeler(Güzele Yelken Açan Dini Hikayeler)9-Masal Demeti (Masallarla Yüklü Bir Demet)10-Hayatın İçinden Hikayeler(Hayatın İçinden Seyrettiğimiz Hikayeler)11-İran Hikayeleri(İran Nesrinden Seçme Hikayeler-Öyküler)12-Dostluk Hikayeleri(Dostluğu,Örnek Dostlukları Anlatan Hikayeler)13-Mevlanadan Hikayeler(Mesnevi'de Geçen Mevlana Hazretlerinden Hikayeler)14- Kıssadan Hisseler(Kıssadan Hisse Dedirten Hikayeler)15-Çocuklar İçin Hikayeler(Çocuklara Yönelik Eğitici Hikayeler)16-Doğruların Öyküsü(Doğruların Öyküleri)17- Komik Hikayeler(Güldüren, Güldürürken Öğreten Hikayeler)18-Nasreddin Hocadan Hikayeler(Nasreddin Hocanın Pratik Zekası ve Saflığıyla)19- Sahabeden ve Evliyaullahtan Hikayeler(Sahabenin ve Evliyaların Hayatından Süzülen Gerçekler)20-Kurandan Hikayeler(Kuranda Geçen Kıssalar,Hikayeler)21-Resulullahtan Hikayeler(Resulullah Efendimizin Hayatından Eğitici Tablolar)22- Kelile ve Dimne(Beydebadan Günümüze Uzanan Klasikler)23-Tarihi Gerçekler (Tarihte Yaşanmış Gerçek Olaylar ve Durumlar)24- Gerçek Hayattan Hikayeler(Gerçek Hayat Hikayeleri)25-Türk Tarihinden Damlalar(Türk Tarihine Işık Tutan Tarihi Olaylar)26- Bediüzzamanla Yaşayan Öyküler(Bediüzzaman Hazretlerinin Hayatından Kesitler)27-Diyanetten Hikayeler(Diyanet Yayınlarından Çıkan Hikaye Kitaplarından Seçmeler)28-Renkli Hikayeler(Renkli Tarihi Hikayeler Öyküler)29-Sesli Hikayeler(Seslendirilmiş Hikayeler)30-Resimli Hikayeler(Resimli Çizgilerle Hikayeler)31- Sizden Gelen Hikayeler(Sizin Gönderdiğiniz Hikayeler-Öyküler)
linkler  

Site Ekle   islami Linkler Dini Hikayeler Arama Motoru Sanalalan - Bedavalar.com Kaliteli Siteler