[100 Hadis- 100 Hikaye]
34. HADİS: KİBİR [100 HADİS - 100 HİKÂYE]
34. NOLU HADİS: KİBİR

Esma binti Umeys şöyle dedi: Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem'i şöyle söylerken işittim:
"Yüceler yücesini unutup da hayale kapılıp kibirlenen kişi ne kötü kuldur (...)" [34]
[34]: Zayıftır. Tirmizî, hadisin zayıf olduğunu şöyle ifade etmiştir: "Bu hadis garibdir. Onu yalnız bu tarikle bilmekteyiz. İsnadı kuvvetli değildir."
Hadisin yer aldığı yegâne kaynak için bk. Tirmizî, Kıyamet 17.
Hadisin metni daha uzun olup devamı şu şekildedir:
"Cebbar olan Allah'ı unutup da zorbalık ve haksızlık yapan kişi ne kötü kuldur! Kabri ve sonrasını unutup da hata edip boş konuşan kişi ne kötü kuldur! Nereden gelip nereye gittiğini unutup da taşkınlık yapan kişi ne kötü kuldur! Din ile dünyayı değiştiren kişi ne kötü kuldur! Dini şüphelerle değiştiren kişi ne kötü kuldur! Tamahkarlığın yönlendirdiği, hevanın saptırdığı kul ne kötü kuldur! Tamahkarlığın kendisini zelil kıldığı kişi ne kötü kuldur!"
HİKÂYE
Ka'bu'l-Ahbâr'a:
"Allah Teâlâ'nın Kur'an'da Kasr-ı Meşîd diye haber verdiği köşkler nasıldır?" diye sordular.
"O köşk öyle bir köşktür ki; Mundır isminde bir kişi vardı. Ad kavminden kırk er kuvvetinde idi. Bu kişi demiri mum gibi yapar yoğururdu. Bir arslan görse çağırır, arslan onun sesini duyunca heybetinden hemen düşer ve ölürdü. İki bin kız aldı. Her birinden yedişer dişili erkekli çocuk doğdu. Zürriyyeti az iken çok oldu. Bir gün vezirlerini topladı. Bin veziri vardı. Her bir vezirin hükmettiği yüz bin kişi vardı." Bunlara:
"Ey vezirler! Atalarım dedelerim öldüler. Ben de ölümden korkuyorum. Ölümden kurtaracak bir şey icad edin." dedi. Vezirler:
"Demirden bir köşk yapmak gerek." dediler.
Üç bin arşın uzunluğunda bin arşın genişliğinde bir köşk yaptılar. İçindeki evlerin ortasını çini demirden inşa ettiler. Ayna gibi parlıyordu. Bakan kişi bütün oturanları onun içinde görürdü. Güneş doğunca bile yıldırım gibi parlar, göz nurunu alırdı. Duvarlarını altın ve gümüşle sıvadılar. Halılar döşediler. İçinde bin ırmak akıttılar. Bu köşkün üstünde iki köşk daha inşa ettiler. Bunların uzunluğu dört yüz arşın, eni yüz arşın, meydanı da yedi fersah idi. Beylerin oturması için çevresinde başka köşkler yaptılar. Bu köşklere yedi yüz kat kapılar yaptırdılar. Her bir kapının uzunluğu bin arşındı. Her bir kapıya bin muhafız koydular. Bunların hepsini yaptıktan sonra:
"Her tarafı berkittim. Benden kuvvetli kim var? Ölüm bana nasıl gelecek? Artık ölmekten korkmuyorum." dedi.
Allah'ın (c.c.) emriyle Cebrail (a.s.) geldi. Bunları bir kez çağırdı. Hepsi öldü. Bir kişi bile kalmadı. O köşkler ıssız kaldı. Şimdi onlardan tütün çıkar. Kim yakınına varırsa o kavmin azabının iniltisini işitirler.
________________________ Kaynak: Erzurumlu Darir Mustafa Efendi, "100 Hadis 100 Hikaye", Doç. Dr. Selahattin Yıldırım, Dr. Necdet Yılmaz, Darülhadis, İstanbul/2007. Hazırlayan: Kerim Melleş, www.hikayearsivi.net
Kaynak:
Hikaye-Öykü-Masal Arşivi: www.hikayearsivi.net
Bu hikayeyi beğendi iseniz, veya fikrinizi diğer ziyaretçilerle
paylaşmak istiyorsanız lütfen YORUMUNUZU
yapın. Sadece 1-2 saniyenizi alacaktır.
Önemli Not: Lütfen hikayeyi
kullanacaksanız; www.hikayearsivi.net den
alıntı yaptığınızı ve kaynağını belirtiniz.
|