[100 Hadis- 100 Hikaye]
33. HADİS: AMELİ İNSANI KURTARMAYA YETMEZ [100 HADİS - 100 HİKÂYE]
33. NOLU HADİS: AMELİ İNSANI KURTARMAYA YETMEZ

Ebû Hüreyre (r.a.)'den rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
"(İşlerinizde) orta yolu tutun; dosdoğru olun! Bilin ki, hiçbiriniz ameli sayesinde kurtuluşa eremez." Ashab;
"Sen de mi kurtulamazsın, ey Allah'ın elçisi!" dediler.
-"(Evet) ben de kurtulamam. Ancak Allah rahmet ve keremi ile beni bağışlayacak olursa o başka." [33]
Ne yapın yapın siz sözün doğrusunu söyleyin. İşin doğrusunu işleyin. Dünya işlerinizi görmenize de zaman ayırın. Sabahleyin işinize çıkın. Gece olunca evinize gelin. Gece vaktinde de biraz çalışmanız uygundur. İşinizi gücünüzü terkedip devamlı ibadet etmeniz uygun değildir. Elinizden geldiğince ibadete devam edin. İşinizle de meşgul olun. Kesinlikle doğru sözlü olun ve doğru işler işleyin.
[33]: Sahihtir.
Buhârî, Rikak 18, Merdâ 19; a.mlf., el-Edebü'l-Müfred, s. 102; Müslim, Münâfikîn 76, 78; İbn Mâce Zühd 20; Dârimî, Rikak 24; Ahmed b. Hanbel, Müsned, II, 235, 256, 264, 319, 326, 344, 386, 390,; VI, 125; Beyhakî, el-Esmâu ve's-Sıfât, II, 257. Benzer bir rivayet için bk. Buhâri, el-Edebü'l-Müfred, s 163; Ahmed b. Hanbel, Müsned, III, 18; et-Tayâlisî, Müsned, s. 305; Aclûnî, Keşfü'l-Hafâ, 1, 513.
Bu paragraf hadisin tercümesinin devamı gibi zannediliyorsa da metne dahil değildir. Çünkü hadisin hiçbir rivayetinde böyle bir ifade yer almamaktadır. Müellif bu ifadeleri hadisten zannederek tercümeye dahil etmiştir. Müellifin nasihat babında söylemeye çalıştığı bu ifadeler müstensih tarafından yanlışlıkla metne dahil edilmiş de olabilir.
HİKÂYE
İsrailoğulları zamanında bir kişi yetmiş yıl ibadet etti. Ne üşendi ne de melul oldu. Allah Teâlâ o zamanın peygamberine şöyle vahyetti:
"Fülan kişiye git. Ömrünü benim kulluğumda harcadı. Devamlı ibadet etti. Onu şimdi cennetime koyuyorum. Ancak ibadetiyle değil, kendi fazlımla." dedi.
O peygamber, haberi o zâhide söyledi. Zahid haberi duyunca, başını aşağı eğdi ve bir müddet düşündükten sonra kaldırdı:
"Ya yetmiş yıllık ibadetim nereye gitti?" dedi.
Daha henüz sözünü tamamlamadan Allah kendisine bir diş ağrısı musallat etti. Zahid feryat etmeye başladı. Allah Teâlâ o peygambere yine vahyetti:
"Git o zâhide söyle. Yetmiş yıllık ibadetini verip o diş ağrısından kurtulmaya razı olsun." dedi. O peygamber geldi ve zâhide:
"O ibadetini verip, diş ağrısından kurtulmaya razı mısın?" dedi. Bunun üzerine zâhid:
"Râzıyım." dedi.
Allah Teâlâ zâhidin diş ağrısını giderdi ve peygamberi tekrar göndererek şöyle demesini istedi:
"Yalnız bir diş ağrısının gitmesi için yetmiş yıllık ibadet verdin. Hani sana verdiğim diğer nimetlerim? Söyle bakalım cennete neyle gireceksin?"
Bu haberi duyan zâhid ağladı, duâ ve tevbe etti.
________________________ Kaynak: Erzurumlu Darir Mustafa Efendi, "100 Hadis 100 Hikaye", Doç. Dr. Selahattin Yıldırım, Dr. Necdet Yılmaz, Darülhadis, İstanbul/2007. Hazırlayan: Kerim Melleş, www.hikayearsivi.net
Kaynak:
Hikaye-Öykü-Masal Arşivi: www.hikayearsivi.net
Bu hikayeyi beğendi iseniz, veya fikrinizi diğer ziyaretçilerle
paylaşmak istiyorsanız lütfen YORUMUNUZU
yapın. Sadece 1-2 saniyenizi alacaktır.
Önemli Not: Lütfen hikayeyi
kullanacaksanız; www.hikayearsivi.net den
alıntı yaptığınızı ve kaynağını belirtiniz.
|