Hikaye Öykü Masal Arşivi

 Ehli Sünnet Alimi, Şeyh İsmail Çetin Hocaefendi'nin Eserleri, Sohbetleri ve Hakkında Herşey...

Hikayelerin Dünyasına Açılan Eşsiz Bir Kapı

16 Ekim 2018

Sık Kullanılanlara Ekle  Anasayfan 
              Yap Ziyaretçi Defteri

  Çığlık (Öğretici Hikayeler) :. Hikaye Öykü Masal Arşivi .:

MENÜLER
Ana Sayfa
Arşiv
Sitenize Ekleyin
Hikaye Ekleyin
Editörlere Mesaj Gönder
Editörlük Başvurusu
Yardım / İletişim
Reklam
Basında HikayeArsivi
Künye
Ziyaretçi Defteri
Tavsiye Siteler
HİKAYE KATEGORİLERİ
İbretli Hikayeler
Dini Hikayeler
Yaşanmış Hikayeler
Duygusal Hikayeler
Sevgi Hikayeleri
Aşk Hikayeleri
Din Büyüklerinden Hikayeler
En Güzel Dini Hikayeler
Masal Demeti
Hayatın İçinden Hikayeler
İran Hikayeleri
Dostluk Hikayeleri
Mevlanadan Hikayeler
Kıssadan Hisseler
Çocuklar İçin Hikayeler
Doğruların Öyküsü
Komik Hikayeler
Nasreddin Hocadan Hikayeler
Sahabeden ve Evliyaullahtan Hikayeler
Kurandan Hikayeler
Resulullahtan Hikayeler
Kelile ve Dimne
Tarihi Gerçekler
Gerçek Hayattan Hikayeler
Türk Tarihinden Damlalar
Bediüzzamanla Yaşayan Öyküler
Diyanetten Hikayeler
Renkli Hikayeler
Sesli Hikayeler-Masallar
Resimli Hikayeler
Sizden Gelen Hikayeler
İngilizce Hikayeler
Padişahlardan Hikayeler-Öyküler
Türkü Hikayeleri
Tarihi Hikayeler-Öyküler
Siyasi Hikayeler-Hatıralar
Öğretici Hikayeler
Hüzün Zamanı Hikayeleri
Hazır Cevaplar Espriler
Dede Korkut Hikayeleri-Destanlar
Keloğlan Masalları (Görüntülü)
La Fontaine Masalları
Atatürk Hikayeler - Hatıralar
Tanıdığım Ünsüzler
Gazali İHYAdan Hikayeler
Ramazan-Oruç Hikayeleri

Hikaye-Öykü Ara



[Detaylı Arama]


Yeni Eklenen 15 Hikaye
Radar Var
Yok Oluşun Filizlenmesi
Yanılgının Gözyaşları Ve Benlik Kavgası
Ayşecik ve Yasemin Sultan
Şöhretin Bedeli
Bücür Zürafa
Deve Kervanı
Nerede Görüşelim
Rafadan Yumurta
Sabrın Zirvesi
Recep Ayında Oruç
Oruçlu Musunuz, Değil Misiniz?
Oruç İman Ettirdi
Orucu Bazen Bozmak Gerek
Onların Ameli Yok

En Çok Okunan 15 Hikaye
Bir Bebeğin Yarım Kalmış Günlüğünden
The Adventure of the Three Garridebs
Dracula - Story
İşte Aşk
Uyuyan Güzel
Hz. Yunus Ve Balık
Sevgi Üç Türlüdür
Uyku Masalı
Dostluğun Öyküsü
Hansel Ve Gretel
Haddini Aşmanın Zararı
Ona "Sevdiğinizi" Söyleyin
Evlilik
On Çinli
Ayrılın Ayrılabilirseniz


Reklam ver

Mail List
Sitemizin yeniliklerinden ilk sizin haberiniz olsun.
İsim:
Mail:
 


Editör Giriş

Google
Sitemiz hakkındaki görüşlerinizi ZİYARETÇİ DEFTERİNE yazarsanız seviniriz.


Ziyaretçilerimiz ve Hikaye Dostlarının Dikkatine:

www.hikayearsivi.net olarak 2002 yılından itibaren yayın faaliyetimizi sürdürmekteyiz. İnternet üzerinde yayın yapan birçok sitenin içeriğinde, sitemiz içeriği kullanılmaktadır. İlk defa birçok kategori altında hikaye-öykü ve masalları paylaşmaya başlayan sitemiz, bu konuda da diğer sitelere örnek olmuştur. Sitemizin ve içeriğinin genişlemesine ve sitemizin tanıtımına siz değerli ziyaretçilerimizin katkısı çok önemlidir. Sitemiz içeriğini paylaşırken, mutlaka kaynak olarak www.hikayearsivi.net den alıntılandığını belirterek içeriğimizi kullanabilirsiniz. Unutmayın ki kaynak belirtmeden, içeriğimizi alan onlarca site ve ziyaretçi, çalışmalarımızdaki emeğe karşı bizi şevksiz bırakmaktadırlar. Lütfen sitemizin tanıtımına sizde katkı sağlayın. (KuTuL KuLuB)

Çığlık










    Akşamın ilk karanlığıyla, gün yuvasına dönüş hazırlıklarını yapıyordu. Evdeki telaş annenin yüzünden yansıyordu. Baba daha sakin bir tavırla hanımını rahatlatmaya çalışıyordu. Bütün gayretlerinin boşuna olduğunu anlaması çok uzun sürmedi.  


    İşin aslı, kendisi de içten içe tedirginlik yaşıyordu. Bu vakte kalmaları hiç uygun değildi. Başlarına istenmeyen bir şey gelse; ne yapacaklardı? Kimden yardım isteyecek, kim yardım edecekti?


    Kimseler kalmamıştı görünürde. Herkes evine çekilmiş, akşamın karanlığının şerrinden uzaklaşmıştı. “Ben defalarca dedim, akşam gün batmadan eve dönün diye. Şunların yaptıklarına bak. Bunlar adamın ömrünü bitirirler…” diye söylendi.


    Akşamın bakır rengi kaybolup geceye kurşunî hava ağırlığını koydukça yüzlerindeki ifadeler daha karışık ve daha anlaşılmaz hale geliyordu. Tedirginlik, telaş ve endişe içlerini kemiriyordu. Anne, bir içeri bir dışarı girip çıkıyor, arada bir “Ya başlarına bir şey geldiyse?” diyerek kocasından çözüm istiyordu. Defalarca tekrar eden bu soru karşısında adamın tek söylediği: “Kazık kadar adam oldular, bir şey olmaz.” sözleriyle karısını sakinleştirmeye çalışıyordu.


    Karısının kendisini vurdumduymazlıkla itham etmesi canını sıkmıştı. Dayanamadı. “Bu kadarı da olmaz ki!” dedi. “Sanki sadece senin çocukların” diyerek ayağa fırladı. Kapının eşiğinde dikilen karısına doğru yürüdü. Karısı, kocasının yaptığına bir anlam veremedi. Sinirlenmesini gerektirecek bir şeyin olmadığını düşünüyordu. Kendisi içerdeydi ama kulakları dışarıda duyacağı bir sesin peşinde… Belki de ne dediğini bile düşünmemişti. Kocasının kızgın bir boğa gibi öfkeli yüzünü burnunun dibinde görünce, ne diyeceğini bilemedi, ürkek gözlerle baktı…


    Bu sırada minareden yayılan yatsı ezanı odanın sessizliğini bozdu. Kocasının hiddetli bakışları eyleme dönüşmeden karısının gözlerinde eridi. Birkaç kez yutkundu. Yüzündeki öfke ifadeleri kayboldu. “Hiç böyle yapmazlardı!” dedi hafif bir sesle.


    “Namazlarımızı kılalım; gelmezlerse aramaya çıkarız.” diyen kocası abdest için odadan çıktı.


    Yatsı namazını kıldıktan sonra kadın, babasından kalma fanusu eline alıp dışarıya çıktı. Baba da akşamları yanından hiç eksik etmediği, iki büyük pille çalışan el fenerini yanına aldı.  


    Sokaklar zifiri karanlıktı. Uzaktan gelen köpek ulumalarına, yakınlarından cevap veren köpeklerin ulumaları karışıyordu. Köyün üzerine korkutucu köpek ulumalarının yankısı düşüyordu. Köpek sesleri ve yankıları birbirine karışıyor, çoğaldıkça çoğalıyordu.


    Birkaç dakika sonra köyün dışına çıkmışlar, tedirginlik içinde yürümeye devam ediyorlardı. Hiç konuşmuyorlar, bir şey olmasından korkuyorlardı da söylemekten çekiniyorlardı.


    Köyden uzaklaştıkça yükselen köpek ulumaları daha afakî şekilde geliyor ve karşı kayalıklarda yankılanıyordu. Dalgaların hışırtısı daha derinden ve uzaktan duyuluyordu.  Gölün üzerinde bir karanlık kuşağı uzanıyor, gözler hiçbir şey görmüyordu. Göle yaklaştıkça dalgaların kıyıları yalayan gelgitlerinin sesleri daha da çoğalıyordu. Çok uzaklarda kalan köpek ulumalarının yerini durmadan çoğalan kurbağa sesleri alıyordu. Sanki “buralar bizden sorulur” der gibiydiler. Bir birleriyle yarış içindeymiş gibi çeşit çeşit, kısa süreli, ya da uzun, kademeli sesler çıkarıyorlardı.


    Bu arada gölün yosun kokulu serin havası burunlarında bitti, yüzlerine yapıştı. Gecenin serinliği… Kurbağa sesleri… Dalgaların hışırtısı… Gölün üzerine çöken kasvetli hava… İçlerindeki korkuyu hiç eksiltmemiş, aksine ürpertilerini artırmıştı.


    Cam fanusun içindeki gazla yanan, adım attığı yeri ancak aydınlatan idare ile ağır aksak gölün kenarına kadar geldiler.


    Anne ve baba durmadan çocuklarını isimlerini bağırdılar.


    “Yakup!”


    “İlyas!”


    Sesler, gecenin karanlığında karşı kayalara çarparak kayboldu.


    Bu alaca karanlık kuşakta, ince ayarı yapılmış bir dürbün gibi uzakları gözetleyen gözleri de görülemeyen ufuklarda tükendi. Baba elindeki feneri yakıp söndürmeye devam etti uzunca bir süre. Bekledikleri cevabı alamadılar…


    İçlerindeki şüphe duyguları büyüdükçe büyüdü; erişilmez dağlar gibi heybetiyle düşünce deryalarını kaplayarak iç dünyalarını kilitledi.


    Rüzgârın karşıdan esmesi, seslerinin uzaklara gitmesini engelliyordu. Kulaklarına kurbağa sesleri ve dalga hışırtısından başka bir şey ulaşmıyordu.


    “Yakuuuup!...”


    “İlyaaaas!...”


    Eğer çocuklarının başına bir hal geldiyse ne yapacaklardı? Birbirlerini mi suçlayacaklar, yoksa kader mi diyeceklerdi?


    Yakup ile İlyas sabah vakti çıkmışlardı evden. Hemen hemen her gün aynı saatlerde evden çıkıyorlar, akşam güneşin batma zamanında eve geliyorlardı. Gerçi bazen öğle ile ikindi arasında evde kalıp tekrar döndükleri de oluyordu. Bu gün böyle olmamıştı. Çoktan dönmeleri gerekiyordu ama hâlâ yoklardı.


    Yakup büyüktü. Büyük dediysek; birkaç yaş daha fazla. Eve katkıda bulunmak için gölde balık avlıyorlardı. Bu sabah erkenden gittiklerinde yüzlerce metre uzunluğundaki ağlarını kayıkla toplamışlardı. Ağlarında oldukça fazla balık çıkması, kardeşleri sevince boğmuştu.


    Tuttukları balıkları öğle vaktine yakın bir zamanda alıcısına teslim edip tekrar ağlarını göle bıraktıkları yere geri döndüler. İkindiye kadar ağlarının temizliğiyle ilgilendiler. Balığın daha çok çıkacağını düşündükleri yeri kararlaştırdılar. Ağlarını suya sermeyi düşündükleri zamanda hiç beklemedikleri bir rüzgâr peydahlandı.


    Ağlarını göle güzel bir şekilde atamayacaklarını anlayınca, belki rüzgârın hızı azalır, diye akşama kadar beklediler. İlyas’ın “Geç kalmayalım, evden merak ederler.” sözüne, ağabeyi Yakup kendi delikanlılığını ortaya koyan türden bir cevap veriyordu: “Biz kocaman adam olduk, daha da mı merak edecekler?”


    Durum istedikleri gibi gitmedi. Rüzgârın hızını kesmesi uzun zaman aldı. Karaya çok uzak mesafede olmaları, gelmelerini de engelledi.


    Bir ara ağları atmadan karadan köye dönmeyi düşündüler. Karanlıkta kayalıklardan yürümenin tehlikeli olabileceğini düşündüler ve köye dönmekten vazgeçtiler.  Nihayet ağlarını ertesi gün için suya bıraktıklarında, gecenin soğuk karanlığında sadece kıyılardan gelen kurbağa ve dalgaların kıyıları dövdüğü sesler duyuluyordu.


    Ağlarını atıp bitirdiklerinde karşı kıyıda beliren gecenin karanlığında pörsümüş, fersiz yankılanan ışıkları görmüşler, kendilerini aramaya geldiklerini tahmin etmişlerdi.


    İlyas “Ben sana demiştim; bak işte babam geldi. Şimdi bize ne kadar kızacak!” dedi.


    Yakup hiç cevap vermedi. Kibrit istedi işaret vermek için.


    İlyas, “Dinlendiğimiz yerde kaldı.” deyince tekrar sessizliğe gömüldü Yakup. Daha erken dönmesi gerektiğini düşündü için için. Anne babasının oralara kadar gelmelerine gönlü razı olmadı. Kendilerine nasıl kol kanat gerdiklerinin farkındaydı. Ama büyüdüğünü düşünerek kendilerini aramalarının gereksizliğine inandı ve kendi kendine söylendi: “Ne var da geliyorsunuz sanki? İşte geliyoruz…”


    Baba ve ana yüreğinin hissettiklerini elbete anlayamazdı. Çoluk çocuk sahibi olduğunda bu duyguların ne demek olduğunu anlaması çok zor olmayacaktı, ama zamanı vardı.


    Kendilerini boşlukta hisseden duygularla durmadan asıldılar küreklere. Esen hafif rüzgâra karşın kan ter içinde kalmışlardı…


    Anne ve baba da haklıydı. Bu iş delikanlılığa gelmezdi. Bunların yaşlarındaki akrabalarının oğlunun başına gelenler endişelerini kamçılıyordu. Çok kısa bir süre önce kayıktan ağlarla birlikte göle düşerek hazin bir son yaşamıştı. Şakaya gelir tarafı bulunmayan bu gidişin dönüşü yoktu.


    Yakup ve İlyas kendilerini çağıran sesleri duyacak menzile geldiklerinde, kıyıda bekleyenler hâlâ onların gelişinden habersizdi. Gökteki bulutlar gölün yüzeyinde oluşacak yakamozları engelliyordu. Hem kürek çekiyorlar hem de seslerini duyurmak için bağırıyorlardı.


    Çocuklarının seslerini duyan anne ve baba oldukları yere sessizce çöktüler. Karma karışık duygularla beklediler. Kavuşmayı, sarılmayı, yaşadıkları duygulardan uzaklaşmayı hayal etti anne.


    Çocuklar kıyıya ulaştıklarında, anne ve babası onlara doğru koştular. Dört kişi birbirine sarılarak bir sevgi yumağı oluşturdular.


    Sevginin sıcaklığı yükseldi semalara. Gecenin serinliğini ısıttı. Karanlıkta görülmeyen annenin gözyaşları aktı. Mutluluk gözyaşlarıydı bunlar. Baba hiçbir şey demedi; söyleyeceklerini eve sakladı. Gözünde beliren yaşları hiç göstermedi.


Yazar: Duran Çetin (Yazar hakkında için tıklayın)
Eser: Sana Bir Müjdem Var, Beka Yayınları,2006 (Kitabı temin için tıklayın)



Kaynak: Hikaye-Öykü-Masal Arşivi: www.hikayearsivi.net
Bu hikayeyi beğendi iseniz, veya fikrinizi diğer ziyaretçilerle paylaşmak istiyorsanız lütfen YORUMUNUZU yapın. Sadece 1-2 saniyenizi alacaktır.


Önemli Not: Lütfen hikayeyi kullanacaksanız; www.hikayearsivi.net den alıntı yaptığınızı ve kaynağını belirtiniz.

7 Temmuz 2007 - 10:58:36 - 4119 günlük
Ekleyen editör: HikayeArsivi

Okuyan:[4387]Yorumlayan:[2]Kategori: [Öğretici Hikayeler]
[Arkadaşına Gönder][
Yazdır] Bu Hikayeyi Paylaş EkleBunu RSS Ekle Butonu


Yorumlar:

[ Yorum yap ]


Yazan:  

31.1.2012 - 14:27:26

güzel bi hikaye:):):)

Yazan: sultan 

10.6.2010 - 18:30:32

çığlık ile ne alakası var anlayamadım ancak konusu güzeldi yani öğretici bi yanı vardı teşekkürler

Yorumlarınızı Yapın:
 

İsim:  *
Mail:  *
Yorum:
 
*
Kalan karakter:
 


* Doldurulması zorunlu alanlar.
Html kod kullanılamaz. IP adresiniz kaydedilecektir.
 

Sayfa: 1

İslami Kadın Aile Evlilik ve Aile Hayatı Hakkında Herşey... Sümeyye Diyarı

 
 

.: Günün Ayeti :.

.: Günün Hadis-i Şerif-i :.

.: Günün Sözü :.

     


Kerim Melleş'in Videoları
EĞLENCE
Kim 500 Milyar İster-1 (Yarışma)
Kim 500 Milyar İster-2 (Yarışma)
Passaparola (Yarışma)
Kilonuz Kadar Altın Kazanın (Yarışma)
Çocuklar İçin (Yarışma)

Ölmeden Önce Söylenen Son Sözler-1
Ölmeden Önce Söylenen Son Sözler-2
Ölmeden Önce Söylenen Son Sözler-3


Bilginizi TEST Edin
  RESİM ARŞİVİ
BEBEK RESİMLERİ MANZARA RESİMLERİ
CAMİ RESİMLERİ  

ÜYE GİRİŞİ
Kullanıcı adı:
Şifre:



Üye Ol - Şifremi Unuttum



Reklam ver

  ANKET
Hayat Gerçekten Bir Hikaye Mi?
Hayır  808
Bazen  464
Evet.  2515

Toplam: 3787 oy kullanıldı.

 

  İSTATİSTİK
Toplam Kategori: 46 
Toplam Hikaye: 4161 
Yazı-Yorum: 20 
Editör Sayısı: 6 
Onaysız Üye: 3 
Onaysız Yorum 92190 
Toplam Yorum: 107607 
Toplam Okunma: 17150296 


Reklam ver

  GÜZEL RESİM VE SÖZ

 

Editör Yazı - Yorum

HikayeArsivi

Hikaye Arşivi Üyelerine

Telvin

Karagül-Çıldırma Provası

SehL

Anlamını Yitirmiş Satırlar...

ercanharmanci

Yazı-yorum 'u yok


Tüm
Editörler

 Tüm
Yorumlar


Online Editörler

Sitede hiç editör yok / Son 5 dk. içinde


 

HİKAYE KATEGORİLERİNİN TÜMÜ:

01-İbretli Hikayeler
02-Dini Hikayeler
03-Yaşanmış Hikayeler
04-Duygusal Hikayeler
05-Sevgi Hikayeleri
06-Aşk Hikayeleri
07-Din Büyüklerinden Hikayeler
08-En Güzel Dini Hikayeler
09-Masal Demeti
10-Hayatın İçinden Hikayeler
11-İran Hikayeleri
12-Dostluk Hikayeleri
13-Mevlanadan Hikayeler
14-Kıssadan Hisseler
15-Çocuklar İçin Hikayeler
16-Doğruların Öyküsü
17-Komik Hikayeler
18-Nasreddin Hocadan Hikayeler
19-Sahabeden ve Evliyaullahtan Hikayeler
20-Kurandan Hikayeler
21-Resulullahtan Hikayeler
22-Kelile ve Dimne
23-Tarihi Gerçekler
24-Gerçek Hayattan Hikayeler
25-Türk Tarihinden Damlalar
26-Bediüzzamanla Yaşayan Öyküler
27-Diyanetten Hikayeler
28-Renkli Hikayeler Masallar
29-Sesli Hikayeler
30-Resimli Hikayeler
31-Sizden Gelen Hikayeler
32-İngilizce Hikayeler
33-Padişahlardan Hazır Cevaplar
34-Türkü Hikayeleri
35-Tarihi Hikayeler Öyküler
36-Siyasi Hikayeler Hatıralar

 
Google

Sitemizden alınan tüm hikaye-öykü-masal ve materyaller için link verilmesi zorunludur.
Site içeriğini kullanmak için site yönetimiyle [kutulkulub@gmail.com] irtibata geçerek istifade edebilirsiniz.

 Hikaye Arşivi  
Kerim Melleş-KuTuL KuLuB © 2002-2012 © Hikaye Öykü Masal Arşivi
Sayfamızı en iyi 1024*768 çözünürlükte görüntüleyebilirsiniz...

  KuTuL KuLuB - Kerim Melleş

HİKAYE KATEGORİLERİNİN TÜMÜ:
1-İbretli Hikayeler
(Birbirinden İbretli Hikayeler-Öyküler)2-Dini Hikayeler(Dini-Ahlaki Ders Veren Hikayeler)3-Yaşanmış Hikayeler(Yaşanmış, Gerçek Hayat Öyküleri)4-Duygusal Hikayeler(Duygu Yüklü, Duygusal Hikayeler)5-Sevgi Hikayeleri(Sevgi Dolu Hikayeler)6-Aşk Hikayeleri(Aşk ve Aşkı Anlatan Hikayeler)7- Din Büyüklerinden Hikayeler(Dini Önderler ve Alimlerden Hayat Hikayeleri)8-En Güzel Dini Hikayeler(Güzele Yelken Açan Dini Hikayeler)9-Masal Demeti (Masallarla Yüklü Bir Demet)10-Hayatın İçinden Hikayeler(Hayatın İçinden Seyrettiğimiz Hikayeler)11-İran Hikayeleri(İran Nesrinden Seçme Hikayeler-Öyküler)12-Dostluk Hikayeleri(Dostluğu,Örnek Dostlukları Anlatan Hikayeler)13-Mevlanadan Hikayeler(Mesnevi'de Geçen Mevlana Hazretlerinden Hikayeler)14- Kıssadan Hisseler(Kıssadan Hisse Dedirten Hikayeler)15-Çocuklar İçin Hikayeler(Çocuklara Yönelik Eğitici Hikayeler)16-Doğruların Öyküsü(Doğruların Öyküleri)17- Komik Hikayeler(Güldüren, Güldürürken Öğreten Hikayeler)18-Nasreddin Hocadan Hikayeler(Nasreddin Hocanın Pratik Zekası ve Saflığıyla)19- Sahabeden ve Evliyaullahtan Hikayeler(Sahabenin ve Evliyaların Hayatından Süzülen Gerçekler)20-Kurandan Hikayeler(Kuranda Geçen Kıssalar,Hikayeler)21-Resulullahtan Hikayeler(Resulullah Efendimizin Hayatından Eğitici Tablolar)22- Kelile ve Dimne(Beydebadan Günümüze Uzanan Klasikler)23-Tarihi Gerçekler (Tarihte Yaşanmış Gerçek Olaylar ve Durumlar)24- Gerçek Hayattan Hikayeler(Gerçek Hayat Hikayeleri)25-Türk Tarihinden Damlalar(Türk Tarihine Işık Tutan Tarihi Olaylar)26- Bediüzzamanla Yaşayan Öyküler(Bediüzzaman Hazretlerinin Hayatından Kesitler)27-Diyanetten Hikayeler(Diyanet Yayınlarından Çıkan Hikaye Kitaplarından Seçmeler)28-Renkli Hikayeler(Renkli Tarihi Hikayeler Öyküler)29-Sesli Hikayeler(Seslendirilmiş Hikayeler)30-Resimli Hikayeler(Resimli Çizgilerle Hikayeler)31- Sizden Gelen Hikayeler(Sizin Gönderdiğiniz Hikayeler-Öyküler)
linkler  

Site Ekle   islami Linkler Dini Hikayeler Arama Motoru Sanalalan - Bedavalar.com Kaliteli Siteler